9 Kas 2008

Braxton-Hicks Geldi Hoş Geldi..

Bir kaç gündür kasılmalar yaşıyordum. Ancak bugün abarttı, benim de bu hareketlerin kızın vuruşu olmadığı aklıma yattı. Sevgiliye ben kasılıyorum bugün biraz dedim. Sonra ya acaba hangi haftadayım bir baksak mı dediğimde bilgisayar başına geçip hesapladık. (Doğum tarihi hesabı - Pregnancy Date Calculator) 34. haftadayız. Sonra neler oluyormuş bu 34. haftada diye ararken (34. Hafta - Hafta hafta Gebelik) gebelik.org a girmiş bulunduk. Bakın bakalım ilk sayfada ne yazıyor. "Dikkat: Braxton-Hicks kasılmaları (hazırlayıcı kasılmalar) bu haftadan itibaren biraz sıklaşabilir."

Çok gülesim geldi. Buna benzer pek çok olay yaşadık geçenlerde. Ah yaşasın internet, ben ne yapardım internetsiz acaba? Binlerce bilgi, değişik kaynakları tara tara oku. Geçenlerde kalçamda bir ağrı vardı, korktum acaba yogada zorladım mı, kemiğe mi bişey oldu derken, bi araştırdım, hamilelik siyatiği diye bir şey varmış. Bebek o yana yatınca baskı yapıyormuş. Geçen Pınar Altuğ programında, doktoruma hangi şikayetimi anlatsam "doğur geçer" diyor diye anlatıyordu. Bunu kız kardeşime anlattım. Şimdi evdekilere ne desem, doğur geçer diyorlar:)

Ayrıca çok inişli çıkışlı günler geçiriyorum. Uykular kendi aleminde. Deliksiz uykular çok uzaklarda kaldı. İlla ki uyanıyorsun, bölünüyorsun. Tuvalete kalkıyorsun. Sonra yorgunsun sürekli. 34. hafta her fırsatta uyuyun diyorlar. Uyuyorsun. Gün geçiyor. Yapacak işler var, az zaman kaldı. İstiyorsun ki herrrr şeyi yapasın amaaaa yorgunsun. Sevgili çok fazla çalışıyor oysa ona evde çok ihtiyacım var. Yani babalara da doğum izni verilsin. Şehir dışına yollanmasınlar. Normal saatlerde çalışsınlar, haftasonu gitmesinler. Şeker de yiyebilsinler.

Bugün bööyyle bir depresif oldum. Zaten hava da kapalıydı. İçimdenhiçbirşeyyapmakgelmedi. Sonra dışarı çıktık, caddeye gittik. Mothercare de kıyafetlere, ana kucaklarına, yataklara ve bir
takım başka şeylere baktık. Sonra gittik bir yerlerde oturduk. Orada neşem geri geldi.

Yarın misafir gelecek kahvaltıya. Börek getirecekler. Benim de canım uzun zamandır pancake istiyor. Yarın denesem mi diyorum. Hiç yapmadım bugüne kadar. İnternette tarifler var, tutar mı tutmaz mı bilmiyorum. Akşamdan ev toplama seferberliğine giriştik. İnsan stres oluyor biraz. Ne zaman misafir gelecek olsa deliriyorum ben bunun hamilelikle ilgisi yok. Çünkü bizim ev asla tam olarak toplanamıyor. Her yerde birikmiş kitap yığınları var. Geçenlerde dergileri düzenledim ve kıydım hepsine. Virgüller, post expressler, expressler, eski oyun dergileri, kitaplıklar ve capitaller. Attım gitti. Bir kaç tane sevdiğimi sakladım, kıyamadım. Sakla sakla nereye kadar? Açıp bakmıyorum ki, çok nadir. Hatta sanırım yakın bir zamanda tekrar açmak istemeyeceğim kitapları da kolileyip kaldıracağım. Neyse bu da bizim ev diyip geçmek lazım. Misafirler için o kadar da değişemeyiz. Yemek masasına güzel örtümüzden örttüm. Yarına hazır olsun. Kocaman pazar kahvaltısı yapalım.

Bu arada doğumla ilgili, hamilelikle ilgili bloglar çok işe yarıyor. Doktor tabi çok önemli, gebelik.org gibi, bebek beklerken gibi siteler çok önemli. Ancak deneyim gibisi yok. Bu anlamda kadınlar kulübü forumlarından da çok faydalandığımı söyleyebilirim. Bunu ayrı bir yazıda anlatmak lazım sanırım. Uzunca bir konu. Özellikle blog sahiplerine gün gün yazdıkları için çok şükran doluyum. Bugüne kadar sadece iki arkadaşım doğurdu. Biri uzaklardaydı şahit olamadım. Diğerinin uzun süre yatması gerekti. Kör cahil durumları. Neyse aslında böylesi de güzel.

İnternet annesi diye bir kavram var mı acaba? Yoksa ben olabilirim. Her şeyi önce bir aratıp taratıyorum. Bebek doğunca da öyle yapmaya devam edeceğim heralde. Sadece Türkçe kaynakları da değil.

Bulduğum ilginç şeyler olursa yazarım.

Hiç yorum yok: