30 Nis 2008

Pozitif

Haber geldi.

Gerçekten de hamileyim. Bir anda bilim tarafından da (kan tahlili filan) doğrulanınca daha doğru gelmeye başladı. Daha bir hisseder oldum. Bir anda bütün parfüm kokuları iğrenç geldi.

Anneyi aradım, sevinçten delirdi. Kardeşi uyandırdım. Uyan teyze oluyorsun, kolay mı anne yarısı olmak bakiim dedim. O da sevindi. Arkadaşlarımı aradım, uyuyanlara mail attım. Bir heyecan dalgası fırtınası.

Çok genel (bütün kadınlar yaşıyor) ve çok özel(seninki başka).

Bir düşünelim, bakalım edebiyat dünyasında bu konuda ne yazılmış? Haftasonu Doris Lessingin Reality Bites adlı denemelerini okuyordum. Bir bölüm Jane Austen'a ayrılmış. Jane Austen bildiğiniz gibi bekarlardan. Gönlünü kaptırmış ama evlenmemiş. Daha sonra evlenecek gibi olduğunda da vazgeçmiş. O dönem kadınlar sürekli hamile. Doğumda ölüm çok yüksek. Kuzenler, ablalar, yengeler patır patır doğumlarda ölürken, kalan zamanlarda da sürekli hamile ya da emzirirken evlenmemek bir nimet olsa gerek. Yaşasın ki tıp ilerliyor. Yaşasın ki doğum kontrol yöntemleri gelişti ve kadınlar derin bir nefes alabildiler.

Planlanan, özlenen, sevilen bebekler gelsin. Yeni insanlar gelsin.

Hiç yorum yok: