12 Şub 2009

Savrulan Bir Yün Yumağı Akıp Giden Günlerimiz...

Günlerimiz geçiyor. Her yeni gün yeni bir doğum sanki. Bir gün uyanıyorsun dinlenmiş. Gece sütler içilmiş, uykular uyunmuş. Güne gülerek başlanmış. Düzenli, biraz vızvız sonra sakin. Ah diyorsun benim kızım büyümüş mü yoksa? Ertesi gün dünden eser yok. Bir gaz belası gelmiş, yavru huzursuz. Düzende aksama. Bir gün öncesi unutulmuş. Sonraki gün herşey süt liman, ah benim akıllı yavrum.

Annelerin hafızası balık hafıza mı acaba?

Bugün bir arkadaşım geldi, uzun zamandır görüşmemiştik. Taa Dubai'lerde yaşıyor. Heyecanlı sorular soruyor, farkettim ki hiç yanıt veremiyorum. Unutmuşum. Bir bugünü, bir dünü hatırlıyorum o kadar. Bir de doğum sıralarını. Onun dışında cevap veremiyorum. O kadarı kalıyor zihnimde. Bir hafta önce nasıl da zorlanmıştık. Uçmuş gitmiş. Bir de insan nazardan çok korkar oluyor. Ya da tuhaf bir inanış, iyi dersem hemen arkasından kötü bir şey olur diye mi programlanmışız. Zaten rasyonel ve mantıklı olan kişiliğim askere filan mı gitti. Geri gelecek mi? Öyle acizsin ki çocuk karşısında öyle mantık, akıl filan çaresiz. O nedenle kendini teslim etmek istiyorsun.

Hormonlar da etkili. Ah dokunsan ağlayabilirim. Bir yandan da mutluyum. Genel olarak stres miktarım da yüksek. Belki ben ayrıca deliyimdir başkalarından. Evden çıktığımda aşırı huzursuz olup hemen eve dönmek istiyorum. Sanki ben yokken sürekli ağlıyor ya da ağlayacak. Bugün bebiş uyurken onu izledim. Yaşayacaklarını düşündüm. Onu dünyanın tüm kötülüklerinden korumak istedim. TVde ne zaman kötü bir olay görsem, duysam hep yavruyla bağlantılı algılıyorum, korkuyorum. İşte hassaslık durumları.

Halbuki ne de güzel konuşuyorsun nihilizm, ölüm, intihar filan konularını bıdır bıdır önceleri. Şu anda aynı bakışla bakmam mümkün değil. Belki zamanla geçer. Sanki beynimdeki karanlık bir alan açıldı. Dünya ile, diğer insanlar ile bağlarım bir anda artışa geçti.

2 yorum:

kirazsevdasi dedi ki...

Özgürcüm, daha senin yasadiklarini yasayamadim, ama bence normal.
Daha hamileyken bile bakıs acimin ne kadar degistigini, eskiden ne rahat konusurken simdi cumlelerde hep bi es verdigimi soyleyebilirim.
Dert olmayan seyleri dert etmemiz, dunyaya biraz yukardan bakmamiz filan bitti. (kendi adima).
Nazar konusunda, ben de de var (eskiden de vardi) iyi seyleri soyleyince kotuye doner mi takıntısı, yapacak bir sey yok :)
Keyfini çıkarmaya çalış bence, çok takılma (yapılabiliyorsa tabi :) )
Sevgiler.

esra dedi ki...

inan o kadar normal ki bu normalite durumunu hepimizin aynı şeyi hissetmesinden yola çıkarak diyorum tesadüf değil sanırım.bende de aynı duygular var henüz 10 gündür anneyim ve herkesi anlayasım var herşeye ağlayasım tüm kuramları unutup şuraya koyasım ve anneme düşkünlüğüm var...geçicek bakalım