6 Ara 2008

Ben Bu Gecelerin Adamıyım, Başım Beladan Hiç Kurtulmaz...

Bu gecelerin adamı olmuşum. Tam bir uyku düzeni oturtuyorum ki pat bozuluyor. Gece tuvalete kalkıyorum ve bilgisayar başına geçiyorum. Önceden de bağımlıydım, mail kontrol etmeden duramam filan. Şimdi iyice beter oldu. 4 saatten fazla uyuyamıyorum. Bunu vücut bilerek yapıyormuş, "doğurunca nasılsa uykusuz kalıcan, başında ağlayan bir bebek yokken alış bakalım!" modunda bir şeymiş. İşin iyi tarafı işe gitmiyor olmak. En azından gündüz güzellik uykuları olabiliyor.

Gerçi dün gece sabaha kadar oturup, yazılar yazıp uykusuz kalınca, dün de güzelce uyurum diye düşündüydüm. Fakat sabah 9 gibi uyandım. 12de caddede bir arkadaşımla buluşacaktım. Tekrar yatmadım. 12de buluştuk. Sonra bir enerji durumu hasıl oldu (onu ayrıca anlatırım) Eve sekiz civari girdim. 8-12 arası "True Blood" isimli vampir dizisini büyük bir iştahla izledikten sonra (yani küçücük yavruyu sen kanla vahşetle mi büyüteceksin kadın!) 12 gibi yattık. Uyudum, 2 gibi uyandım. Uyuuu dedim tekrar uyudum, 4 gibi gene kalktım. Artık pes ettim, yani bütün gün uykusuz dayanmışım, vücudu zorlamışım uyu di mi sekiz saat. Ya da kalktın tuvalete. Gözünü açmadan ellerini yıka ve yatağa gir di mi? Nerdeee bende o yüreeek. Aşktan cayacak.

İşte caymadım, kalktım geldim. Pek de keyfim yerine geldi. Zaten niyetim yokmuş ki uyumaya.

Ya ben doğumdan korkmaya başladım galiba. "Korku aklın katilidir." der Dune'da bene gestrit duası. Korkunun üzerinden geçmesine izin vereceksin, korku geçtiğinde sen kalacaksın. Korkudan korkmak en kötüsü, geçmesine izin vermiyorsun çünkü. Buraya yazarsam geçer. Korkumun özüne baktım, nedenin plansızlık olduğunu gördüm. Tarihlerle deadlinelarla yaşamaya alışmışız. Şu şundan önce gelir, bu bundan sonra. Bunu buna bağla, şu işi kim yapacaklara alışmışız.

Şimdi halimize bak. Doğum tarihi belirsiz. İşte bazı belirtiler oluyor, sonra sakin anne ve baba adayı panik olmuyor. Böyle bekliyorsun bir süre, sonra sakince bavulunu alıp, sakin sakin hastaneye gidiyorsun. Zaten doktora da haber verilmiş oluyor. Hastanedekiler ne yapacaklarını biliyor, sen biliyorsun. Hoop diye hastaneyi de buluyorsun zaten. Sonra fiyuu diye doğuruyorsun filan filan. Bunu kafamda bir kaç kere canlandırmam lazım. Yarın hastaneye gideceğiz, yolları görmek için. Sonradan bir terslik olmasın. İşte sancılar başladığında ne yapmalı, su gelirse ne yapmalı onları da kafada planlamalı. Hastane çantası hazırlamıştım ama bana eksik geldi, onu bavula çevirmeli şimdi. Doktor randevumuz da var, ona da soralım. Doktor benden bıkacak, yani dohtur hanım bana bir tarih verin, olasılık hesapları verin, dağılım fonksiyonunu verin. Kayınvelidemler ne zaman gelsin, uçak bileti alacaklar daha! Annem geliyor bayram sonu.

Kısacası, şu olayı kafamda iyice planlamalıyım ki rahat edeyim. O kadar yogaya gittim, nefes çalıştım. Ha babam yürüyüş de yapıyorum. Yediğime içtiğime dikkat ettim. Cesur bir insanım, nazenin değilim, aslan gibiyim kim tutar beniiii. Ühühüüh. Yalaaaan. Değil değil. (Evet anne olucam derken manik depresif de olmuş bulunuyorum gördüğünüz gibi:)

Bunların hepsi normal duygular. (Di mi??) Hani bir derse çalışırsın çalışırsın tam sınavdan önce herşeyi unutursun ya. Öyle bir hal mi oldu, noldu. Beden çok ağırlaştı, dönemiyorum sağdan sola, soldan sağa. Otururken bir rahatsız. Göbek 30 cm önümden gider, ben giderim o gider. Çiçekçimiz çingene teyze, beni yürürken görünce, ohh yürü sen kolay doğum yapacaksın diyor. Üç çocuğu iki torunu var, biri geçen ay doğmuş. Sonuncu çocuk doğalı iki sene olmuş. Torunlar çocuklar beraber büyürler artık diyor. Okutmuş büyükleri. Toruna dede/nine adı verenlere sinir oluyor.

Yarın NST var. Ben gene çikolatamı yiyip gideyim, hop hop oynayalım kızımızla. Bugün vampir dizisi seyrederken, sevgilinin eli karnımdaydı. Arada oynuyor Ela hanım, baktım sevgilide bir tepki yok, "hissediyor musun" dedim, "a tabi hissediyorum" dedi. Yani artık böyle alıştık hareketlere, çok hoşumuza gidiyor tabi ama ilk günlerdeki gibi hoplayıp delirmiyoruz. Üçümüz beraber oturmuşuz gibi. Hem doğal, hem komik. Ben, sevgili, dev karın ve kardeş. Küçük aile:) Gel artık kızımmmm. Yok yok. Canın istediğinde gel, vallahi karışmıyoruz. Sadece sabırsızlanıyoruz.

Yılbaşında ne yapacağız acaba? Ela dışarda mı olacak, içerde mi?

Hiç yorum yok: