7 May 2008

Hastalıklardan Konuşmak

Sürekli hastalıklarından bahseden insanlar vardır. Nasılsın diye açarsınız telefonu on beş, yirmi dakika boyunca ağıyan yerlerinden, oldukları ameliyatlardan bahsederler. Hastalıkları bitmez. Dinleyeni bitirir. Aslında bu insanların asıl istediği ilgidir. Son derece ben merkezcil olduklarından ancak kendileriyle ilgili konuşabilirler ve nasılsın sorusuna iyiyim dediğinizde sohbet tükendiği için (toplumumuzda daha geçer akçe olan) olumsuz olaylardan bahsederler. Genelde annelerde görülen, sırf ilgi çekmek adına çocuğunda varolmayan hastalıklar uydurma sendromunun tıpta bir adı var. Munchausen by proxy sendromu ya da vekaleten hastalık. Bu hastalar çocuklarını durmadan doktorlara taşıyarak, çocuklarını sürekli hasta olduğunu idda ediyorlar, doktor doktor geziyorlar

(Munchausen sendromu da insanın hasta olmadığını gayet iyi bildiği halde doktor doktor gezmesiymiş.)

Tabi bütün bunların altında "ilgi" çekme isteği yatıyor. Çok bir özelliği olmayan ortalama bir kadın ya da adam ele alın. Bu insan bir şekilde "özel" ya da "seçilmiş" olduğuna inanırsa ne olacak? O vakur ana pozları elinden alınırsa ne olacak? İlginç olan nokta, bu kadınların geçmişinde bir tıpla ilgili yarım kalmış bir meslek var. Bana tanıdığım bir hanımı çağrıştırdı bu vaka sanırım o yüzden düşünüp duruyorum. (İnsanın hamile hamile kutsal analığı sorgulaması tuhaf mı acaba?) Bahsettiğim hanım örneklerdeki gibi bir ilgi delisi. Sürekli kendisinin ve kızlarının hastalıklarından bahsediyor yana yakıla. Yaptığı fedakarlıklar, bitmeyen geceler dolusu uykusuzlukları... Çevresindekiler de vah vah çok çekti yavrucak durumundalar. Ama yavrucak dedikleri çocuk değil, anne. İlgi manyağı kadın bütün ilgiyi hasta yavrunun üzerinden alıp kendine yapıştıracak kadar büyük bir manipülasyon ustası. Geçmişinde tıpla ilgili erken bırakılmış bir kariyer de var. Sürekli hastalıktan bahsettikleri için de hastalıklardan kurtulamıyorlar. En acısı, çocuklarına da bulaştırmış. Sürekli ağrıyan sızlayan yerlerinden bahseden 75 yaşındaki teyzeler gibi bir kız yalnız 16 yaşında.

Bu kadın bu hastalıktan muzdarip midir? Yoksa kızı gerçekten hasta olduğu için endişelenen bir ana yüreği midir? Gerçekten endişelense kızını hastalığın yaratacağı stresten koruması, sürekli bundan bahsetmek yerine konuyu dağıtması gerekmez mi? Belki de hastalığın dereceeleri vardır. Belki hastalığı uydurmak yerine, olanı abartmak ve geçmesine izin vermemek gibi... Bunu çevreye göstermek ise çok zor.

Kimlik edinememek, hayatta varolacak rolü bulamamak çok yazık.

Konuyla ilgili bir yazı.

Hiç yorum yok: