17 Kas 2008

Dar Alanda Kısa Paslaşmalar - Tekme Günlüğü

Dün akşam defalarca aynı şey başımıza geldi. Ailecek film izleyeceğiz, sevgili bilgisayardan usbye filmi aktarmaya gidiyor. Bizim kız içerdeki hareketine başlıyor. Dışardan gözlenebilir, iyice belirgin hareketler. Sağdan sola mı dönüyor, geriniyor mu bilmiyorum. Karnımın bir sağı, bir solu şişiyor, iki yerden birden vuruyor filan. Sevgili geliyor. Hareketler bitiyor. Sevgili gidiyor, hareketler başlıyor. Sevgili kızım ne yaptı, yaptı babasına yaptığı hareketleri göstermedi.

Annesi ise, haydi kızım bi daha dediğinde hoop tekrar aynı hareketi tekrarladı bir kaç kez. Baba gelince yok. İnsan görsün istiyor. Özellikle de dışardan bu kadar belliyken.

Babası ve teyzesi dün gidip kızımıza güzel hoparlörler aldılar ki anne bilgisayardan müzik dinlerken cızırtı olmasın, ses kalitesi yüksek olsun. Yeni Türkü dinliyoruz bol bol, Abba'dan devam. Doğduktan sonra alıştığı seslerle rahatlayacakmış yavru. Dün TVde Marlyn Manson çıkınca kardeşim hemen kanalı değiştirdi. (Alışır filan:) Gerçi ben severim kendisini. Yine de bebeğe dinletme fikri beni de rahatsız etti, ne yalan söyliyim.

Müzik önemli. Annenin seveceği şeyler dinletmeli ki bebek rahatlarken anne delirmesin sonra.

Araba için bebek koltuğu almamız lazım. Daha hiç bakamadım. Bugün bakmayı düşünüyorum. Bir de bebekli bir arkadaşımla Zeyland'e gideceğiz. Kıyafet eksiğimiz kalmasın.

Bir kaç gündür karnım ve göğsüm fena kaşınıyor. Hart hart.

Hiç yorum yok: