8 Oca 2009

Gelişmeler - Bir Hafta Bir Gün

Kusura bakmayın, emzirme ve alışma maratonunun içinde yazacak zaman bulmak çok zor. Hayat akıp gidiyor, günlüğümüz eksik kalıyor.

Neler oldu?

Doğduk, memelere alıştık. Emmeye başladık. 2 gün hastanede kaldık. Yılbaşını anne, baba ve Ela triosu olarak hastanede geçirdik. 1 Ocak'ta hastanedeydik.

31 Aralık: Doğum, İlk gecemiz, ilk yılbaşımız.
Hemşireler bebeği getirir getirmez memeye veriyorlar. Yattığım yerden emziriyorum yavruyu. Önce sol, sonra sağ meme. Yatarak zor, tam tutturamıyorum yastığın boyunu. Zaten dikişlerim acıyor yavaş yavaş. Kollar güçsüz. Yine de emmeyi başarıyoruz, hatta sağ meme cengaver çıkıyor.

1 Ocak: Hastanedeyiz, alışmaya çalışıyoruz. Gündüz anneanne, gece baba bakıyor bize. Alışmak da, sevmek de çok kolayyy geliyor. Kalkıp dolaşıyoruz sabah on tur atıyoruz babayla. Bir an önce kalkmak, güçlenmek istiyoruz. Gazımızın çıkması lazım. Bizim doktor gelip bebişi alıyor, bana emzirmeyi gösteriyor, onun yöntemi daha iyi. Oturup dize yastık yönetmini gösteriyor ki amenna. Bütün gün dizde yastık emziriyorum. Sağ meme zehir gibi, sol meme sallanmakta.
(Özgür: Sağcı mı olacak?
Baba: Solu memeyle bağdaştırmak istemiyor belki yavru.
Özgür: hımm. )
Emzirmek için uyandımak lazım uyandıramıyoruz bir türlü. Hemşirelere uyandırtıyoruz. Burnunu sıkıyoruz, kulağı sıkıyoruz, topuğu sıkıyoruz, çeneyi gıdıklıyoruz. Tıss.

2 Ocak: Taburcuyuz. Dedemiz gelip, bizi eve götürüyor. Anneannemiz binlerce yemek yapmış, temizlikler yapmış.

3 Ocak: Babaanne ve öteki dedemiz geliyor. Ela hanım elden ele geziyor. Gündüzleri uslu, geceleri huzursuz. Artık alt değiştirme ve giydirme konularında anneanne tam bir usta, bizler henüz çırak. Ben halsizim ama iyileşiyorum. Yıkılmadım, ayaktayım. (Keyfi sezaryen isteyenleri keyifin tanımı konusunda düşünmeye davet etmek istiyorum.)

4 Ocak: Gündüzleri çok uyuyoruz, geceleri asker dikiyoruz herkesi. Acı acı ağlıyor yavru. Her iki saatte bir emzirin dediler. Süt de var ama uyandıramıyoruz. Uyuyor sürekli, canını yakıyoruz, zorla uyandırıp içirmeye çalışıyoruz. Gece huzursuz ve bitkiniz.

5 Ocak:

Doktora gittik. Kontrolümüz var. Doktorumuz rengimizi sarı buldu. Yenidoğan sarılığı olabilirmişiz. Benim betim benzim atıyor. Tahlile gidiyoruz. Bebişin topuğundan bir sürü kanlar alınıyor da alınıyor. İçim gidiyor. Babası onu giydiriyor, kanını aırlarken yanında duruyor, ben köşede bööyle kalakalıyorum. Birileri, bana bakıp "bu yeni" diyor. Diyorlar ki bir saate çıkar sonuçlar çıkın yukarda emzirin. İçim huzursuzlanıyor. Nasılsa sonuçlar iyi çıkacak eve mi gitsek diye düşünüyorum. Sonra diyorum duuur. Çıkıyoruz emzirme odasına. Başka anneler çok pro şekillerde emziriyor. Ben yavruyu uyandıramıyorum tek başıma. Çok çaresiz hissediyorum. Uyandırsam emecek. Dizime koyacak yastığı bile bulmuşum. Emzirme odasında diğer annelerle sohbet. Sezaryen olduğunu duyunca üzülerek bakıyorlar. Endişeli bekleyiş. Bir saate çıkacak sonuç için babamız dört kere aşağı iniyor. Başka bir hanımın kızı yenidoğan sarılığı olmuş. Bir gece kalıyor, geçiyor diyor. Bir gece bebeği orada öylece bırakmak...

Sonuçlar geliyor... 21.6 üst sınır 16. Bebişi yatıracaklar. İçimiz eziliyor, bebişi hemşirelere teslim ediyoruz yoğun bakıma. Solaryuma girecek diye tatsız esprilerimiz. Elbiselerini veriyorlar. Bana da bir pompa haydi sağ getir. Tekrar emzirme odasına gidip sağıyorum sütümü. Sağdan soldan 50cc geliyor. İyiymiş miktar. 2 saatte bir gelip pompalayacakmışım. Serüven böyle başlıyor. O andan itibaren eve gidiyoruz, 2 saate yaklaşınca hastaneye gidiyoruz. Babamız arada gidip bebişin nufüs cüzdanını çıkarıyor. Ben hastaneye taşınıp duruyorum. Herbirini 15er dakika sağıp bırakıyorum. Eve gitmeyelim hastaneden bekleyelim diyoruz ama ben halsizim. Sesim kısılıyor. Oda tutsak diyoruz çok pahalı. Gene gidip gelmek en mantıklısı diyoruz. Babamız geliyor. Gece matinesinde onu evde bırakıp kızkardeş, anane, anne üçlüsü gidiyoruz. Ev pompamız var, onu deniyorum ama elektirikli kadar hızlı ve efektif değil. Belki alışmadığımızdan...

Gece 12den önce test yapılıyor 20.0 e düşmüş. Yetmez. Babayla canımız sıkılıyor. Moraller sıfır. Akrabalardan telefon geliyor, aman üzülmeyin sütün kesilir. Bu "aman sütün kesilmesin" mafyası çok fena. Hemşirelerden akrabalara herkesin dilinde. Söylemeyin kardeşim, aaa. Sonra hemşire bizi bebişe götürüyor. Bakıyoruz keyfi yerinde gibi. Işınları 5 seviyesine arttırmışlar. "Işınlarııı arttırıınnn, sütlerii veriinnn" evettt Elaaa.

6 Ocak:

Sabaha kadar süren süt sağma maratonundan sonra tekrar tahlil. Sonuç güzel, taburcu edebileceğiz. Eve gelip kıyafetleri alıyoruz. Ben günlerdir uykusuzum, düşüp uyuyorum. Eniştesi, ananesi ve babası gidip getiriyorlar yavrumu. Rengi düzelmiş. Uyandırıyorlar emzirip, geri yatıyorum. Sonra sonra düzeliyoruz ikimiz de. Babanemiz, dedemiz geliyor. Bebiş artık uyandırınca uyanıyor.

7 Ocak:

Kontrole gidiyoruz, yine bir sürü kan veriyoruz. Sonuçlarımız güzel 12.o. Derin nefes... Gündüz iki saatte bir, gece üç saatte bir emzirilecek. Bir emzirme deftei tutuyorum. Saat kaçta, kaç dakika hangi meme tutuyorum. Evdekiler de listeye bakıp, gerekiyorsa beni uyandırıyorlar. Bebiş kolay uyanıyor, iştahla emiyor. Hastaymış yavrum..

Yeni Doğan sarılığı : İngilizcesi Jaundice.
http://en.wikipedia.org/wiki/Neonatal_jaundice

Yorulduk ama normale döndük. Baktıkça içimiz eriyor. Dikişlerin acısında iyileşme var. Yine de ameliyatlı olma hissi fena. Önceden hazırlanmakta fayda var. Ben kendimi hiç hazırlamadığım için herhalde biraz kötü etkilendim. Ne bileyim, acısız dertsiz, dikensiz gül bahçesi gibi gelmişti anlatılanlardan. Ameliyat kısmı kolaydı da sonrası bana kolay gelmedi. Bu gerçeğe hazır olarak girmek lazım, hazırlıklı olmak lazım. Bakacak güvenilir ve becerikli biri şart. Araba kullanacak biri şart. Hem anneye, hem bebişe bakılmalı, tercihen iki kişi. Anneannemiz ve babamız koşuşturuyor. Teyze ve enişte destek kuvvetler ama onlar olmadan olmazmış. Yardım şart. En kötü yanı bebiş ağlıyor ama siz yataktan tek başına kalkamıyorsunuz. Belki başkalarının daha iyidir ama beni en çok o kısmı üzdü. O nedenle diyorum ki yardım almak şart.

Gazze içimizi yakmaya devam ediyor. Halim ve vaktim olursa o konuda yazmaya çalışacağım.

Sevgiler tüm dostlarımıza.

17 yorum:

Ayse dedi ki...

Allah kolaylik versin Ozgurcugum. Ben de merak ediyordum ne yaptıniz diye... Cok cok gecmis olsun kucuk hanımciga...

Gazze hepimizin icini yakiyor sorma...
sevgiler.

Senem dedi ki...

Ela bebek başta size olmak üzere tüm dünyaya, hepimize hayırlı uğurlu olsun. Büyük maraton başladı. Bundan sonra durmak dinlenmek yok ama neyse ki öyle zevkli, mutluluk verici bir maraton ki insan hiç gocunmuyor.

Sezaryen konusunda aynı fikirdeyim. Ben de hiç bu kadar ameliyatlı hissedeceğimi düşünmemiştim, o nedenle iyileşme süreci benim de çok zoruma gitti - ki hiç canı tatlı birisi değilimdir. Ama sonuçta bütün o sıkıntılar geçiyor, sonra bebekle mutlu günler başlıyor. Çok hızlı büyüyorlar, her günlerinin tadını çıkartmak gerekiyor.

İnsan kendi bebeğini güven ve sevgi içinde büyütmeye çalışırken bunlardan mahrum onca yavruyu düşünüyor, tüm keyifler kaçıyor, herşey anlamını yitiriyor ne yazık ki.

kirazsevdasi dedi ki...

Özgür'cüm çok gecmis olsun ya :(
Artık sarılıgı da atlattigina gore, daha rahat oturtursunuz düzeni, bak ufakliginda uyanmaması filan hastaligindanmis. Sen de toplarsin yavas yavas.
Güzel olacak her şey.
Sevgiler.

Adsız dedi ki...

Cok gecmis olsun, Ela bebege de size de sevgiler...

yeliz dedi ki...

haberlerini aldığıma sevindim, meraklanmıştım. Çok badireler atlatmışsınız ama artık herşey çok daha iyi olacak. hamilelik sürecini takip ettiğim arkadaşların arasında tek sezeryana meyilli kişi olarak tecrübe ve uyarılarını dikkatle okuyorum. Sana sabırlar, kolaylıklar Elaya da sağlıklar diliyorum.

Ozgur dedi ki...

Sevgili Ayşe, iyiyiz canım. Adapte olmaya çalışıyoruz. Çok daha iyi bizim minik...
Sevgiler çok.

Ozgur dedi ki...

Sevgili Senem,
Allah'tan insan yavaş yavaş iyileşiyor. Güçlü olmak, hızlı hareket edebilmek istiyor insan. Ameliyat zormuş.

MAraton zevkli. Emzirmeler arası uyku molalarını deniyorum. Bebişe uyuşa bileceğim sanırım.

Dünyadaki tüm bebekler bakım alabilsin, çocuk ölümleri azalsın, çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler. İnsanın içi acıyor, yürek isyan ediyor. El kol bağlı.

Yavruya baktıkça daha da canı yanıyor insanın. Herkes ana kuzusu.

Ozgur dedi ki...

Çok teşekkürler Kirazsevdası, çok daha iyiyiz, Allah nazardan saklasın...

Ozgur dedi ki...

Yeliz'cim sezaryen de olur. Sadece baştan hazır olmak önemli. Annem hem normal, hem sezaryen yaptı. İkisinin de avantajıi dezavantajı var diyor. Ben nedense sezaryen böyle hoop çok kolaymışşş gibi bir hisse sahiptim. Zorlanınca, canım yanınca zor geldi. Sen kararlıysan iyice bilgilen ve kendini hazırla canım. Bilmek ve hazır olmak önemli. sevgiler.

Ozgur dedi ki...

Çok teşekkürler sevgili adsız.

gunebakan dedi ki...

sevgili ozgur, hamileyken moralini bozup, negatif enerji vermek istemedigim icin yeni dogan sariligindan hic bahsetmedim. biz de cok cektik kizimda. 3 gunlukken hastaneye yattik. 2 gece kaldik, ciktik. sora cikinca yine yukseldi. 14 gibi degerlerde sabitlendi. turuncu turuncu yasiyorduk. topuktan 10 tup kan alinip bir suru tahlil yapildiktan sonra dediler ki, anne sutune bagli sarilik, gecmesi 3-4 ayi bulabilir. bebise hicbir zarari yok, bol bol emzirin.
doktorumuz uzamis sariligin bagisikligin guclu oldugunu gosterdigini soylemisti ama o gunler cok zor gecti. hastaneden eve cikip lay lay lom gunler gecirmeyi beklerken, tekrar hastaneye dusmek, kendini caresiz hissetmek hos degil. ama neyse ki sizin maraton kisa surmus. bol uyumasinin sebebi de sariliktir. biz de ne guzel uyuyor diye seviniyorduk. aman neyse gelmis gecmis olsun. simdi sirada guzel gunler var...
nedense illa ki bir meme favori oluyor. benim kizim da sol memeciydi. meme agzinda uyurdu, cekip besigine yatirmak isteyince, hemen numaradan emiyormus gibi yapardi tekrar.
sut kokulu kizini benim icin op. bol sutlu, huzurlu, saglikli gunler dilerim.

k.i.s.d. dedi ki...

Özgürcüm maşallah diyim, umduğumdan erken yazdın. İlk günlerin böyle geçmesi çok normal. Kendini hazırlamak ya da hazırlamamak bence değiştirmiyor gerçeği. İyi ki kolay olacağını düşünmüşsün derim. Böylece çok değerli enerjini önceden sarf etmedin. Etrafımda doğum yapmış 4-5 yakın arkadaşım var. Hepsinden ilk haftalara ait benzer öyküler dinledim. Dinlemek, bilmek... sadece ürkütüyor insanı.

Hikayende güzel bulduğum ve inşallah benim de öyle olur dediğim iki noktayı belirtmek istiyorum:
1- Sütün hemen gelmesi (maşallah binler kere)
2- Destek veren anne (ben annemi 1 hafta için ikna edebilirsem sevineceğim, zira kendisi küçük evlerde çok çabuk sıkılıp bunalan bir insan ve bizim evimiz 70 m2)

Ela kuzusuna ve sana kucak dolusu sevgiler. İyi dileklerimde sizi de anıyorum:)

kuzunun annesi dedi ki...

Özgürcüğüm
Yoklugunu hissettik gecen hafta hakkaten . Elacıgım hasta olmuş demek , geçmişler olsun , kısa sürede toparlanır umuyorum . Artık bundan sonra annelik tecrübelerinden yararlanacagız bizde . Benimde az kaldı , yarın annem geliyor . Yavas yavas son tura dogru giriyoruz . Sezeryan benide korkutuyor . Dikişlerin hareketli bölgede olması fena. Off off . Neyse , senin kısmen iyileşiyor olmalı .Okumaya devam ... Sevgilerimle . Kızı öp benim için

Ozgur dedi ki...

Sevgili günebakan, ne kadar ince bir insansın... Vallahi moraller, yüzler düşüveriyor. Minik kahraman bir şekilde kan verirken, canımdan can gidiyor, o ağlayıp susuyor benim hıncım geçmiyor ne acayip. Çok şükür kısa sürdü, sizin zor olmuş:( Ama bağışıklığı arttırdıysa iyi. Çok steril yetiştirmemek lazımmış bebişleri ama işte dayanmak zor.
O emme numaraları bizde de var. Emme bittiken sonra meme ağızda keyif yapıyoruz biraz daha. Sol meme açığı kapatmak üzere. Bakalım neler olacak.

Ozgur dedi ki...

Sevgili k.i.s.d,

İlk anda hareket kabiliyetinin kısıtlanması çok kötü. Neticede bu bir ameliyat. Kelimeler yaşayana kadar anlamlı gelmiyor. Belki de olumlu düşünmek iyi olmuştur. Bir de zihinde şöyle bir şey oluyor. İnsan doğurana kadar (ben öyleydim) önce bebek sağlam olsun, iyi olsun derdinde oluyor. Önce bebek hep. Yani onun sağlığı, onun iyiliği, bir sağ salim gelsin! Buna odaklanıyorsun. Bu aşamayı geçtikten bebişi kucakladıktan sonra artık bakıyorsun sana ne olmuş. Bugün 10. gün maşallah diyim. Normale döndüm gibi. Ağır kaldırmayacağım, spor yapmayacağım, karnım tam inmedi ama, eskiden yaptığım işlerin %70ini yapar hale geldim. Neticede annemin dediğine göre normalde de hemen kalkıp oynamaya başlamıyorsun, illaki bir iyileşme süreci var.

Allah sağlık versin yeter ki. İlk günler moralim daha bozuktu. Sanırım doğurup kalkıp oynamayı bekliyordum (kronik iyimserimdir ben). Kendimden hep çok şey beklerim. Hırslıyımdır. Olmayınca da kızarım. O nedenle aslında tekrar yazmak lazım. Şimdi iyiyiz. Demek ki en fazla 10 gün sürüyor tatsız kısım ve giderek hepp iyiye gidiyor.

Sütün gelmesi gerçekten güzel oldu. Sağolsun sabırlı hemşireler. Zorla emdirmek lazım yavruya, geliyor o zaman sanırım. Bir arkadaşım bana ingiltereden what to expect when to breastfeed diye bir kitap getirdi çok faydalandım. DOğurmadan biraz emzirmeyle ilgili okuyup video izlemek faydalı olabilir.

Anne konusu önemli. Daha dğrusu sezaryende yardım edecek biri şart koca dışında. Siz annene gidebilir misiniz? Hani sorun evse en azından ilk 15-20 gün için?

Hayırlısı olsun canım. Allah kolaylık versin.

Ozgur dedi ki...

Kuzunun annesi,
Ben de ayrı kalınca özlüyorum, aklım sizde kalıyor. Hadi bakalım anne gelsin. Az kaldı yavrunun gelişine de.
Bugün 10. gün çok daha iyiyim. Biraz sabır, biraz diş sıkmak gerekiyor. Küçük melek öyle tatlı ki insan herşeye değer bu mutluluk diyor...

Gelsin artık kuzucuk!

Damla dedi ki...

Gözünüz aydın, analı babalı büyüsün, geç oldu biraz ama.