10 Kas 2008

Alışverişten Sıkılmak: Alışmak Sevmekten Daha Zor Geliyor...

34. hafta itibariyle duygusal hayatımız inişli çıkışlı olacakmış. Belki duygu durumdaki parçalı bulutlu havadan, belki de herşeyi biraz fazla kafayı taktığımdan... Ben bu alışveriş meselesinden sıkılmışım biraz. Yaylı yatak mı, foam mı? Hangi ana kucağını almalı. Hastane çıkışı gerekli mi? Mesela biberon sterilazötürünü şimdi mi almalı, ya bebek hiç biberon kullanmazsa? Silikon emzik mi iyi, kauçuk mu?

Bilenler bilir. Dune'da Leto 2 der ki, "İyi yöneticiyle kötü yönetici arasındaki fark 5 kalp atımı kadardır. İyi yönetici hızlı karar verir, kötü yönetici veremez. Karar veremediği için işi komisyonlara, yardımcılara atar. Asıl istediği karar yanlış çıktığında sorumluluktan kaçmaktır." Yaklaşık böyle bir şeydi. Yani yönetici dediğin insanın olayı karar vermek ve hızlı olmak. Eldeki verileri pıırr diye değerlendirip, en doğru kararı en hızlıca vermek. Hızlı vermek en doğru karardan da önemli olabilir zaman zaman. Çünkü siz enn doğrusunu arayana kadar zaman geçer. Alternatifle ilerlemiş olursunuz en azından.

İş konularında çatır çatır karar verip eyleme geçen ben, söz konusu bebek olunca bir kararsızlık abidesine dönüştüm. Cahilim çünkü. Elimde yeterli veri yok. Bilgim eksik. İnternet bilgi deryası ama okuyorum okuyorum bazı sonuçlara varamıyorum. Yani ana kucağı nedir ki. Hepsinde oturmayacak mı bebek? Oturacak. Belki ben abarttım biraz. Sürekli bu konularla haşır neşir olmaktan sıkıldım. İlgilenmeyince de aklım kalıyor.

Sonra... Ben hamileliğin bu kadar yorucu olduğunu bilmiyordum. Hop diye uykum geliveriyor. İki adım yürüyünce yoruluyorum. Ellerim çok güçsüzleşti. Sakarlaştım. Dün çorba yaptım, pilav, tavuk... Çorbayı tabağa koyarken hoop diye tabağı devirip elimi yaktım. Ağır çekim. Kabullenmekte zorlanıyorum heralde. Bebek doğunca eski gücüm yerine gelir heralde değil mi?

Doğduğunda daha zor olacak sanırım. Kedimiz eve ilk geldiğinde nasıl da her miyavladığında ne oluyor acaba diye paniklerdim. Bir kere kusarken gördüm kediyi ödüm patladıydı, halbuki normalmiş, yuttuğu tüyleri çıkarırmış öyle. Sonra alıştık, kedi bize, biz kediye. Konuşur olduk miv miv mav dilini öğrendik. Yani güzel kızımız kedi değil tabi, ama onunla da birbirimizi öğreneceğiz, dilimizi keşfedeceğiz.

Bugün bir pazar yorgunuyum. Uykumu düzenlemek adına erken kalktım ve gün içinde uyumadım. Gecenin tam üçünde, olağan gece uyanması seansında yazıyorum yazımı. Birazdan geri yatıcam.

Az zaman kaldı.

Bir de insan okuduklarından çok etkileniyor. Bir hanım blogunda bebeğinin hareketlerini tam hissedemediğini bu nedenle doktora gittiğini anlatmış. Dün bütün gün (heralde çok aktif olduğumdan) yavru çok az hareket etti. Ben de biraz gerildim. Neyse akşam koltuğa uzanınca içerde artık dolma mı sardı, mantı mı yaptı bilmem, karnımın heryerini tekmeleyerek ve depremler yaratarak içimi rahatlattı Ela güzeli.

Çok özledik. Gelsin... 34. hafta. Kaldı 6 hafta.

4 yorum:

aysema dedi ki...

Yazılarınızı çok büyük bir keyifle okuyorum.

Hamilelik son aylarda güç biraz. Mutlu sona yaklaştıkça heyecan artıyor.
Geçmiş olsun. Umarım eliniz fazla yanmamıştır? Çok üzüldüm.

Bence biberon konusunda acele etmenize gerek yok. Altı ay emeceğine göre biberon vermek zararlı. Biberonun kolaycılığına kapılıp emmeye üşeniyor,anne memesini bırakıyor çabucak...

En az altı ay sonra kullanılacak bir şey için üzülmeyin lütfen.
Anne sütü zaten steril değil mi?

Her şey çok güzel olacak...

Sevgilerimle.

Ozgur dedi ki...

Hoşgeldiniz. İlk yorumu da almış olduk böylece.

Elim iyileşti, sağ olun.

Anladığım kadarıyla süt pompalarıyla sütü biberona aktarmak ve arada öyle vermek gerekiyor. Sterilazatör ondan gerekliymiş.

Tabi, tecrübe etmeden bilmek zor... Belki de tamamen yanlış düşünüyoruz.

Tekrar hoşgeldiniz.
Özgür

kuzunun annesi dedi ki...

Özgürrr
Az önce baska bir postuna yorum bırakmak üzereydimki sanırım bişey oldu , kayboldu ekrandan . Ama illaki bugün sana yorum atacagım :))) İsim konusunda hala karar veremedik kuzunun ama bir ara Eloş diye seviyordum karnımı ben , sende Ela koyuyormuşsun bebeginin adını :))
Seninle cookk ortak yönümüz var aslında , okudukca hadi yaaa , aa bende gibi garip gurup sesler cıkarıyorum şimdi . Blogunu kesfettiğime sevindim , bebek dogduktan sonrada devam edersin sanırım . Sevgiler ...

Ozgur dedi ki...

Merhaba Kuzunun Annesi, hoş geldin:)

Ela olacak kızımızın adı. Doğum da ya aralık sonu, ya ocak başı, göreceğiz. Ben de blogunu okuduğumda çok fazla ortak yön buldum. Bakalım kısmetse sonrasında da yazmak istiyorum ama bakalım doğunca neler olacak...

Görüşmek üzere. Takipteyim. Sevgiler...
özgür