16 May 2008

Uykusuz Her Gece...


Blogumu okuyan bir arkadaşım depresifliğimden korkmuş. Hormonlar, hormonlar. Hamileyken sinirli, gergin, duygusal açıdan çalkantılı olmak normalmiş. Kiminin midesi ağır bulanıyor. Benim de psikolojim bulanıyor gözüken o ki. Hiç bir depresyon belirtim yok. Gerginim. Çok çabuk sinirleniyorum. Bu şekilde nasıl gidecek bilmiyorum… Gece uykumdan uyanıyorum ve aklımda işte yapılması gereken işler, söylenen sözler. Kindarım da. Normalde yaşadığım stresler çarpı on etkiliyor. Sürekli ağlıyorum akşamları. Bu bir standart oldu. Sevgili yorgun. Kedi yorgun. Ben yorgun.

Stres her zamanki stres. İş her zamankinden biraz daha yoğun ve stresli. Ama ben kendimi bilirim. Bugüne kadar hiç uykumdan uyanıp da birine sinir olmadım. Korkuyorum bebişe zarar vericek diye. Uykusuz kalıyorum. Sürekli yorgunum. İşe gitmek istemiyorum, gitmeyince daralıyorum. 10. haftadan sonra azalıyormuş. Ne olurdu benim de herkes gibi midem bulansaydı ama modlarım daha düzgün olsaydı.

Aslında her an böyle değilim. Bir an geliyor çok ama çok mutluyum. Bebiş sağlıklı, ben sağlıklı, güzel günler gelecek… Bir an geliyor ben dünyanın en kötü annesiyim şimdiden. Benim olumsuzluğumdan korkup kaçmasın, anne diye geldik manyak çıktı bu diye.

Bebişin sağlığından endişeleniyorum.

Ve sürekli anlaşılmadığımı ve ifade edemediğimi hissediyorum. İnsanlar bana çok uzak. Şu sonuca bağlama hastalığı yok mu… Daha tahammülsüzüm. Aa şu yüzden. Yok bu yüzden. Değil. O yüzden değil. Benim hayatım üzerine “kesin şundandır” yorumlarına dayanamıyorum. Hamile bir kadının modlarının normal insanlarla bir tutulup anlaşılabileceğini sanmıyorum. Bugünlerde kimseyle anlaşamıyorum. Kendim de benzer şeyler yaptım mı eskiden diye kuşkulanıyorum. Empati sepetimi dolduruyorum.

Yarın güzel bir gün olacak, ben de güzel şeyler yazacağım. Salı günü doktora gideceğiz. Bebeğin kalp atışlarını duymak beni rahatlatacak… Sanırım tüm bunların sebebi içten içe korkuyor olmam.

Hiç yorum yok: