5 Kas 2008

Sevgili Kızım

İnsan bazen önemsemiyor ama aslında bugün önemli bir gün. Zaman değişiyor. En olmayacak dediğimiz şeylerin bir bir olduğunu görüyoruz. Karşı çıkılan teknolojik gelişmelerin nasıl da dünyayı sardığını görüyoruz. Televizyon ilk icat edildiğinde, kim bunu izler ki demişler. Otomobil icat edildiğinde, birilerinin atlı arabayı bırakıp buna binebileceğine inanmıyorum demişler. İnsanların rengine bakarak dünyayı ikiye üçe bölmüşler. İnanarak, bazılarının sırf ten renkleri açık diye, sırf gözleri mavi diye diğerlerinden daha üstün olduğuna inanarak. Hitler'i eleştirenler, aynı dönemde Rodezya'daki İngiliz yönetiminde ırk ayrımcılığı yaptıklarını, savaşan milletlerin bu konuda hiç fikir ayrılığına düşmediğini unuturlar çoğu zaman. Savaşların sonucunu kazananlar yazar. Hepimizin durmaksızın beyni yıkanıyor. Zaten eğitim dediğimiz şeyin bir kısmı beyin yıkama. Her toplum kendi güvenliğini sağlayacak şekilde yapıyor bunu. Yunanlılar en yüksek oldukları dönemi anlatıyorlar, Helenleri, büyük Yunanistanı. Sırplara sorarsan bizim tarihte kazandığımız zaferler aslında onların zaferi. Hikayeler çok.

Bunca masalın arasında gerçeği aramak zorunda kalacaksın. Kendi düşüncenin izini sürebilmek için başka izleri takip edeceksin, geri dönüp tekrar gideceksin. Ama bugün umutluysak, bugün mutluysak dünyada olmaz denilenlerin olduğuna şahit olduğumuz için. Obama Hüsseyin Barrack ABD başkanı seçildi. İlk kez bir afrika kökenli amerikalı buralara geldi. Gerçi daha önce Colin Powell ya da Condelina Rise da büyük pozisyonlara gelmişlerdi. Ancak Obama kadar sevinemedik, çünkü onlara "dışı siyah, içi beyaz" bir kabuk giydirilmişti. Politikaları en muhafazakar beyazdan daha acımasızdı yerine göre. Obama, öyle ya da böyle ABDli kardeşlerimize bir umut verdi. Irk ayrımının aşılabileceği umudunu. Göçmenlerin kendilerini ifade edebileceğinin umudunu. Değişim derken, kendisi oldu değişim. Ne kadar değişeceğini göreceğiz ABD politikalarının.

"Fark etmez!" diyenlere katılmıyorum. "Ha o, ha o" lara katılmıyorum. Umarım beni yanıltmaz. Bush yerine beyaz sarayda demokrat parti olsaydı, belki Irak savaşı olmazdı diye düşünüyorum. Olsaydı bile o rezillikler, o derece işkence olmazdı bence. Fark ederdi, en azından kafasına torba geçirilen adam için.

Sevinçliyim ABDli kara derili kardeşlerimiz adına. Bir günlüğüne de olsa geleceğe gururla ve güvenle baktıklarını görüyorum. Bu olumlu dalga umarım içlerindeki geleceğe olan inancı ve iyiliği ortaya çıkarır.

Dünyada iki çeşit insan var sanırım. "Hiç bir şey hiç bir zaman değişmezciler" ve buna inanmayanlar. Umarım ikincisinden olursun. Umarım içindeki enerji tükenmez. Umarım şimdi karnımı tekmelediğin gibi önüne çıkan bütün engelleri ve yapamazsınları tekmeler geçersin.

Güçlü bir kadın olursun.

Hiç yorum yok: