27 Eyl 2008

Garip durumlar ve Safra Kesesi

İnsan kendine şaşırıyor. Bugüne kadar kendimi hep yalnız bilmiştim. Aklımdan hiç anne olmak geçmemişti açıkcası. Şu anda bir varlığın tüm sorumluluğunu alacağım fikri bana tuhaf gözüküyor. Hayat bir daha asla aynı olmayacak ve ben bunu yedinci ayda farkettim:) Olsun böyle de güzel. Kendimi pek aceleci sanırdım. Değilmişim anlaşılan.

Özel ilgi isteyen, ayrıcalık isteyen biri olmadım hayatımda. Ancak hamilelikte gerekiyor. Bugün öğle yemeği için tepsiyi taşırken zorlandığımı hissettim. Belki yanlış duruştan, belki çok doldurduğumdan tepsiyi. Belki de sırtımdaki bitmeyen ağrıdan. Şu anda dahi sızlıyor. Tek nokta. Sanki bir taşın üzerinde yatmışım ve oraya batıyor gibi bir his. İki gündür ciddi olarak ağrıyor ama daha önce de boynum tutulduğu için, yine ters hareket yaptım, yine işyerinde klima çarptı diye düşünüp ısıtmaya çalışıyordum bölgeyi. Kardeşim de sevgilim de değişik zamanlarda sırtıma fön tuttular. Sıcak havlu filan da koyduk. Anlık faydası oldu ama fönü çekince geçti etkisi de.

Dün işyerinde (işler de nasıl yoğun…) sabahtan sırt ağrısı, gebelikte bel ağrısı diye aratıp bazı hareketler bulup onları yaptım. Sonra baktım hiçbir gelişme yok ve terlemeye başladım soğuk soğuk, revire gittik. Doktora sırt ağrısı şurda derken, safra kesesi olabilir dedi. Bunlar tabi benim için şifreli sözcükler. Safra kesem var mıdır, yok mudur, ne işe yarar bilen bir kişi değilim. Ancak son bir haftadır yemeklerden sonra aşırı ağırlık, hazımsızlık, gaz, şişkinlik ve rahatsızlık yaşıyordum.İş stresi de var. Bi de hamile kaldıktan sonra bana et, tavuk, yağ gibi şeylere karşı korkunç bir tiksinti gelmişti. Eti ancak ızgara ya da bir yemekle karışık (dolma gibi) yiyebiliyordum. Tavuk zaten imkansız. Bu hafta yoğurtlu kebap üstüne bir de lahmacun yedim akşam yemeğinde. Ve hazmedemedim. Mahvoldum. Yemek yemek çok tatsız bir işe dönüştü. Öğlenleri çıkan yemekler öyle kötü ki… Çorba varsa içiyorum. Et ve tavuk yemeklerini yiyemiyorum. Pilav alıyorum biraz ve onu yoğurtla karıştırıp yiyorum. Meyve belki. Yemekler illa ki midemi yakıyor. Sadece ekmek peynir yesem bile midem yanıyor, yanıyor. Reflü ve rennie ile arkadaş oldum. Bana olmaz gibi geliyordu hep, ne bileyim çok sağlamdır sindirim sistemim. Bugüne kadar öyleydi. Ama tabi o zamanlar içerde deli danalar gibi at koşturan biri yoktu:)

Okuduğum bir yerde bebeğin tekmesi tetikleyebilir gibi birşeyler yazıyor. Ne derece doğru bilmiyorum. Bizim kız çok hareketli ve karnımda çok yukarda duruyor.

Yarın bir şeyler öğreniriz umarım ve bunlar iyi şeyler olur. Hep soluma yattığımdan soğuk vurmuş filan olsun ne olur. Olduysa da ne yapalım. Diyet yaparız. Bir süredir çukulataya başlamıştım zaten. Gerçi bir ufak parça bitter ama belki de o dokunmuştur. Bütün hamilelik boyunca gerçekten de yağlı hiçbir yemek yemedim. Kebap iskender o kadar severim. Bir iki kez dışında elleyemedim. Demek vücudun bir bildiği varmış. Ben haşlanmış kabağa geri döneyim en iyisi…

Hiç yorum yok: