19 Kas 2008

En Sıkıcı / Gereksiz Sorular

"Kız mı, Erkek mi? Adı ne? Kaç Aylık?" yazımızdan sonra gelen yorumları da hesaba katarak bir gıcık sorular listesi hazırlamak istedim.

Kuzunun Annesi ve k.i.s.d'ye sonsuz teşekkürler:)

Bu soruların genel olarak
  • anlamsız olması
  • boşluk doldurmak amacıyla sorulması
  • gereksiz merak cümleleri içermesi
  • cevabın aslında pek de önemsenmemesi
  • tekrarlanarak sorulması
  • soranın cevaba kendini hak görmesi
gibi özellikleri vardır.

İşte örnek sorularımız/yorumlarımız ...

Erken yaşlar:
  • - Anneni mi seviyosun, babanı mı?
  • - Büyüyünce ne olacaksın?
  • - Öğretmen olsan daha iyi değil miydi kızım?
  • - Bak işte en iyi okulu bitirenler bile işsiz.
  • - Maaşın kaç? (Falanca da filan mezunu şu kadar alıyor. (genelde senden çok) )
  • - Kaç net yaptın/Kaç soru yaptın/Sınav nasıl geçti vs.
  • - Ortalaman kaç?
Gençlik başı - ortası
  • - Evlilik ne zaman? (Bir yüzük taksaydınız... )
  • - Ciddi misiniz? (Eğer bu adamla evlenmeyeceksen ayrıl!)
  • - Çocuk ne zaman? (/ Bişey var mı?)
Hamiloşlara
  • - Kaç aylık?
  • - Kız mı, erkek mi?
  • - Adı ne? (Şu isim de güzel... )
doğuma yakın...
  • - Daha doğurmadın mı?
  • - Karnın da çok büyükmüş/küçükmüş/gevşekmiş/öndeymiş vs.
  • - Normal doğum mu, sezeryan mı?
  • - Normal doğum mu?????! Ama çok riskli!! (Gözler büyümüş bir şekilde.)
  • - Neden?
  • - Normal doğumdan emin misin?
  • - Korkmuyor musun?
  • - Bebek için en iyisi sezeryan. (Yalan.)
  • - Büyük göğüslülerden pek süt çıkmaz. (Küçük göğüslüler mandra gibidir)
  • - Hangi hastane?
  • - Amniyosentez yaptırmadın mı? Neden???
  • - Hamilelik izni dediğiniz anda: (Beş haftayı sona eklettir, geç çık! Oldu canım.)
  • - Kaç kilo aldın? (Sonra yorum, aa az, aaa çok. Eltim 15 kilo almıştı. vs.)
  • - Su iç. (Kime hamile olduğumu söylediysem bunu dedi. Hayır benzin içeceğim!)
yeni sorular.
  • Çok kilo almadın değil mi? Aman dikkat et...
  • Tüp bebek mi? (daha kötüsü tüp bebek di mi? Büyük gösteren anneler için)
  • Merdiven yerine asansöre yöneldiğinde... Senin hareket etmen lazım değil mi?
  • Yürüyüşlerini yapıyor musun? Yürüyüş yap. (Annenden, servis şöförüne kadar herkes söyleyebilir. Doktorum dinlenmemi istiyor dersin, işlemez.)
  • Folik asit alıyor musun, demir alıyor musun, vitamin alıyor musun, omega 3 alıyor musun? (doktorumun dediklerini alıyorum zaten?)
  • Bebeğin burcu ne? (Herkes uzman sanki...)
En bomba soru şimdi aklıma geldi. Kardeşime sorulmuş.
-Ablan nasıl doğum yapacak?
-Normal düşünüyor kısmetse.
-Nasıl ikna ettiler?????

Bir insanın özgür iradessiyle böyle bir şey isteyeceğine ihtimal verememiş arkadaş:P

Aklıma geldikçe, ya da yorum geldikçe eklerim. Eğer gıcık olduğunuz sorularınız varsa sizin de yazın, ekleyelim.

Selamlar

4 yorum:

kuzunun annesi dedi ki...

Hemen hemen her telefonda yasanan replikler ...

Annem : Kızım fazla kilo almıyorsun degil mi yavrum ?

Ben : Üfff anneee, napayım yani , elimde olsa almam herhalde . Üstelik mütemadiyen birseyler yiyen , ona buna aş eren bir tipte degilim ki...Bünye meselesi , kolay alıyoruz işte . Hem ben kendimi gayetde iyi hissediyorum . Biliyorum iyiliğimi istiyorsun ama 2 ayım kalmıs surada , hiç kasamayacagım dogrusu - polemiklerimiz...( Canım annem benim - uzakta oluncamı böyle oluyor bilinmez... )

k.i.s.d. dedi ki...

:) Geçen gün benzer bir konu açıldı. Daha enteresan bişeyler öğrendim. Bir arkadaşım bebeğini dışarda gezdirirken tanıyan tanımayan tüm orta yaş üstü kimselerin fikir vermeye ve müdahale etmeye çalıştığından bahsetti. Sıcak yaz günlerinde "çorap giydir bu çocuğa üşür" diyenlerden tut "çocuk senin mi, hiç sana benzemiyor"a kadar. Müdahaleler beni çok rahatsoz eder sanırım. Biraz da papuçtur dilim acaba kaç yüz kişiyi kıracağım çocuk büyütme sürecinde:) Tabii bir seçenek daha var: hoşgörülü olup idare etmek. Son seçenek: delilikle hoşgörü sahibi olmak arasında ara sıra gidip gelmek. Hmm, son seçenek şimdilik makul. Çıldırma sınırını aştığımızda ise delilik tamamen hükmedebilir.
Biraz da bu müdahaleci tavrın nedenini bulmaya çalışıyorum, anne-baba dahil herkesin "Yapma, etme" leriyle büyüyen, sonrasında da bireylere daima yapabileceklerinin değil yapamayacaklarının vurgulandığı bir toplumda bu tavır olağan geliyor.
Velhasıl senin bloğunu da post yazmak için kullanıyorum gibime geliyor. :) Kusura bakma, sevgiler.

Ozgur dedi ki...

@kuzunun annesi:
Ahh ah oyle iyi anliyorum ki... Zaten insan kilosu icin endiseleniyor. Bir de surekli baskasindan duymanin ne faydasi var? Bizde de uzunca bir sure, aksamlari cikip sahilde yuruyun dendi telefonda. Ama ben sevmiiyorum sahilde yurumeyi. Olsun aksam sahilde yuruyun. :))

Ozgur dedi ki...

@k.i.s.d:
Aynı şeyleri duydum ben de.

1- Manyak teyzeler yol boyu karışıyormuş. O öyle üşür. O öyle terler. Annesi şöyle yap, böyle yap. Yeter ama... Bu tarz laflara hoşgörülü olabileceğimi hiiç sanmıyorum. Zaten karışılmaya alerjisi olan biriyim. Direk terslerim gelmesinler tersime. Sana ne kardeşim sana ne?? Sen uzmansın büyüttün de Politzer mi aldı çocukların? Yani referansın nedir?

Bence bu kültür meselesi. Şu gıcık soruların devamı. Gelinken ezilenlerin kaynana olunca manyaklaşması gibi. Bana karıştılar, ben de başkalarına karışayım, gücü yeten yetene.

2- Bir de elleme meselesi var. Bebekle çıktınız diyelim. Garsondan, yoldan geçen insana kadar hopp elliyor. Hani bi reklamda var ya kadın önce hapşırıyor, sonra bebeği elliyor. Aynen öyle. Derhal kucağa almak için müdehale edenler. Ne bebek meraklısı insanlarmışsınız kardeşim. Annesi kızıyor. Elleme işte.

3-Asıl sorun empati yeteneksizliği biraz da. Her anne sizin sandığınız gibi olmak zorunda değil kardeşim. Senin bebeğin olsa herkese gülücük dağıtıp, herkese elletmek isteyebilirsin bebeğini. O senin sorunun. Karşındaki hiç de öyle sevimli ve cana yakın bir anne değil. Olamaz mı yani....

Evet delirdim:)

Çok sağol yorumların için. Tersine, çok mutlu oluyorum yorum gelince. İnsan daha az yalnız hissediyor. Sevgiler çok çok.
İyi ki varsınız...