21 Şub 2009

Kaldık mı Başbaşa?

Babaanne ve dedemiz cuma sabahtan gittiler. Artık ana kız başbaşayız hafta içi. Hafta sonu tam çekirdek aile pozları. Bazen çok kolay ve neşeli oluyor hayat. Bazı gün çok yorucu oluyor. Uykumu biraz olsun aldığımda daha kolay, uykusuzken zor diyordum. Oysa dün erken yattım ve görece daha çok uyudum. Sabah babası kızımı uyuttu ben biraz daha uyudum. Ne doyulmayan şeymiş şu uyku. Kesintisiz uyuyamıyınca kesmiyor demek... Gece saat 1.15 de emiyoruz, bir de 6-6.44 civarı. Gerçi emme süremiz bir saati geçiyor bazen. yani 2.30da uyusam dört saat filan uyuyor oluyorum. Neyime yetmiyor? Belki de bebiş uyuyunca uyuyun diyorlar ya o uymuyordur bana. Çünkü yatırıyorum Ela'yı. O uyuyor ben uyuyorum. Tam dalmışken uyanıyorum. Böyle 15 dakika, 20 dakika filan uyuyunca tam sersem. Yani hatırlarım final zamanlarını. Uyumazdım ben, öyle leyla leyla gezer idare de ederdim. Şimdi ne farkı var? Belki şu kısa uyuklamalardan vazgeçmeli. Ama o da piyango. Bakarsın 2 saat uyuyuverir, belli mi olur?

Aslında kendimizce bir düzenimiz var. (Bunu dediğim anda ters bir şey oluyor ya hep...) Kayınvalide dedi ki, "çocuğum yapmaz, kocam aldatmaz" demiyecekmişsin. Büyük konuşmamak lazım demek herhalde. Ne bileyim. Kaçak kaçak kitap okuyorum. Yani sen Koestler'i okumayı ertele ertele bugünlere nasib olsun. Bebişi emzir, okşa, sonra git cezaevi işkencelerini oku. İşkencecinin itirafı imzalatırkenki mantıksal tartışmalarını oku. Allak bullak oluyor insan. Ben sıcacık evimde, korunaklı hayatımda, tarihin köşesindeyim, zamanın dışındayım sanki. Sınıf, eğitim, köken gibi binlerce ayrıcalıkla kuşatılmış. Bir yandan tutuklamalar sürüyor. Haber olmadığında ya da haberleri izlemediğinde yokmuş gibi oluyor. Diyelim A kişisi 17 şubatta tutuklandı. Sen buna 17 bilemedin 18 hadi olsun 19 şubatta üzülebilirsin. 20 şubatta aklında yeni haberler ama tutuklanan kişi için koşullar değişmedi. "Gün Ortasında Karanlık" okuduğum kitabın adı. Eski tüfeklerden birini alıyorlar içeri, dahil olmadığı bir suikast girişimiyle ilgili itirafname imzalatma çabası. Diyor ki adam, ne benim, ne eski tüfeklerin hali mi kalmış, alt tarafı gevezelikler işte. Sanırım işin koptuğu nokta böyle bir yer. Milan Kundera'nın Şaka'sında da vardır. Bir gün bir kartpostal atar kız arkadaşını sinir etmek işin. "Yaşasın Troçki" yazar sonuna. Soruşturmalar, itiraf istekleri. Elle tutulur suçlar var elbet. Bir de masallar, bir adamın geniş fantazi dünyası ve sözleri. Haberleri takip etmiyorum, belli belirsiz. Televizyonu fazla açmamaya çalışıyorum.

Ela ve ben nasılız? Ela iyi. O kadar hızlı büyüyor ki inanamıyorum. Sesime ses veriyor. Karşılıklı konuşuyoruz sanırım. Bir "eeaaahhh" diye çıkardığı ses var ki inanılmaz. Böyle bir derin iç geçirir gibi. Önceki hayatınızda Kleopatra filan mıydınız kraliçem? Ben de gönüllü cariye tabi:) Baba ile de sohbetleri var. O sesleri kaydetmek lazım, ancak insan öyle seviniyor ki, gidip kamerayı alamıyor eline. Bu dönemi hepten kaydetmek isterdim. Büyük mucize, küçük insan. Öğreniyor. Örneğin artık bilinçli olarak tutabiliyoruz. Peki ilk ne tuttuk, annenin saçını tabi. Canımız sıkıldığında hopp bi doluyoruz elimize. Sonra gözlerimizle takip ediyoruz. Güzel gülücükler, kahkahalar atıyoruz. Gaz sorunumuz zinco ile azaldı. Kolik de değiliz Allaha bin şükür. Yine de aspiratörü küçümsememek laızm. Her derde deva.

Ela'yı bir kaç kez yatırdık, uyandı. Babasının omzunda uyuyor şimdi. Bu defa yatırmadı. Ela omzunda, baba bilgisayar başında. Ben de yan bilgisayardayım. Oturmayı bir öğrensin ona da laptop alacaz, ortamıza oturtacağız. (Ben bu satırları yazdıktan sonra yatağa yatırmayı tekrar denedik ve tekrar uyandı. )

Yazıyı da çok uzatmamak lazım. Olmadı bir tane daha yazarız değil mi ama?

6 yorum:

Ayşe dedi ki...

uzat sen yaziyi ya biz okuruz. merak ediyordum bende...
ay tam yemelik kivama gelmek uzere bu kiz... o ic cekmeler, konusmalar...
sey yapin. karsina gecip cok sharp a, e, u, ü, falan gibi sesler cikarin. agzinizin seklini gorsun... yavas yavas takip eder diye dusunuyorum..

hadi cok sevgiler. kolay gelsin.

Ozgur dedi ki...

Hah onu da yazacaktım unutmuşum. Sen onu ilk dediğinden beri ben yapıyorum. Aaa, eee, ııı şeklinde. Karşılıklı surat ifadeleri yapıyoruz, çok komiğiz:) Bir kere ıı dedi dumur oldum, nedense en ümitsiz sesli o gelmişti bana:)

Keşke becerebilsem de video koysam. Du bakalım:) Selamlar çok Ayşe'cim...

yeliz dedi ki...

benimki de çıksın, büyüsün de seninki gibi böyle mutlu tablo düzenlerine girsin istiyorum, çok özendim valla, maşşşşaaalllah

kirazsevdasi dedi ki...

uzat uzat hakikaten :) cok zevkli okumak :)
kleopatra ve cariyesi sahane, ne guzel artik yavas yavas oturuyor her sey.
darısı basımıza.
basımdaki telaslardan / misafirlerimden filan ancak gorebiliyorum, bir de odulumuz varmis, pek sevindik efenim dusuncelerinize, cok tesekkur ederiz :)

Sevgiler. Opucukler minige.

therru dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
therru dedi ki...

e tabi ela'ya da bi laptop verin o da blog yazmaya başlasın artık, bi de onun bakış açısından öğrenelim :)