21 Ara 2008

40. Hafta Doktor Kontrolü, NST, Doğum ve Ben

Dün kontrolümüz vardı. Evde geldiğimden beri yazmak istiyorum ama yazmadım bir türlü.
13:30daydı randevumuz.
Çok uzun sürdü, kızım bir türlü hareket etmedi. Rahim kasılmalarım -ki bir gün önce delirmiş gibiydiler- "aa hiiiç alakam olmaz dercesine" sessizdiler. Oturduk durduk. Anne ve sevgili bi de ben. Bekle bekle. Ne kadar turta varsa utanarak yedim. Bir sürü çikolata yedim. No no no. Hareket yok. Sonra doktor karnıma bakınca acaba bebişin başı önde mi diye endişelendi. Eğer bebeğin baş pelviste değil de aşağı doğru ise imiş bebiş doğamayabilirmiş. Sonra muayenede gördük ki baş pelviste. Ve o aşağı gibi gözüken kısım yanıltıcı. Bebişin başı doğru yerde imiş, hatta güzelce bir noktada imiş.

Vee büyük haber. Sıra bizde. Doktorun hastaları içinde en yakın doğuracak olan benim. Ayrılırken ya hafta içi hastanede görüşürüz, ya da haftaya cumartesi burada görüşürüz dedi. Bu hafta gelebilir yavruş. Gelsin de zaten normal tarih 25 aralık. Doktorum dedi ki bence bir sorun yok, su iyi, bebek iyi, anne iyi. Normal doğumu 41,5. haftaya kadar bekleyelim. Ama daha uzununa benim kalbim dayanmıyor dedi. ABDdekiler 42yi bekliyorlar ama biz 41.5da müdehale ederiz dedi. (Suni sancı filan sanırım) Ama ben kızımın o kadar beklemeyeceğine eminim nedense. Bu hafta gelir, bilemedin yılbaşında. Perşembe doğsun, ben de perşembe doğmuşum zaten:)

Tek sorun bu hafta kar gelecekmiş. Gerçi ben kara bayılırım. İstanbul trafiği de bayılıyor. Hastane çok uzakta değil ama şimdi taksi bul, güvenli gitsin. Ya da arabayla çık ama kar durumları. Gerçi kar yağacak diyorlar da 10 cm filan yağacak değil ya. Karla karışık yağmur filan olur. Neyse bu işin önemsiz kısmı.

Geçen hafta keşke evde doğurabilsek... gibi şeyler yazmıştım. Doktorum blogumu okuyor olabilir:) Geçen hafta yurtdışından gelen bir hastası, illa evde olsun doğum diye ısrar etmiş. Bizim doktor kabul etmemiş. Ben de dedim yani internette anıları okurken çok sayıda evde doğum var. O da dedi ki, yani on kadından dokuzu aslında gerçekten evde de, tarlada da doğurbilir. Doktora ihtiyaç yok. O onda biri göze almak mesele. Neticede öldükten sonra gidip bloga yazamıyorsun ki. Çok ikna ediciydi. O onda bir de bizim yerli filmlere denk geliyor zaten.

Bakalım başka neler oldu?

Akşam çıktık caddede dolaştık biraz. Yağmur çiseliyordu hafif ama hava sıcaktı. Yürüyüşlere devam edeceğiz. Bebişin keyfini bekleyeceğiz...

Bu öyküde yüreği bizimle atan bütün dostlarımızda beraber beklemedeyiz bu hafta. Sevgiler hepinize...

18 yorum:

gay_yor dedi ki...

ben bu yazıyı gülümseyerek okudum:) adı belli mi doğmasını bekliyorum seninle birlikte..
bir bebiş daha dünyaya gözlerini açacak ne kadar güzel bir şey bu..
şimdiden hoşgelmiş kızımız:)

Adsız dedi ki...

soluk almadan okudum hıh dedim sonunda doğuruyor:)yoksa 32 haftalık hamile olan ben doğurucam:)))şaka bi yana ne büyük sabır ama diyorum 40 hafta of of umarım sağlıkla alırsınız o güzel kızınızı elinize...bu arada hamile olan kadınlar, şu (zikirmatik) vardır ya bizler de onların şafakmatik varyasyonu olduk bu hamilelikte; ev tel.imden ya da adresimden önce kaç haftalık hamile olduğumu hemen söyleyebilirim ne tuhaf... umarım bu bekleyişin son buluşma hikayesini şöyle ballandıra ballandıra anlatırsınız ben de heyecanla bekliyorum...bu arada gördüğüm en güzel hamilesiniz ki ben kendimi en güzel sanardım:)))güzel haberlerinizi bekliyorummmmm...nasıl derler eskiler bir avazda DOĞURMANIZ ÜMİDİYLE hoşçakalınnn!

Seyhan dedi ki...

ablamdan biliyorum , son haftada bebişin gelmesini beklemek çok heyecanlı en ufk bişeyde başlıyormu acaba diye panik oluyorsun.. Ama sen içini rahat tut hayırlısı ile çok güzel bir doğum olacak inşallah sevgiler

Ozgur dedi ki...

Sevgili Gayyor,
Çok teşekkür ederiz. İsmine Ela diyorduk, şimdi tekrar düşünmeye başladık. Bakalım biz de merak ediyoruz. Gelsin artık!
selamlar

özgür

Ozgur dedi ki...

Sevgili Adsız,
Çok az kaldı! Artık sonuna geldik. 32den sonra iyice hızlı geçmişti zaman.Kıymetini bilmek lazım. Anlatmak için sabırsızlanıyorum.

özgür.

Ozgur dedi ki...

Sevgili Seyhan, geçen hafta bir yanlış alarm yaşadım zaten... Hem eğlencelAman diyim. Hiçbir bebek sonsuza kadar içerde kalmıyormuş!
özgür

yeliz dedi ki...

heyecanlandım valla, geldi mi heyecanı. başkalarının bekleyişlerinden bu kadar heyecanlanıyorken kendiminkini düşünemiyorum. belki de bu heyecanlara yüreğim dayanmaz diye sezeryana takmış durumdayım:) kim bilir? umarım herşey yolunda gidecek, doğum hikayeni dört gözle bekliyorum.

Ayse dedi ki...

oh oh- iyi... Buraya buraya, Ozgur'un bebegi buraya... Tezahurat edeyim de gelir belki minik hanimcik...

yasemin dedi ki...

özgür selam, bebek doğdu mu acaba :) emzirmenin devamını yazarken belki de sana yetişmeyeceğini düşündüm ve faydalı bir sitenin linkini vereyim dedim:http://annesutu.saglikdanisma.net/

belki zaten bildiğin bir yerdir, henüz postalamadığım ikinci bölümde bu sitenin linkini vereceğim.

ela ismini ben de çok düşünmüştüm hamileliğimi öğrendiğim hafta. sonra da ama gözleri ela olmaz ki bizimkinin diye düşündüm (ya kız olmazsa diye değil de.. isminin ela olması için ela gözlü olması gerekmiyordu zaten, neyse) sonra ela/yeşil gözlü bi oğlum oldu. anane zamanında çocuklarına geçmeyen göz rengi torunlarında olsun diye çok dua etmişti, bense dualarının kabul olacağını hiç düşünmemiştim :)

Ozgur dedi ki...

Sevgili Yeliz, heyecanla bekliyoruz!!!

Ozgur dedi ki...

Sevgili Ayşe, Oleyyyyy!!!!
Buraya bbbuuraaayaaaa!
:)

Dün ne kadar mıymysa bugün o kadar çoştu kızım. Kasılmalar bi yandan, hareketler bi yandan. Ohh duydu mu ne!

Ozgur dedi ki...

Sevgili Yasemin, görmemiştim linki. Yarın dikkatlice bakarım. Bana İngilterede oturan bir arkadaşım emzirmeyle ilgili bir kitap yolladı, onu yarısına kadar okudum. Ara ara bakıyorum. Yazını okudum, 2. bölümü de bekliyorum...

Ela ismi güzel, biz de başından beri Eloş diyoruz. Son günlerde ama çok emin olamıyoruz. Aklımızda bir ihtimal daha var. Gözleri Ela olur diye düşünmediydik biz. Ahengi hoşumuza gittiği içindi biraz. Gerçi baba adayımız yeşil gözlü, annem ve kız kardeşim yeşil. Ben dominant kahve, sanki kızım bana çeker gibi geliyor. Belli de olmaz hani...

Bi tanışalım kendisiyle ona göre kesinleşecek isim sanırım.

Yarın baba adayı şehir dışına olacak o nedenle yarın doğmayacağız. İçimden perşembe geçiyor, acaba tutacak mı göreceğiz!

sevgiler çok!

Adsız dedi ki...

Vallahi heyecanla mac sonucu bekler gibi izliyorum sizin blogu, kulaga komik geliyor belki, ama heyecaniniza tanik olmak cok enteresan. Sanki ben dogurucam, o denli. Yazmadiginiz vakitler diyorum ki hah, herhalde dogurmaya gitti. Neyse, bu vesileyle cok cok sevgiler, bol sanslar, saglikli dogumlar.

Ozlem dedi ki...

Isim konusu başlı başına bir konu. Sağlıkla dünyaya gelsin küçük hanım:)Doğum hikayeni ise merakla bekliyorum!Merakta bırakma bizi:)

kuzunun annesi dedi ki...

Bende bekliyorum heyecanla senin kızını Özgürcüğüm .. Eşim bile soruyor , Özgür dogurdu mu diye ... Güzel haberlerini bekliyoruz en kısa zamanda , umarım kolaycacık doğurursun tatlı kızını ...
Demek isim konusunda ikileme düştünüz yine . Bizede oluyor ara sıra . Ama ben hala Eloş diye seviyorum karnımı, baba cok kafa karıştırıyor ... Hadi hayırlısı bakalım , hele bir sağlıkla gelsinlerde . Bize daha 33 gün var gerci , geçmek bilmez ...
Öptük seni

Ozgur dedi ki...

Sevgili adsız,
Çok teşekkürler bu heyecanı paylaştığınız için. Doğurmaya giderken kısa bir not düşmeye çalışacağım:)) sevgiler

Ozgur dedi ki...

Mutlaka yazacağım Özlem. Bakalım isim sanki kızı görünce netleşecek.
selamlar...

Ozgur dedi ki...

Sevgili Kuzunun annesi,
İnşallah bizim kuzular sağ salim gelir. 9 ay geçti de şu bir hafta geçmedi ilginçtir. Bir yandan da son zamanlar öyle hızlı geçti ki. Yok NST, yok kontrol, yok erken mi derken hoopp son haftadayız. Bir de benim bir sürü erken doğum riskim vardı. Şu çekim yasası doğru heralde, hiç 25.inden önce olmayacak diye şartlanmışım hatta sanki yılbaşını bulur mu durumundaydım. Kısmet artık. Bana perşembe olurmuş gibi geliyor bugünlerde. Yılın ilk karı, bizim ilk kızımız.. Hayırlısıyla alalım da bebeleri kucağa.

Kös kös oturuyorum evde. İşler de bitti. :)