22 Kas 2008

Aşk Başkadır Bunlardan, Döner Gelir Uzaklardan

Çok yorucu bir proje döneminden çıktı sevgili baba adayımız. Geçen üç gün için izin aldı. Evde keyif yaptık. Gerçi ben bu ev döneminin çoğunu geceleri ayakta, gündüzleri yatakta şeklinde geçirdim. Bol bol uyudum. Ama olsun, o yakınlardayken uyumak da güzel.

İnsan hamileyken bir garip şekil alıyor. Şekilsiz mi demeli? Takmadan edemiyorum, dışardan nasıl gözüktüğümü bilmiyorum, bana uzaylıymışım gibi geliyor biraz. Sevgili sürekli sen şişman değil, hamiloş güzelisin demese depresyona girebilirim bile. Kocaman karnın istilası.

Gezdik, yürüdük, kitaplar aldık, internette dolandık. Yatak odamızı baştan düzenleyip, kızımıza hazır hale getirdik. Tam alışamayıp ayakları radyatöre çarptık. Bol bol konuştuk. Geldiğimiz yola baktık, az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmişiz meğer. Sahip olduklarımız için şükrettik.

Kaşıntıya bir çare lazım. Sürekli duş alıyorum, o rahatlatıyor, üstüne kremlenme seansı. Kremim bitti, yenisini almam gerek. Yabancı sitelerden bakıyorum. Her gün duş almayın, sıcak duş yapmayın cildi gerer kurutur diyorlar. Gebelerin %20sinde olurmuş, doğurunca da geçermiş. (Doğur geçer!)

Zaman geçiyor, kız büyüyor, anne kaşınıyor, baba karnı dinliyor. Anne kaşıntılar bitsin istiyor, başka bir derdi yok şimdilik...

Her güzel şey çabuk biter soldular dünkü çiçekler
Ne kuşlar ne de geçen mutlu günler her an benimle beraberler
Aşk başkadır bunlardan, döner gelir uzaklardan
Bir ses, bir şarkıyla bazen hemen başlar sıfırdan...
Ajda Pekkan

Hiç yorum yok: