13 May 2008

Siyah Süt - Elif Şafak


Az önce yatağa uzandım ve jet hızıyla siyah süt adlı kitaba dadandım. Çok tanıdık geliyor elimde değil. Daha önce okumuştum aslında oysa şimdi farklı. Şu an hamileyiz. Okuyunca canımız çilek reçeli istedi. (Bir yandan da çok endişeleniyorum. Göğüslerim acımıyor, midem bulanmıyor. Ne oluyor bana? Sorun mu var yoksa diye? Kafamda kırk tilki dolaşıyor)

Ne diyordum… Eminim bu kitabını okuyan ama diğer kitaplarını okumamış pek çok kişi vardır. Ben onlardan değilim. Araf, Baba ve Piç, Mahrem okuduklarım arasında. (Bit Palas listemde) Demek istediğim normalde de severim Elif Şafak romanlarını. Bu kitapsa ne romana, ne deneme yazılarına benziyor. Yakın bir duruşu var daha önce de söylemiştim. Bir ses, başka seslere benzemeyen. O ne muhteşem deneyim, ruhsal uyanma yaşadım, arındım filan değil. (Arınmak için bebek beklemek tuhaf değil mi? Kendini keşfetmek için hamile kalmak. ) O ya da bu şekilde değil, en mükemmel haliyle değil, son derece bilmişçe değil değil. Diğer edebiyat anneleriyle ilişki halinde üstelik.

Bu blogu neden yazıyorum? Ya da insan neden yazar. Belki burda bir yakınlık vardır. Ben hislerimi ve düşüncelerimi anlamak için yazıyorum. Yazana kadar ne çıkacağını bilmiyorum. Belki de akrabalık hissim burdandır. Belki normal olamayışlardadır. Belki evliliğe karşı oluşlardadır.

Yazamadım. Diyeceğim o ki, sizde bi tuhaflık varsa, herkes gibi değilseniz hemen açın bu kitabı okuyun ey hamileler ve hamile bir sevdiği olanlar. (ama kitapta da öyle yazıyor diyerek baymayın lütfen

Hiç yorum yok: