14 Ara 2008

39. Hafta ve Doktor Kontrolü...


Gece A.R.O.G'dan gelince bir güzel uyumuşum. Gerçi gece gene 3-4 kere uyandım kalktım, geri yattım. Ama hasret kaldığım bir uykuydu, doya doya uyudum. Sabah 10'da kalktım bir keyif. Ohh uyumak ne güzel. Sonra da korktum, yani şimdiden uyku sayıyorsam, bebiş gelince ne yapacağım diye. Sonra da en bilimsel halimle gelsinnn bakarızzz dedim ve rahatladım.

Sevgiliyle güzel bir kahvaltı ettik. Bunca aydır çok uslu durduğuma karar verip sucuklu yumurta yaptık. Sucukları çok pişirdik, fazla da yemedim ama nasıl güzel geldi. Sonra... tekrar uykum geldi. Biraz daha uyudum. Sonra kalktık doktorumuza gittik.

Önce NSTye bağladılar beni. Bebişin kafa aşağıya doğru inmiş. Şu meşhur "karnın indi mi" sorununun cevabı "biraz". Bunu anlaması da zor, çünkü karnım zaten bir eğimle duruyor. Sevgiloşla aynı duvarın önünde foto çekip karşılaştırıyoruz. Doktora söyleyince "a siz ona bir yazılım" yazmışsınızdır dedi. Aslında yazılımcılarla daha ortak çalışmalıyız dedi. Aklıma yattı, biz gözle bakıyoruz ama, neden olmasın. Üşenmezsem, fırsatım da olursa ufak bir modül yazıp resimden karnın inme durumunu saptayabiliriz. Bakalım. Neysem, NST de rahim kasılmalarına da bakıyorlar. Hatta kasılma gelirken hemşire görebiliyor bile. Bir sayı yükseliyor, 21..22.23.. 30larda ve üstünde insan iyicene "evet bu bir kasılma" diye hissediyor. Çok şaşırdım çünkü ben bugüne kadar başka bir şeye kasılma demişim. Gerçek kasılma ise bebiş poposunu dayadı, içimde gerindi vs gibi şeylerle karıştırmışım. Ben kasılma karnın altlarında olur sanıyordum. Tam karnın ortasında, ciddi bir sertleşmeye eşlik eden bir gerilme hali. Rahim içi basınç artışıymış. İnsan bilemiyor ki... Bir şey hissediyorsun ama adı ne, hangisi hangisi, bakalım diğer hamileler de öyle mi hissediyor. Bir anlamda kırmızının kırmızılığını başkasına anlatamaman gibi bir şey. Zihin felsefesinin teorik sorularını pratik sonuçları. İyi olan şey, makina ölçüyor, ortada sayılar var. Benim mühendis zihnim de ee sayılar öyle diyorsa, his de budur dedi.

Bugün kasılma nedir öğrenmiş olduk. Hemşire arkadaş, doğum kasılmalarında bunlara sancı da eşlik edecek dedi. Vallahi yarabbi şükür dedim. Yani olmasa nasıl anlayacağız. Herkes anlarsın diyor ama anlamayanlar var. Ya ben anlamayanlardansam? Hiç hamile, hiç doğuran görmedim ki. Neyse, bugün itibariyle çok iyi hissediyorum. Artık kasılma nedir bilen bir kişiyim.

Doktor NSTmizi beğendi, ultrasona yavruşu pek göremedik, bundan sonra da göremeyeceğiz yüzünü. Artık gelişini bekleyeceğiz. Sonra vajinal muayene yaptı. Henüz açılmam yokmuş, bu hafta doğurmazmışız. Pelvis kemiklerim de pek müsaitmiş, ohoo 4 kilo bile doğurur diyince dünyalar benim oldu. Hamilelik uzar da bebiş büyürse nasıl çıkacak o ordan sorum da yanıtlanmış oldu. Nedense bugün giderken, "aman doktor bir sorun var, sezaryen demesin" diye huzursuzlanmıştım. Artık sonlardayız. Ama doktorumuz süper gerçekten. Gerçekten çok zaruri bir durum olmadıkça sezaryene yönlenmeyecek. Zaten kelimeyi düşünen benim kendi kendime, o bugüne kadar bir şey söylemiş değil. Kemikler müsait diyince ay nasıl sevindim, nasıl gururlandım. Aferinler almış gibi oldum. Bunca yıl geniş kalçalı yaşamanın bir faydasını da görmüş olacağım böylece.

Doktor bebeğin dört kilo olacağını beklemiyor. Üç kilonun üstündeyiz, heralde 3.5 civarlarında bir şey olur gibi geliyor. Ah... Öbür hafta gelebilirmiş bebek. Düşününce, bütün hamilelik boyunca çok kitabi geçti zamanımız. Yani hangi hafta ne olur diyorsa, o oldu. 40.haftada doğabilir, yakışır. Doğsun zaten kızımız. Sabrımız azalıyoor, görmek istiyoruz.

Normal doğumla ilgili anı okumaya çalışıyorum, blogları tarıyorum, yurt dışında doğuran arkadaşlar hariç bulamadım pek. Doktora bahsederken bizim sitemizde var dedi. Bir hastası varmış British Councilde çalışan. Oradaki İngiliz kadınların hepsi normal, Türklerin hepsi de sezaryen doğurmuşlar. Bu arkadaş normal doğurmuş hem de hikayesini anlatmış. Normal Doğum Hikayesi buradan okunabilir.

Bu arada doktorumuz Lalehan Kutlay'ın sitesi BebekBeklerken'i tavsiye etmek istiyorum. Üye olunca haftalık bilgileriniz de posta olarak geliyor. Yorumlar genelde çok sakin, çok sizin tarafınızda. Verdiği bilgiler tatmin edici, psikolojik destek inanılmaz. Güven çok önemli hamile ve doktor arasında. Perihan Mağden de yazmışmıştı bir yazısında. Doktorun hayata bakışı, yaklaşımı kendine yakın olduğunda insan daha rahat ediyor, özellikle çocuğu gibi önemli bir konuda. Çok şanslıymışız. Daha önceki üç doktorum, hamile kalamayacağımı, kalsam düşüreceğimi, ameliyat olmazsam doğuramayacağımı, bin türlü dert çıkacağını söylemişlerdi. Hamile kalınca doktora ama şimdi myomlar nedeniyle heralde normal olmaz değil mi diye sormuştum. Doktor da "yoo neden öyle olsun ki" demişti. Yani doktorumuz maşallah tam bize göreydi. Sakin, bilgili, olumlu, yapıcı ve normal doğum taraftarı. Bütün süreç boyunca desteği harikaydı. Sonuna kadar da böyle gitsin.

Güzel bir yolculuğun sonuna geldik. Artık son dönemler. Doktorumuz yürü bu hafta dedi. Annem de geliyor, gündüzleri gezeriz biraz. Bugün muayenede ilk kez korktum. Doğumhane gözümün önüne geldi. O alet edevat biraz yabancılaştırıcı, bacaklar çatalda filan. İnsan bir ürküyor. Ameliyat daha korkutucu tabi bir yandan ama. İlk kez biraz ürktüm. Sonra sevgiliyle konuştuk, biraz rahatlar gibi oldum. Hem o da yanımda olacak. Çevrede sevdiklerim varken daha kahraman bir insanım, karizmam çizilsin istemiyorum. Daha cesur oluyorum. Dolayısıyla bakalım sevgili doğumda olacak, belki kardeşim de. O durumda idare ederim. Bugün itibariyle kendimi çok iyi hissediyorum. İçimde herşey kolay olacakmış hissi var. Annem de kolay doğurmuş, fazla sancılanmamış hatırladığına göre. Bu hafta doğurmayacağım için de rahatladım. Herşey hazır ama olsun, bir kere daha üstünden geçelim, eksik gedik kalmasın. Doktordan çıkarken, doktor e o kadar myom, bilmemne derken bugüne kadar geldik dedi, bu hafta iyice yürüyüşlerini yap, kolay olacak dedi. Erken doğum risklerimiz vardı, hey gidi hey. Dedim doktora, vallahi dedim, çalışırım yaparım. Gülüştük.

Bu hafta buralardayım. Bu satırları yazarken de biraz kasılmalarım oldu. Oldukça güçlüler artık. Yavruşu görmek için sabırsızlanıyoruz. Bekliyoruz dört gözle.

(Bu arada çok değil bir kaç yıl önce, hamilelik konusu gündeme girmeden önce normal doğum bana çok tuhaf geliyordu, sezaryen gibi bir imkan varken insan neden böyle bir şey yapsın ki diye düşünüyordum. Bu konuda ısrar edenler deliymiş gibi geliyordu. İnsan bir konu üzerinde derinlikli olarak düşünüp araştırmazsa ona satır aralarında söyleneni, toplumun genelini düşünüyor herhalde. Tuhaf. )

İyi geceler herkese...

1 yorum:

hamile kalmak için yapılması gerekenler dedi ki...

Herkes bu konuda resim paylaşıyor bende mi paylaşsam acaba? Ciddi ciddi düşünmeye başladım :)