6 Mar 2009

Annelere Tavsiyeler: Nasıl endişelenmeyi bıraktım ve yavruyu sevdim?


Blogun başlığı şu filmden geliyor: Dr. Strangelove, Or: How I Learned To Stop Worrying And Love The Bomb. Tam bir kara mizah, muhteşem bir film. "Nasıl endişelenmeyi bıraktım ve bombayı sevdim". Şimdi yavruyu bombaya benzetmiş olmayalım tabi. Serbest çağrışımın sonu yok.:)

Ela 2 ay 6 günlük. Ve bu sürede neler neler öğrendik. Tecrübemizi yazalım. Aslında bu yazı kuzunun annesinin yorgunluğuna ithafen yazılıyor. Ordan ilham aldık.

Geçen haftalarda Eloş huzursuzlandı. Gündüzleri keyifsiz, arada mızır mızır. Akşam ağlamaları, uyumada güçlük, gündüz uykuları mıymıy filan. Tabi insan delirmiş gibi okuyor. İnternetten arat arat, türkçe siteler, ingilizce siteler. Aman neyi yanlış yapıyorum diye Baby Whisperer kitabını hatmet, evdeki diğer kitaplara bak. Herkes başka bir şey desin. Gaz mıdır, reflü müdür, kolik midir nedir, nedendir derken çıldırma noktasına geliyor insan. Şimdi (bu noktada okucuyular maşallah derler) maşallah, düzenimiz oturdu. Bunu 1-Ela'nın büyümesine 2-Birbirimizi daha iyi anlar olmamıza 3-Evdekilerin (baba ve teyzenin) sabrına ve desteğine ve tecrübe kazanlamarına 4-Aldığımız bazı önlemlere bağlıyorum.

Şimdi bunlardan bahsedeceğim. İzlediğim bir video beni uyandırdı. Daha önce de linkini vermiştim. Uzman TVde bir doktor, "anne olmadan önce çok aktif ve becerikli olan kadın, anne olunca "mükemmel yetiştiricem yavrumu" duygusuyla hareket ediyor, tam öyle olamayınca stres oluyor, bu bebişe geçiyor ve döngüsel olarak ağlamalar artıyor "diyordu. Profile baktım uyuyor. Acaba öyle mi derken bir deneyelim dedik.

1- Önce kendimle başbaşa konuşma. Neyin var kızım? Neden streslisin? Öncelikle yapman gereken şu: Duygusal modların başka bir insanın duygusal modlarından etkilenmemeli. (Bunu bana öğreten eski bir doktoruma bu vesile ile selam ederim) Yani sen başka bir insanın duygularından sorumlu değilsin. Bu iki aylık bebeğin bile olsa. O ağlıyor diye, senin üzülmen gerekmez. Sen büyük olansın. Sakin ve neşeli olacaksın. Karşındaki ne yaparsa yapsın. Bağırsa da, ağlasa da, "ağla anam babam sen bebeksin", "aa yap altına tabi yapıcan ben temizlerim", "istediğin kadar uyan ben gene uyuturum seni kuşumm" şeklinde bir duygusal kabullenme yaşayacaksın. Ancak bunu yapabilmek için duygusal açıdan güçlü olman lazım. Bu nasıl olur?

2-En önemlisi uyku. Uykumu aldığımda melek gibiyim, güçlü kuvvetliyim. Sürekli uykusuzken insanın kafasının bir kısmı bebiş uyusa da ben de uyusamm diye çalışıyor. Bebiş bu anladığı için uyumuyor, o uyumayınca anne sinirleniyor, anne sinirlenince bebiş ağlıyor, o ağlayınca anne stres oluyor filan. Catch 22 durumları. Uyku sorununu çözmek gerek. Bu iki şekilde oluyor . Birincisi uyumak. İkincisi uykusuzluğu benimsemek. Bebek uyuduğunda insan her zaman uyuyamıyor. Şimdi ben o uyuduğunda mutlaka yatıyorum. (akşam 8den sonrası hariç) Uyusam da uyumasam da. En azından yatayda dinleniyorum diyorum, gözlerimi kapıyorum ve hayrettir uyuyorum da. O ufak uykular yetmeye başladı. Haftasonları bebişi babaya verip uyumalı. İnsan uykusunu alınca daha pozitif, daha güçlü.

3- Stres faktörlerini azaltmak lazım. Öncelikle stresi yenmek gerekiyor. Anne iyi olacak. Baktım ki ben sabah uyanıyorum keyifsizim, yavru keyifsiz çünkü. O ne olursa olsun keyifli olmaya karar verdim, de bu kararla olmuyor sadece. Sevgiliyle kavga çıkardım geçen, bi güzel kavga ettik. İkimiz de yorulmuşuz, bunalmışız. Sonra pambık gibi olduk. Stres geçti. Kendine zaman ayıracak bir yol bulmalı. Baktım bana en iyi gelen şey kitap okumak. Hem zihnim boşalıyor, hem de rahatlıyorum. Bebek, aile, anne konularına ennn uzak kitabı seçtim. National Geographic de belgesel izliyorum, kutup ayısı yavruları aç kalınca içim eziliyor. Yani o nedenle bebeklere, yavrulara en uzak konuda şeyler okuyorum. Kuantum fiziği, hapishane anıları gibi şeyler. (Ben de böyle bir deliyim, ne var?)

4- Eğer stres geçmiyorsa, stressiz ve yorgun olmayan birini bulmalı. Akşamları kızkardeşim ve sevgili evde oluyor. Onlar Ela'yı özlemiş oluyorlar, onu uyutmaya can atıyorlar. Ben de yorgun oluyorum. Eğer ben uyutucam diye diretirsem, stres bebeğe geçiyor. O durumda en iyisi mutlu kişiye vermek, o onunla zaman geçirsin biraz da. Ben de rahatlamanın bir yolunu bulayım. Yemek yapayım ya da boş gözlerle TVye bakayım, rahat rahat tuvalalete gideyim. Artık ne gerekiyorsa.

5-Neşeli şarkılar dinlemek. Akşam üstü huzursuzlanıyorsak, neşeli oynak şarkıları koyuyorum, onlarla hep söyleyip, hem dansediyoruz. O Eloşu çok sakinleştiriyor.

6-Gündüz uykuları. Bu uykuları muhakkak uyuması gerekiyor, isterse beş dakika olsun. Uyansın dakika başı önemli değil. Tracynin düzeninin bir bildiği var. Şu an gece 11 beslemesi hariç ona kanalize olmuş durumdayız. Gündüz uyumadığında gece çok huysuzlanıyor.

7-Banyo ile çok rahatlıyor. Genelde akşam saatlerinde uyku öncesi yaptırmak iyi geliyor. Her banyoda saçını yıkamak şart değil hem.

8- Kabullenmek. Nasıl desem, ben gündüz bebişi yatırınca beş dakika sonra ağladığında moralim bozuluyordu. Yorgun oluyordum, iki dakika dinlenmek istiyordum. Kabullendim. Her yatırışta artık uyursa ne ala, uyumazsa alırım diyorum. Şansına. Bazen güzel uyuyor, ben de dinleniyorum. Bazen de uyanıyor, ne yapalım, kısmet.

9- Hayatın diğer sorunlarıyla yüzleşmek. İnsanın kafasında başka sorunlar, endişeler varsa rahatlayamıyor. Bu konuda herkesin kendince bir çaresi var. Yoga olabilir, spor olabilir. Müzik olabilir.

10-Ben hala her emzirmeyi, her uykuyu yazıyorum. Düzeni takip açısından. Ağladığında ipucu oluyor. Hımm 1 de az yemiş, 3.5 da acıkması normal o zaman gibi.

11- Aslında insan içgüdüyle öyle çok şey biliyor ki... Anne rahat, mutlu ve keyifli olunca, zaten biliyor ne yapacağını. Çevrenin anneye destek olması lazım. Bir de anne yorulmamalı. Kuzunun annesi, eğer yemekti, ütüydü zor geliyorsa, bırak yapma. Kahraman olma. Şımart kendini. Kız kardeş bana kafeinsiz kahve aldı. Kahve yasak ya normalde. Akşamları bir fincan onu içiyorum, artık şarap yerine filan geçiyor. Arada bir dışardan yemek söylüyoruz. Yani evet yüzdeyüz sağlıklı olmayabilir ama işte anne de insan yahu. Onun keyfini yerine getirecek şeyler yapmalı.

12- Elalem. Gazı var, sazı var, sızı var. Sussuuunn lennn. Herkes kendi çocuğuna baksın. Haydi bakiim, herkes kendi kapısının önünde oynasın. Saydırmak en güzeli. Ohhh ben bazen blogdan saydırıyorum, bazen akşam saydırıyorum. Bi güzel rahatlıyorum.

13- Kendine çok güvenmek ve hiç güvenmemek. Ben anneyim bilirim ve acaba yanılıyor olabilir miyim arasında sarkaç hareketi yapmak. Ya da şöyle, tutarlı olmak. Bebişe yaklaşırken kendinden emin yaklaşmak ama emin olmamak. Bir kere gazı var sandım, meğer açmış. Zavallı çocuğa meme vermeden, sırtını ovdum durdum, çok utandım. Yani insan yanılabiliyor tabi. Ama yine de güvenli davranmalı.

14- Ah zavallı yavruuum sesinden kaçınmak. Fazla empati kurmamak. Cool durmak. Evet canım karnın ağrıyor olabilir ama aaaa baakk aspiratör gibi. :) Yani çocuk denileni anlamıyor ama duyguyu anlıyor.

15- Biz sürekli konuşuyoruz. Yani kızım ağlıyorsun, istediğin kadar ağla, ben yanındayım gibi. Paniklememek. Sanırım anahtar bu. Paniklemeden devam etmek. Sabır burada giriyor devreye.

16-Ukala olmamak. Ben bu yazıyı yazmaya oturdum ve Ela uyanıp ağladı. Ağlamayan çocuk derken tam. Yani kendi nazarım değer, o olur, bu olur. Yani bunlar kendince yollar. Bebiş dediğin bir gün öyle, bir gün böyle aslında.

17- Beklentiyi azalt. Yani bebeklerin nasıl olması gerektiğini kim biliyor ki? Aa ama bu kadar ağlamaması lazım. Yok ya? Bizim arkadaşın bebeği 7 saat ağlıyor, gayet de sağlıklı naber? Yani çocuğun da bir kişiliği var. Bizimki de böyleymiş de. O kadar çok sorun kabullendiğin, mücadeleyi kestiğin anda geçiyor ki. Aslında hayatta da öyle...

18-Gece uykusu için. Bizim anladığımız kadarıyla şu mama yüklemesi denen şey işe yarıyor. Gündüz bol bol besliyorum yavruyu. 6-8 de çift meme, fazla fazla içiyor. Bir de gündüz uykuları düzene girince gece güzel uyuyor yavru.

19-Kaka - Gaz sorunları. Bizim yeşil uçan kaka problemimiz vardı. Doktor mühim değil, normal filan dedi ama benim içime sinmedi. İçgüdü denen bişey var. Memelere dikkat etmeye başladık. Mesela saat 1de sol emzirdiysem saat3te sağ emziriyordum. Şimdi 1 de sol sağ emzirdim diyelim. saat 3te sağ sol emziriyorum. Hangi memede kaldıysam oradan devam ediyorum ki eksiklik olmasın. Still teayi kestim. Süt yapıcı hiçbirşey almıyorum. Acı yemiyorum. Yediğime içtiğime dikkat ediyorum, süt içmiyorum filan. Kakalarımız sarı. Uçan kaka döneminde gazımız da fazlaydı ve bebek huzursuzdu.

Her memeden sonra ısrarla gaz çıkarıyorum. Meme değiştirirken de. Sırtı kuvvetli kuvetli ovuyorum çıkana kadar. Emin değilsem zinco veriyorum 6 damla. Ayaklara çorap giyiyoruz mutlaka. Kendinden çoraplı altların üstüne bir çorap daha giyiyoruz. Belki bana öyle geliyordur ama çorap işe yarıyor.

20- Uyutmayı bırakmak. Bir saati geçince acaba uyuyacak mı diye geriliyordum. Bıraktım şimdi kendisi uyuyor... Uyumadan once bi vızzzlıyor sonra horrr....

Umarım işe yarar!!!!

14 yorum:

kuzunun annesi dedi ki...

Number 2 kesinlikle duruma uyuyor . Uykuuuu . Bugün insafa geldi cocugum , bir uyuduk bir dinlendik sorma :) Uyanınca mızmızdı ama daha iyiydik düne göre . Bu arada ben yemek yapmayı cok seviyorum amaaaaa.. Gecen ilk kez pizza yaptım mesela , güzelde olunca Amerikayı tekrar keşfetmiş gibi bir sevindim bir sevindim . Hem bebegime iyi bakmak için güzel seyler yemek durumunda hissediyorum kendimi .Evdede olunca yogurduma ekmegime varana kadar kendim yapıyorum valla :) O yüzden yemek mutlak yapılmalı , temizliği kasmıyorum , oldugu kadar . H.sonu kocişle yapıyoruz beraber . Yani mutfak rahatlatan aktivite , ama yetiştirme zorunlulugu olmayınca elbet . Neyse ...Eloş uyandı ..

kirazsevdasi dedi ki...

Kuzunun annesinin cok isine yarayacak eminim ama benimde saklanacak yazilarim arasina girdi.
eline saglik Özgür

Esra Günüşen Ertuğrul dedi ki...

süpersiniz....
ben hamile eğitimi yapıyorum yazınızı eğite katılan annelere okumamda sakıncası varmıdır?

aysema dedi ki...

Seninle gurur duyuyorum. Hem bebeğe bu kadar güzel bakıp hem de bu güzel yazıları paylaştığın için...

Sevgiler...

fidanihal

Ozgur dedi ki...

Kuzucum, yemek yapmak rahatlatıyorsa yap tabi:) Maşallah beceriklisin sen. Ben yoruluyorsan diye didimdi. :)
Bu ağlama işleri 6-8 hafta arası tavan yapıp sonra düzeliyormuş bu arada. Yani aslında en iyi öneri beklemek belki de... "Doğur geçer"in yerini "büyüt geçer" mi alıyor nedir,?

Ozgur dedi ki...

İşe yarıyorsam ne mutlu kiraz kardeş...

Ozgur dedi ki...

Sevgili Esra, gurur duydum. Çok sevinirim okursanız. Yaşasın.

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler Aysema öğretmenimiz. Umarım iyi bakıyorumdur...

banu dedi ki...

Çook doğru yoldasın demek istiyorum :) Düşündüm de çoğu yazdığın Mira ile gerçekten test edildi ve uygulandı.

Annenin huzuru, bebeğine %100 yansıyor. Ben Mira'dan önce son derece endişeli, stresli, mükemmeliyetçi biriyken, baktım ki yavaş yavaş değiştim. Mira'da da bunun yansımasını %100 gördüm. Bir yaşına kadar hep mutlu, skıntısız, huzurlu bir bebek oldu. Ama ne zaman bende bir arıza olsa o huzurlu bebek gitti, yerine geldi bir cadı...

İlk yazdığın maddenin bu konuda kilit olduğunu düşünüyorum. Bazılarına duygusuz geliyor ama geçekten bebeğin ağlıyor diye senin de ağlamana hiç gerek yok...

Ne yapabileceğine bakacaksın, yapamadıkların için kendini harap etmeyeceksin... ne yaparsan yapayım ağlıyor şeklinde bir yaklaşım olayı kısır bir döndügüye sokuyor. Anne olarak her durumda sakin, neşeli, huzurlu olmayı öğrenmek önemli... Bunu yapmanın yolunu da en doğrusunu bebeklikten bulmak lazım, çünkü anne olduktan sonra ömür buyunca ihtiyaç duyulacak en önemli meziyet bu :)

*ĞĂŶŶŐŔ* dedi ki...

:)yaaa çok tatlı tanrı nazarlardan korusun..

yeliz dedi ki...

harika bir yazı!! tam da yapmam gerekenler ama henüz yapamadıklarım:) umarım en kısa sürede bu düzene biz de uyacağız:)

Adsız dedi ki...

merhaba
bloğunuzu beğenerek okuyorum ve çok şey öğrendiğimi düşünüyorum 6 aylık bir kzıım var zeynom bitmek tükenmek bilmez gaz sancılarımızdan sonra az da olsa rahatladık biraz bu seferde dişlerimiz başladı hatta 2 tane çıkardık bile:)))))
kızımdan çok çok huzursuz bir anneyim kızıma tek baktığım için sanırım bazen öylece kalkmadan olduğum yerde yııların geçmesini diliyorum sonra çok kızIyorum....
çevremdeki herkes pisikolojik destek almam gerektiğini vurguluyor fakat kızıma bakacak kimse yok:))) yani herşey tezat şekilde ilerliyor allahımdan tek dileğim bir kaç ayın hızlıca geçmesi......
sizi okudukça öyle rahatladımki yazmadan geçemedim teşk iletiyorum herşey gönlününce olsun sevgiler
şerife
azemheval@mynet.com

Adsız dedi ki...

gerçekten çok hoş bir yazı. ellerinize sağlık.

Tuba dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.