11 Kas 2008

Uykusuz Her Gece...


Bir gecede iki kez kalkarak bir ilke imza atmış bulunuyorum. İnternette yazıyor. Gece çok fazla su içmeyin diyor. İçince böyle sürekli tuvalete kalkmak zorunda kalıyorsunuz.

Rüya gördüm. Doktorum Kıbrıs'a gitmiş. Benim de doğurmam lazım, onu bekliyorum. Uçak/helikopter bir türlü gelmiyor. Kaçırılıyor, içinden uzaylılar çıkıyor, polisler onları takip ediyor filan. Üstelik ben bebeği doğurmuşum, ama erken olduğu için, önce bebeği geri koymaları sonra tekrar doğurtmaları gerekiyormuş. Hastaneye giderken minik şey kucağımda yani. Karman çorman bir rüyaydı. Sonuçta doktor geldi, bütün sorunlar çözüldü. Yine de uyandığıma çok memnun oldum. Doğum yaklaştıkça böyle rüyalar görmek normal heralde.

Dün akşam sevgili baba adayımız, yazıları okurken "baba" diye aratıp, hiç beni anlatmıyorsun diye sitem etti:) Onun rüyası da şöyle: Kızımız doğmuş, 5 günlük olmuş. Sürekli babayla "agucuk da gugucuk agigigi magigi" şeklinde büyük bir çabayla bir şeyler anlatmaya çalışıyormuş. Baba da kızım daha sen beş günlüksün nasıl bu kadar konuşuyorsun diye mutluluk ve hayretler içinde kalakalıyormuş. Kendi kendine bu daha beş günlükken böyle konuşuyorsa, daha neler göreceğiz, bu çok ama çok akıllı bişey olacak diye şaşırıyormuş...

Dün bir arkadaşım aradı, yarın akşam onunla buluşacağız. Sevgili baba adayımız, ya onunla buluştuktan sonra mothercare'e uğrayıp yatağı da alır mıyız dedi:) Gecemiz, gündüzümüz, arkadaş buluşmalarımız filan tamamen kızımız etrafında dönüyor. Alınacaklar bitince rahatlayacağız sanırım. Bana kalsa hiç bu kadar dertlenmezdim de, diğer anne adayları stres ettiler beni.

Ana kucağı arayışım devam ediyor. Şu anda Amazondan bakmaya başladım. Ne çok kullanıcı yorumu var yarabbim. Olumsuz yorumları okudukça hiçbirini almak istemiyor insan. Bir yandan da komik, alt tarafı 6-8 ay oturacak ona, sonra ortalıkta dolanacak. Yalnız aynı ürün ABDde 40 dolarken burada 190 milyon. Doları 1.7den saysanız bile 68 milyon ediyor. Her üründe böyle. Bu beni çok üzüyor. Bebek ürünleri üretecek kaliteli bir firma kuramaz mıyız ülke olarak? Herşey dışardan geliyor, çok pahalı. Çocukları için kanını ve canını verecek bir millet olduğumuz için bütün paramızı vermek doğal geliyor bir noktadan sonra, giymedim, giydirdim hesabı. Kendimi klonlayabilsem klonlarımdan bir tanesine bu işi verirdim. Hiçbir ana kucağını beğenemedim. O kadar yorumdan sonra, bebek ortopedisinden anlayan uzman bulup, bir endüstriel tasarımcı bir de mekanikçi otursak, şöyle basitinden bir ana kucağı yapsak da satsak. Yurtdışına da gider vallahi. Pazar güzel pazar. Benim istediğim, vibrasyon da olmasın, müzikk de çalmasın. Güvenli olsun, bebek kendi kendine sallanabilsin ama düşmesin. Biraz da büyükçe olsun. Sabitlenme özelliği olsun ki büyüdükçe yemek de yedirebileyim.

Bu takıntımın üzerine kız kardeşim ve sevgilim sen alternatifleri belirle biz seçelim dediler. Mantıklı.

Hiç yorum yok: