4 Oca 2009

Doğum Hikayemiz - İkinci Bölüm

Gece uyudum, uyandım. Bir yanda korku, bir yanda heyecan. Bir yanda karar vermiş olmanın huzuru, bir yandan karnımda kasımalar. Ukalalığı terkettim, sürekli dua ediyorum. Bebekle beraber imana da gelmiş oldum. Aklıma ne gelirse, çünkü öyle bir yerdeyim ki doğru nedir benden gizli. Bozbulanık bir alan. Fuzzy. Bulanık sulara baka baka mantıklı bir karar çıkarmak. Zor. Teslim olayım dedim. Hayırlısı olsun diye dua ettim. Önce bebiş, sonra benim için en iyisi ne olacaksa. Dedim ya kronik iyimserim. Azıcık umut olsun derhal vazgeçeceğiz sezaryenden.

Sabah hastaneye geldik. Doktorumuz herşeyi ayarlamış. Beni çok güzel bir odaya aldılar. Bir takım ölçümler yapıldı. Doktorum geldi, baktı evet bunlar sancı dedi. Kontrol etti, açılma yok. Kafa pelviste değil. İstersen iptal ederiz hemen Cuma'yı bekleriz dedi. Doktoru en çok düşündüren bebek hareketleriydi ve onlar dün gece itibariyle canavar gibiydi. Kızım şahlanmıştı içimde. Bir an yeniden düşündük. İçimden bir ses, "olsun şimdi" dedi. Beklemeyi göze alamadım. Karar verildi. Sona anestezist gelip bazı bilgiler verdi, spinal nedir, epidural nedir? Aslında epidurale gerek yok, sadece spinal yeterli vs gibi. Ama ben zaten heyecanlıyım, kafam uçmuş. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Yani bu tür kararlar önceden iyice düşünülüp verilecek. Ben de epidural sezaryen demişim ama bugüne kadar bi adam gibi sezaryen anısı okumamışım, çok dikkat etmemişim. Normale kanalize geldik. Adamın anlattıklarını da anlamadım. Annem doktora soralım dedi. O anda en mantıklı hareketti. Doktorumla konuşacağım dedik. Beni ölçtüler, biçtiler. Sedyeye koydular, ameliyathaneye gittik. Asansöre hepimiz sığmadığımız için annem geldi. Kardeşim, sevgili ve diğerleri başka bir asansörle yanlış kata gittiler.

Sonra beni ameliyathaneye sokacaklarken baktım sevgili yok. Anneme el salladım ama sevgilimi göremedim. Ama "kocamı göremedim ama ben" derken beni ameliyathane kapısında beklettiler (Allah razı olsun o çalışanlardan) ve o sırada sevgili yetişti. (Yanlış kat bilgisi) Böylece ona öpücük yollayarak girdim. (Ne kadar tıstığımı anlatmama imkan yok.)

Zihinsel hazırlık ne kadar önemli. Normal doğuma gidiyor olsam nedense korkmazmışım gibi geliyor. Hele ameliyathane, önlükler filan. İçimden "kızım biz neler geçirdik, kahraman bir insansın sen, yakışıyor mu sana" filan diyorum bir yandan, öte yandan ulan uyuyup uyansa mıydım herkes gibi diyorum ama ondan ayrıca korkuyorum nedense. Bilincim benim herşeyim. (Mi? Ne bileyim. Hayat zor...) Hasta bakıcılar "hastamız cesur bak kafa bilinç açık giriyor doğuma" diyorlar, doktorum o da bişey mi asıl normal doğurmak için bekledik biz sabırla diyor. Doğum için epidural + spinal kombine kokteyl tadında bir şey yapılacak. Doktorum son derece kendinden emin, herşeyi ayarlıyor. Ses tonu konuya hakim ve otoriter. Kalbim üç buçuk atıyor.

Epidural takılacak. Kambur duruyorum, sırtımda ödem var. Doktorum elimden tutuyor, başka bir hemşire hem omzumdan hem elimden tutuyor. O anda yogadaki kedi hareketi pozisyonundayım. İğneden nasıl korkarım, nasıl... Yapacak bir şey yok, kuzu kuzu bekliyorum. Doktorumun varlığı bana güç veriyor. Kendimi ona teslim edebilirim. Konuşuyorlar, uzun sürüyor. Canı kesinlikle acıtmıyor. Sonra yatırıldım. Bacaklarımı hissetmemeye başladım. Önüme bir perde gerildi. O noktadan sonra ne yaptıklarını sallantıdan ve hareketlerden tahmin etmeye başladım. Gerçi bu kısmı sevdiğim söylenemez. Hasta bakıcıyla doktorla anestezistle sohbete başladık. Eğer okuyan sağlık personeli varsa söylemek isterim ki konu ne kadar abuk subuk da olsa o sohbetin değeri ölçülemez. Okullardan konuştuk, boğaziçi şöyle, odtü böyle diye. İyi bir ilköğretim okulu bulmanın zorlukları. Man From Earth adlı film. Bir gece önce kafam sürekli sezaryene gitmesin diye sevgili eee hangi okula gidecek tartışması açmıştı. İnternetten okullara baktık, yok doğa koleji, yok ted, yok köşedeki okul filan derken... Doğum esnasında onu anlattım biz de okullara baktık akşam diye, meğer ordaki anestezist bayan da kendi kızı doğmadan bakınmış işte insan tuhaf tuhaf şeyler düşünüyor. Bu arada bana oksijen tutuyorlar, tam yüzüme değil ama havada oksijen var. Oksijen kafa yapar mı diye düşünüyorum, yani uçtum da ondan mı dilim çözüldü böyle? Derkeeeeeeeen...

Sonra bir ağlama sesi ve eski dünyanın yıkılışı.

Elayı getirdiler yanıma ve ağlama kesildi. Konuştuk yavruyla ve dünya güzeli, inanılmaz. Koklaştık, sonra götürdüler. Tekrar getirdiler, havluya sarılmış yavrum. Sonra sanırım beni diktiler, işte ne yapmaları gerekiyorsa onu yaptılar ve yukarı çıktım. Çok net hatırlamıyorum. O arası çok bulanık, biraz uyumuş olabilirim. Film Ela'yı sağlıklı ve huzurlu gördükten sonra koptu bende. Doktor myomlarla ilgili şeyler söyledi, şu anda alamayacağım dedi, çok müsait değlmiş yerleşim ve bir sürülermiş. Doktor şu anda almayacağım diyince nasıl rahatladım, bir an önce bitsin ve kızıma gideyim istiyorum. Bebişin pelvise girmeme nedeni ortaya çıktı. Zaten myomik bir yapıydım, pelvisin önünde bebişin pozisyon almasını engelleyecek ultrasonda gözükmeyen bir myom varmış. Beklesek de giremezmiş yavru. Bir gün önce hareketi de oymuş heralde. Gelmeye çalışmış. Ama işte müsait olmayınca ne yapsın. Normal doğum zaten yokmuş ve beklesek yine sezaryen olacakmışız.

Ela güzeli 51 cm ve 3900 doğdu. Normal doğum imkanın olmadığını öğrenmek içimi rahatlattı. Kısmet değilmiş demek ki.

Bu arada sonradan öğreniyorum ki, bebiş doğduğu anda annem ve kızımın bi tanecik teyzesi kapıda bekliyorlar, sevgili ve abisi yukarı çıkmışlar, enişte koşturuyor doğuyor diye. Sevgili merdivenleden aşağı koşarken ameliyatanenin kapısını açıyorlar ve bebişin ağlama sesini duyuyorlar hep beraber. Kardeş ve anne sarılıp hüngür hüngür ağlamışlar. Sevgili de kendini tutmaya çalışmış ama ne zor... Bunları sonradan öğrendim.

Bebiş gidince yukarı çıkıp görmüşler, kıyafetlerini vermişler hemşirelere.

Ben o sırada dikilip yukarı götürüldüm, annem yanımda. Odaya çıktım, rüya gibi. Yatağıma yatırıldım, sonra yavru geldi, verdiler bana ama orada artık heralde bir boşalma anı hatırlayamıyorum. Kollarım çok güçsüz yavruyu tutamıyor muyum diye endişeleniyorum ve çok üzülüyorum. Hep aklıma onu almak, sarılmak, emzirmek var. Bunları yapamayacak mıyım acaba diye endişeleniyorum, eksik hissediyorum. Yavru iyi, anne halsiz. Beni öyle görsün istemiyorum, halsizliğimden utanıyorum nedense.

Sonra emzirmem için veriyorlar böylece emzirme günlüğümüz başlamış oluyor. Hemşireler iyi, hemen bir yanıma yastık koyup, bebişi tutarak emzirtiyorlar. Benim kollar güçsüz, pozisyon çok zor. Sonra yavaş yavaş, ilerleyen saatlerle kendime geliyorum daha çok. Bacaklarım hissetmeye başlıyor. Canım acımıyor. Sadece kollarım güçsüz. Tek aklımda kalan emzirme serüveni ve yan yatarken bunun gerçekten zor oluşu. Yalnız o konudaki destek çok iyiydi. Allah nazarlardan saklasın, sütümüz çok hızlı geldi. Bir memede de olsa süt vermeye başladık. Herkes sarhoş gibi, doğumdan çıkarken bana sakinleştirici de yapmışlar. Mutluyum, sürekli gülümsüyorum. İçimde ne bir öfke, ne bir sıkıntı, böyle bir uçuyorum, dünyaya kızamıyorum. O an o kadar eminim ki bundan böyle dünyada savaşlar bitecek, açlık olmayacak, Ela'nın gelişi sanki bir milat, bundan sonra herşey dünyada daha iyiye doğru gidebilir ancak. Bu kadar detaylı düşünmüyorum tabi ama damarlarımda oluk olup iyimserlik ve geleceğe inanç akıyor.

Rüya zamanıyla akıyor herşey... 31 Aralık günü, yeni dünya başlıyor. Yeni yavrumuzla beraber biz aşktan delirdik iyice. Babam geliyor, yollar kardan kapalıyken o gelsin diye açılıveriyor. (Ay ağlıyorum yazarken. ) Sürekli telefonlar heryerden kimseyle konuşamıyorum. Kimseye bir şey diyemiyorum. Esrime hali sürüyor. Akşam refakatçi sevgili kalsın diyoruz. Kızım, ben ve babası yılbaşına giriyoruz. Hastanede beraberiz. Kızımız odamızda, bakıp bakıp doyamıyoruz. Günlerdir telaşe içinde olmaktan birbirimize zaman ayıramamışız. Sabaha kadar konuşuyoruz sevgiliyle. İnanamıyoruz bir türlü. Kızımız uyuyor, yorgun ve huzurlu.

Sessiz gelir yanıma,
Başını dizime yaslar
Öylece uyur, yağmur çiseler
damla damla gözyaşlarında
rüzgarı dinlenir kuytuda

Ölüm ya da ayrılık
Farkeder mi söyle sensiz?
Rüzgar ol, uğulda, özgürlüğünle...
Ne olur durma, gözyaşlarında
Bugünden
kal yarınlarıma...

yeni türkü

31 yorum:

kirazsevdasi dedi ki...

ama bu yapılır mı akşam akşam, insan bu kadar güzel yazar, okuyanları ağlatır mı?
Bak gördün mü, demek ki herşeyde hakkaten bir hayır var. O kadar sezeryan olacak diye kafanı bulandırırken, zaten normal doğmasına imkan yokmuş ki...
Bebeğine maşallah, sevdikleri ile birlikte saglikli, mutlu ve şanslı bir hayatı olmasını diliyorum, en kısa sürede resim istiyorum :)
sevgiler.

yok ki dedi ki...

ne kadar guzel anlatmissin. gozlerim dolu dolu okudum yazdiklarini. iyi ki hemen yazmissin, sanki aradan zaman gecse bu kadar guzel anlatilamazmis gibi geldi bana. boyle icten, boyle gercek.
nazarlar, tum kotu tecrubeler uzak olsun sizden. saglicakla kalin hepiniz :)

Ayse dedi ki...

ay Ozgur, hepimizi aglattin valla, alacagin olsun...:P
Saka saka, siz saglikli mutlu olun da, biz boyle duygulanalim...

Allah sizi hic ayirmasin birbirinizden, hep mutlu saglikli olun... Allah Ela hanimciga da uzuun saglikli mutlu omurler nasip etsin...:)

esra dedi ki...

Gözlerim doldu okurken...Allah ayırmasın sizi umarım benim gibi hamilelerde kavuşurlar bebeklerine senin gibi.Eğer zamanın olursa bize hastane ihtiyaç listesini yazar mısın? çok merak ediyorum önceden hazırladığın şeylerin hangisi kullanılmadı ya da öneriler yazısı yazarsan çok mutlu olurum.Ela bebekle sana huzur dolu günler diliyorum...

therru dedi ki...

çok duygulandım, gözlerim doldu benim de. yeni türkü'nün o şarkısı da benim en sevdiklerimden, böyle güzel bir anlatımı böyle güzel bir şarkıyla bitirmek çok yerinde olmuş.
o kadar içten anlatmışsın ki, insan hiç aklında yokken hiç düşünmezken bu duyguları içinde hissedebiliyor. böyle bir annesi olduğu için çok şanslı bir kız ela :)

k.i.s.d. dedi ki...

işyerindeyim...
ağlayamıyorum..
Kalbime dokundun...

Ozlem dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ozlem dedi ki...

Bir solukta okudum. Hayat biz ne kadar plan yapsakta hayırlı bir şekilde kendi yolunu öyle ya da böyle buluyor. Kızınla bir ömür mutlu,sağlıklı, huzurlu bir hayat diliyorum sana ve ailene...

yeliz dedi ki...

ay zaten hamile hamile hasta oldum bi de işe geldim mutsuzum ve duygusalım, şimdi bi de okuyunca koptum valla. utanmasam ofisin ortasında ağlıyacağım:) ay harika bi duygu, benimki de hemen gelsin istiyorum. sağlık ve mutluluk diliyorum

kuzunun annesi dedi ki...

Tontiş kızzzz . Nasıl ısırmalıktır o şimdi , canım benim .
Özgürcüm tekrar tekrar gecmiş olsun sana .Bitti gitti işte , artık darısı basımıza .

gunebakan dedi ki...

sevgili özgür
nihayet ela'na kavuşmuşsun. yeni yıl armağanı gelmiş işte tam da beklediğin gibi.
güle güle büyüt güzel kızını.
Şansı, bahtı açık olsun.
sağlıklı, mutlu, uzuuuun bir ömrü olsun.
çok sevsin, çok sevilsin.
Allah bir gün, Ela kızın bebeğinin olduğu günleri de sizlere göstersin...
bol sütlü, gazsız, bol uykulu, huzurlu günler dilerim...

Ozgur dedi ki...

Sevgili Kiraz sevdası, Hala içim biz cız ediyor normal doğuran hanımları gördükçe... Kısmet değilmiş, ne yapalım... Çok teşekkürler güzel dilekleriniz için. Kusura bakmayın hayata adapte olmaya çalışırken gelemiyorum pek...

Ozgur dedi ki...

Sevgili yok ki, off of, nasıl anlatsam, ne desem yetersiz. Sezaryenden çıktığım odaya geldiğim anda kameraya almışlar beni, sersem gibi gülüp duruyormuşum...

Allah bütün isteyenlere yaşatsın bunu... sevgiler...

Ozgur dedi ki...

Ayşe'ciğim, çok teşekkürler güzel dileklerin için. Ah ah bakalım günler neler getirecek. Annem sen de yavrunun anne oluşunu göresin diyor. Ne kadar da uzak...

Ozgur dedi ki...

Sevgili Esra,
Söz ilk fırsatta yazacağım. Hızlı cevap memeyle ilgili şeyleri biberon hariç kullandım şimdiden.

Ozgur dedi ki...

Canım therru,
İyi ki varsın, öperim güzel gözlerini ben...

Ozgur dedi ki...

Sevgili k.i.s.d,
Kalp kalbe karşı. Paylaşmak ne güzel, ne güzel. Ne mutluluk.

Ozgur dedi ki...

Sevgili Özlem,
Bir laf varmış, insanlar plan yaptığında Tanrı güler diye. İşte bakalım, biz bir şeyler düşünüyoruz, hayat bizi başka bir yoldan götürüyor.

Geçse de yolumuz bozkırlardan, denizlere çıkar sokaklar!!!

Çok şükür. Ela geldi ya. Ohhh.

Ozgur dedi ki...

Sevgili Yeliz,
Canım çok yakında kucağında olacak ve senin güzel anılarını okuyacağız gözlerimizde yaş, yüzümüzde gülücük... Az kaldı, az... Bi sürü kuzen olacak bizim yavrularda. Blog kuzenleri:)

Ozgur dedi ki...

Kuzunun annesi, bir görsen tontiş yanakları. Ufff öpmeye kıyamıyorum henüz. Korka korka anca saçlarından. Ah ah sen de al kızını kucağına hayırlısıyla. Blog kuzeni olsun kızlar:)

Ozgur dedi ki...

Sevgili günebakan,
Annem de öyle diyor. Ama ne kadar uzak... Ahh ahhh Ela büyümüş de yavrusu olmuş. Nasıl bir hayal, ne mutluluk.

Kucaklıyorumm...

Isil Simsek dedi ki...

dogum hikayenizi heyecanla okudum.Ben Ingiltere'de yasiyorum ve Turkiye'de yasayan arkadaslarimin hic biri normal dogum yapamdilar,cok istemelerine karsin,bir sekilde son anda sezeryan denildi.Sadece bir arkadasim,ki doktoru sizin doktorunuzdu,o normal dogum yapti.Anladigim kadariyla cok iyi bir doktor.Minik Ela'ya mutluluk,saglik dolu bir omur dilerim.
Selamlar,sevgiler

therru dedi ki...

bu yazıyı daha önce de okumuş hatta yorum bile yazmıştım, yeniden okudum ve yeniden gözlerim doldu. Ela'nın anne karnındaki hareketlerini, doğumu okurken bir yandan da daha bu hafta sonu çekilmiş fotoğraflarını görmek ne tatlı bir şey!
allah uzun ömürler versin minik kuzuya, hepinize!
sevgiler.

Ozgur dedi ki...

Sevgili Işıl Şimşek, çok memnunuz doktorumuzdan. Gerçekten o kadar insanca destek oldu ki bize. Keşke normal doğurabilseydik, biraz içimde ukte ama en azından elimizden geleni yaptık diye düşünüyorum.:)
Çok sevgiler.

Bengi Gülsüm dedi ki...

pazar haftanin ilk gunu isten bunalip bi ara vereyim dedim, bu yaziyi okudum, simdi insanlara uzuntumden aglamadigimi anlatmaya calisiyorum:)cok etkilendim, cok guzel.."allah anali babali.." diyolar ya hani cok dogru ananli babali, saglikli huzurlu buyusun ela bebek...

Ozgur dedi ki...

therru, canımsın benim:)

Ozgur dedi ki...

Bengicim, görüşsek keşke...

Şule-Bilge'sMum dedi ki...

sabah sabah duygusal yaptın beni.iyi ki doğmuş eloş

DeryAze dedi ki...

huff ne güzel yazmışsınız. 36+5 bir hamile olarak endişe, sevinç bir arada okudum. ne mutlu, ne güzel atlatmışsınız.

drlimon dedi ki...

dogumuma 5 hafta kaldi, benim de bir Ela`m olacak insallah ve hikayenizi okurken hungur hungur agladim..2 yasina gelmis kiziniz ne guzel, Allah bagislasin..
sevgiler..

drlimon dedi ki...

dogumuma 5 hafta kaldi, benim de bir Ela`m olacak insallah ve hikayenizi okurken hungur hungur agladim.. Kiziniz 2 yasina gelmis ne guzel, Allah bagislasin..
sevgiler..