16 Eyl 2008

Hareket Bağımlılığı

O kadar çok hareket var ki içimde yavru dışarı çıktığı zaman ne yaparım düşünmeye başladım. Nereye gitsem yalnız değilim. Hani vardır ya kendimi yalnız hissediyorum. Yok. Sürekli beraberiz. Hıçkırıklar, zıplamalar. Sanki on iki tane el var değişik yerlerden darbeler. En güzeli periyodik hareketler, evdekilerle beraber hissedebiliyoruz. Evde dinlendiğim için olabilir çoğu zaman hareketli yavruş. Sabırsızlanıyor, biz de. Ama zamanını beklemek lazım…

Bir tane daha istiyoruz şimdiden. Kardeş dünyadaki en güzel şeylerden biri. Kardeşsiz olmaz.

Bugün Las Vegas vardı TVde. Hamile kız böğürerek kustu sürekli. Düşünüyordum normal doğumlardaki bu azalma neden, neden birden kadınlar doğumdan hamilelikten korkar oldu. Sanırım filmler çok etkili. Hamile kalmadan önce ben sürekli kusacağım, sürekli başım dönecek, bir ezik, bir perişan bir insan altı varlık olacağım sanmıştım. Hiçbiri olmadı. Hatta o kadar olmadı ki, ya acaba bir sorun mu var, hamile değil miyim diye endişe eder oldum. Bir sorun yok değil miii diye soranları da hayal kırıklığına uğrattım sürekli. Yok kardeşim sorun morun yok. Kendinize sorunlu başka bi hamile bulun haline üzülecek.

Belki de diyorum, hayatım boyu ne ailemden, ne çevremden, ne de sevgiloştan (ehem ya da eskilerden) hiç ilgi eksikliği olmadı hayatımda. Hep çok sevildim, okşandım. İlgi çekmek için kolumu kıpırdatmam gerekmedi. Hastalanmam gerekmedi. Naz, kapris gerekmedi. Hep varlığımın yettiğini hissettim. (Bir nevi endamın yeter durumu) Belki de bu nedenle de hamileyken bir ömrün hesabını sorar gibi ah vah etmelerim, ya da aş ermem hiç olmadı. Nüfus dairesindeki günü saymazsak (çok bitkimdim gerçekten) bir kez bile ayrıcalıklı davranış beklentim olmadı. Belki de sadece şanstır. Ya da bakış açısıdır. An önce düşünürken istesem böbreklerimde kum olmasına ya da myomlara çok sızlanabilirim gibi geldi. Demek ki mesele sağlık sorunlarının içeriği değil.

Mesele bakış açısı belki de. Filmler, diziler. Midesi bulanan kadınlar. Oran sadece yüzde elli. Doğururken ölenler. Bu da yeni trend. Kardeşim göstemeyin şöyle şeyleri. Mesut hamilelerle hopp diye doğuranları gösterin biraz da ki dengelesin. Zaten doktorlar sizi yeterince korkutmaya çalışıyor. Zaten hamilelik olmuş bir hastalık adeta. Paraları paraları saç saç. En hassas yerin. Herkes azarlamakta beis görmüyor. Birey hakların gitmiş. Adamın teki sana şunu da ye! diye bağırabiliyor. Sana noluyo dediğinde, senin için değil bebek için söylüyorum oluyor. Bu kadar karışılabilir durumdasın. Kendini düşünmüyorsan bebeği düşün! Düşünmek de parayla. Filmler, diziler çok etkili. Kadınları ve erkekleri korkuta korkuta akıllı maymunlara dönüştürüyoruz. Bin naz, bin niyaz. Ah nerrrde o eski kadınlar değil mi?

Yani diyeceğim şu ki, gerçekten başkalarını sallamamak gerekiyor. İngiltere’deki canım arkadaşım bana çok destek oldu. Burda böyle, uygulama şöyle diyerek. İnsan bir kendine geliyor. Bir çevremdekilere bakıyorum, bir ona. (Aklıma geldi bir ara kızlarda gözüken ben aslında küçük bir prensestim sendromunu yazayım.)

Hiç yorum yok: