8 Kas 2008

Oysa ki Özgürlüğü Seçmek...



Yağmur çok uzaklardan çağırıyor,
Gelirsen severim diyor...
Teoman

Hep uzaklardan bir çağrı duydum. Hep kurtluydum. Sürekli yer değiştirmek, ülke değiştirmek, şehir değiştirmek... Gitmek, gitmek, gitmek... "Bir şehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek var aklımda" Ancak şu an Kadıköy'e kendi başıma gidemiyorum. Yoruluyorum. Oturuyorum oturduğum yerde.

Alacaklarımız azaldı. İnternetten siparişi bulan kişilerin gözlerini öpeyim. Nasıl kolaylık, seç, fiyat karşılaştırması yap, gelsin kapına kadar.

Evin tadını çıkarıyorum. Okuyorum, yazıyorum. Düşünüyorum.
Sonra üşeniyorum çıkmaya. Banyo yapmaya değil ama saçıma fön çekmeye üşeniyorum. Yaz gelecek ve tatile gidecek miyiz acaba. Her sene gittiğimiz bungalov tatillerine çıkabilecek miyiz bebekle de? Tatile gittiğimiz doğa ortamında dediler ki, bizim gibi gelenler çokmuş. Sonra çocukları büyüyüp sevgilileriyle geliyorlarmış... Yani bizim Ela sevgilisini alıp tatillere gidecek oraya. Fantastik geliyor kulağa. Ben daha beş yaşını hayal edemiyorum ki.

Aslıberry'nin blogunda okudum. Oğlu beş yaşında ve annesinden doğduğu günü dinliyor. Ben de kimbilir kaç kere kendiminkini, annemden, babamdan, teyzelerimden ve anneannemden dinlemişimdir. (Hatta dayımdan bile ki kendisi ailenin ruhsuzudur.) Yani düşününce bizim kız beş yaşına gelecek, bıcır bıcır gezinecek, sürekli soracak, soracak. Kitapları ve kelimeleri bizim sevdiğimiz kadar sevse keşke. Okumayı ve araştırmayı. Duyduklarına inanmamayı, basmakalıp düşünmemeyi. İki kalem bir şey öğrendi diye kendini uzman sanmamayı. Sananlarda da başetmeyi. Annelerin çocuklarını korumasına çok karşıyım. Pamuklara sarıp, dünyadan izole yetiştirmelerine, evlere kapatmalarına. Ancak korumak istediğim şeyler var. İçindeki yaşam sevincini çevresel faktörlere karşı, yapabilirim duygusunu yapamazsıncılara karşı, doğuştan gelen olumlu bakışın "bu ülkede/dünyada hiç iyi bir şey olmuyor"culara karşı korumak istiyorum. Hayaller kursun, hayal kırıklığına uğrasın. Aşık olsun, sürünsün. Normal şeyler bunlar. Ama nihilizm. Allah korusun!!!

İron Maiden çalmaya başladı. Karanlıktan korkar mı acaba? Yoksa karanlığa gözlerini dikip bakar mı. Çok merak ediyorum nasıl bir insan olacağını... Acaba hep başka yerlerin ve hayatların çağrısını duyacak mı? Gidecek mi uzaklara? Yoksa kalışını uzatmak mı isteyecek... Onu kocaman insan olarak düşünmek ne zor. Çok çatışacak mıyız?

Hepsi bir yana, düşüncesinde ve eyleminde özgür olsun.

Hiç yorum yok: