16 Eyl 2008

Uykusuz Her Gece

Saat sabahin 6si. Kız da ben de ayaktayız. İçerde oynuyor hanım. Ben de uyandım, bir daha uyuyamadım, kalktım.

Gece sefalarımız başladı. Normalmiş, uykusuzluk olurmuş.

Bazı güzel haberler var: Bugün doktora gittik. Glükoz yükleme testimizi yaptırdık, gebelik diyabetinden korkuyorduk açıkcası. Volaa yok! Aldığımız kilo güzel, değerlerimiz güzel. Hatun içerde keyifli gözüküyor daha ne isteriz? Gerçi kocaman myomlarımız var ama ne yapalım. Onlara dedim o kadar büyümeyin bak bozuşuruz diye ama büyümüşler. Olsun. Napalım.

Bİr kaç ay önce Fransaya yerleşme ihtimalimiz vardı. Bugün doktordan çıkınca heycanlı baba adayı bak iyiki gitmemişiz, anlamayacaktık glukoz filan dedi. Çok gülesim geldi. Ben de bugün gitmediğimize memnun oldum. Üzüldüğüm tek şey bu hafta raporum bitiyor ve haftaya pazartesi işe gitmem gerek. Stress. Daha sakin bir işte çalışabilseydim keşke. Erkek egemen ortam. Hamilelik konusunda önce sen otur diyip sonra iş yıkmak gibi bir tavır söz konusu. Doktor sen de otur ama kalkma diyor da huy. Kalkmamak, karışmamak dünyanın en zor şeyi.

Neyse tembelliği ve vurdumduymazlığı öğrenmem lazım. Sadece bir aycık daha. Sonra bütün gün evde yatarak dinlenme fırsatım olacak. Umarım erken doğum olmaz dedikleri gibi. Herşeyin zamanı var. Di mi ama? Annen aceleci diye sen de olma:)

Sevgiler….

Hiç yorum yok: