1 Mar 2009

İşyeri - Ücretsiz İzin - SGK maceraları...

Bu yazıyı daha önce yazmıştım ama hırgür içinde bitmediğinden yayınlayamamıştım. İşe gidiş maceramı bir anlatayım... Geçen salı gittim aslında. 24 Şubatta. Çocuk sahibi olunca insan günübirlik yaşıyor. İki gün önce asırlar öncesi sanki. Hemen unutuyorsun. Mesela dün bebiş ağlamadı mı, soranlara "aa uslu çocuk" diyorsun. Ağladı mı, "çok yoruyor, biraz zor" diyorsun. Ya da anne olunca insan biraz balık hafızalı oluyor. Bugün yavruşla doktordan dönerken, birden çok mutlu oldum. Benim bi tane daha yapasım geldi dedim. Yani hemen değil tabi de, ikinci olur mu, olmaz mı derken, olmalı gibi bir düşünce geçti. Kardeşim de "vayyy iki ayda unutuluyormuş demek" dedi. Öyle heralde.

Gelelim iş mevzuuna.

Şirket İKsı ücretsiz izin için

* dilekçe vermem gerektiğini
* raporumu kapattırmamı
* yöneticimden olur almamı söyledi.

Yöneticiyle de yüzyüze görüşeyim dedim. Gerçi o diyalog da komik oldu. Çünkü yasal olarak izni vermek zorundalar. Neyse problem çıkmadı.

56. günümüz. SSK "rapor kapatma günü". Arkadaşlar sağ olsun yardımcı oldular. Şimdi süreci bi de ben anlatayım...

Salı günü işyerine gittim. Ela'yı da götürecektim ama hem ağlamaya başladı, susmadı. Hem de hava soğuktu derken götüremedim. Babası evde Ela'ya baktı. Anne yani bennn pek güzel eteğimi, morlu pembeli güzel kazağımı, içine gömleğimi giyip, saçlarımı savurup, makyajlar yapıp (durun durun asıl bomba şimdi) topuklu çizmelerimiii giyiip dışarı çıktım. Topuklu giymeyi seviyorum. Pek de rahat ederim normalde, koştururum tırmanırım filan. Neyse. Bir yıldan sonra ilk kez topuklu giyince Aşkı Memnu'nun Bihter'ine döndüm. Gerçi röportajında okudum. Çekimlerde saatlerce ayakta durmaktan ayakları sızlıyormuş, ondan öyle acemi yürüyormuş, yazık. Bari kıza bazı sahnelerde de terlik, pufuduk giydirseler, arada bir pijama, bir pamuklu bir eşofman giysin. Karışmiyim... Neyse giydim topuklu çizmelerimi kokoş hallerde işe gittik.

Ücretsiz izin için dilekçeyi yazdım bi güzel. Verilen akıllara uyarak (teşekkürler Özlem!) altı aylık istiyorum dedim. İşe gidince herkes beni gördüğüne çok sevindi. Ben de onları gördüğüme sevindim. Bir an işyeri gözüme pek güzel gözüktü. Dışarı çıkmak iyi geldi. Geceler boyu çalışmalarımı unutmuşum, onlar da benim stres anlarımda hayt huyt etmelerimi unutmuş(gibilerdi)lar. Komik diyaloglar yaptık.

* K: Ee aşkı memnuyu izliyormuşsun...
* OA: Evet doğurunca zekam düştü, birden hayattan, tvden, dizilerden daha bir zevk alır oldum.
* K: Sabah sabah seda sayan da izliyor musun?
* OA: hayır gündüzleri cnbce izliyorum daha çok.
* K: oo ekonomist olursun sen bu gidişle. ne alalım, dolar mı, euro mu?
* OA: altın alın bence, aldı başını gidiyor.
* K: maden al diyorsun..
* OA: madem demişken titanyum da alabilirsiniz, malum uçakların dış yüzeyi ondan yapılıyor. (içimdeki ses "sen artık eve git") discovery de izliyorum heheheh. Kaçar... (Sohbet etmeyi unuttum diye korktum.)

Asıl bomba her evlenenin ve doğuranun yaptığı enn bayık şeyi ben de yaptım ve ne diyeceğimi bilemediğimden "aa siz de yapın çok güzel duyguu" diye çocuksuzlara gaz verdim. Kendimi çok kınadım sonra ama hazırlıksız yakalanmıştım. Yöneticilerle de konuştum. Ne desinler, bir tanesi pek endişelendi ama dedim, "bir kaç ay geçsin, part time filan bişi ayarlarız çok gerekirse" dedim. Ne yapalım.

Koşa koşa eve geldim sonra. Ela tabi ben yokken babayı bir miktar ağlamasıyla delirtmiş. Kapıdan girdiğim gibi de sustu. Bana da yapıyor aynısını. Ağla ağla baba içeri girince melek. Burdan "dışardan geleni" sevdiğini anladık. Bana kastı yokmuş küçük sincapın.

Asıl rapor kapatma seansı vardı. O işe sevgili gönüllü oldu. Beklenen doğum tarihine 2 ay kala SSK ile anlaşmalı özel hastaneye gitmiş, doktordan olur almıştım. O sırada bana bir belge verdiler. Genelde kadınlar "32. haftaya kadar çalışabilir" raporu alıyorlar. Benim öyle bir niyetim yoktu. Bana "32. haftaya kadar çalışamaz" raporu verdiler. Hastanedeki bu işle uğraşan arkadaşa sordum, bana iş göremezlik belgesi vermeniz gerekmiyor mu diye, yo hayır elinizdeki belge dedi. Tekrar sordum. Tekrar sordum. İşyerinde sağlık birimine sordum. İnsan kaynakları departmanına sordum. İçim pek huzursuz oldu, ama bana pimpirikli deli muamelesi yaptılar. Doğumu aynı hastanede yaptım, ikinci kısmını başlatmaları gerekiyordu.

Sevgili bir gidiyor ki hastaneye, 1. belge yanlış. Çalışan kişi "bana ne size yanlış vermişler" diyor. Dünyanın en sakin insanlarından olan, peygamber soyundan koca delirmiş. "E kardeşim bunu senin hastanen verdi" diyor. Çalışan bayan, "ben o zaman izinliydim bilemiycem" çekiyor. Sonra, doğumdan sonraki izin için "olmaz yapamayız mıy mıy" yapıyor. Benim miyadım geçtiği için o haftaya rapor almıştım. Daha doğrusu rapor vermişlerdi. Çünkü 8 haftalık izin bitiyor. İkinci sekiz haftada başlamamış oluyor. Arada zaman kalırsa rapor alıyorsun. Ben de almıştım. Kadın "yoo o rapor geçersiz vs."

Koca delirmiş bir şekilde eve geldi. Öğlen olmuştu zaten. O gelene kadar ben hastanenin hasta hakları kısmını aradım. Dedim böyle böyle: "yanlışlık olsa bile ben yapmadım, sizin hastaneniz yaptı, derhal düzeltin. " Onlar da sağolsunlar, aradılar gereken yerleri. Telefon geldi, tamam çözüyoruz diye. Akıllı bir doktor hanım vardı bana raporu veren koca gidince onu buldu, sağolsun o yardımcı oldu. Sorun şıp diye çözüldü. Raporum kapanmış oldu. Henüz SSKya gidip belgeleri vermediğimden, başka arıza var mı bilmiyorum. Olursa söylerim. Ne acayip değil mi? Ben zaten fena halde kıllanmıştım ilk verdiklerinde. O kadar sordum, sordum. Hani sormasam neyse, nasıl kendinden emin "belge budur" diyor... Bu anlayışa sinir oldum. Bir de küçük insanların "ben çok önemliyim", "vazgeçilmezim" triplerinde insana arıza çıkarması yok mu. Ya nasılsa yapacaksın şu işi, ne diye insanı delirtiyorsun? Yani koca işten izin alamasa, ben bebekle gitsem oralara dolanıp durucam durduk yere. Zulüm. Ayrıca mühim bir konu, neden yanlış belge veriyorsun... Öyle gıcık olduk ama sorun çözüldü.

İzin zarfında işyeri maaşımı yatırdığımdan, parayı alıp işyerine vereceğim.

İşte böyle arkadaşlar. Gereken belgeler
  • iş göremezlik belgesi.
  • o belgenin alındığı tarihe ait vizite kağıdı
  • doğum yapılan güne ait vizite kağıdı
  • 56. güne dair vizite kağıdı
  • nüfus cüzdanı fotokopisi.
Kolay gelsin....

Hiç yorum yok: