9 Mar 2009

Sınırlar ve Sobe

Kiraz sevdası sormuş, demiş ki :

"Bazı arkadaşlarımızın çocukları var, bizim eve geldiklerinde her çekmeceye saldırıp, boylarının ulaşabildiği herşeyi karıştırmak isteyen, hatta karıştıran. Her odaya girmek isteyip, hayır orası benim özel odam cevabı alınca tepinmeye başlayan. Anneleri ve babaları tarafından sadece ‘Kimyoooonnn yapma kızım’ denilip başka hiçbir önlem alınmadığı için yaptığı şeye devam eden… Ve de bizi onlar gittikten sonra evi toplamak durumunda bırakan. (kimyon nasıl bir isim çağrışımı diye merak edenlere not: Doğum sonrası yemeklere kimyon ilave etmek sütte gazı engelliyormuş, ne yapayım en güncel konu bu, normal isim bulamadım).



Açıkçası ben kimsenin benim arkamdan, o anne hakkında hissettiğim şeyleri hissetmesini istemiyorum. Haliyle, cancanıma özellikle başkalarının evindeki davranışları hakkında çok sıkı bir eğitim verme derdindeyim (inşallah). Ama bu eğitimi nasıl verebilirim? Bir arkadaşım, kendi evinde sınırları olursa, başka evlerdeki sınırları da tanıyorlar demişti. Diğer yandan da çocuğa sürekli hayır demek istememek mevzusu gibi derin bi konu var."



Pek üzerine düşündüğüm bir konu değildi, ama vesile oldu şimdi. Sanırım evimize hiç çocuk gelmediğinden. Şimdi farketdiyorum ki, evimize hiç çocuklu misafir gelmemiş. Ancak farkettim ki, evimize gelen büyüklerde de bir sınır sorunu olabiliyor. Gelen misafir kapısı kapalı olan bir odaya dalabiliyor mesela ve bu beni fena halde gıcık ediyor. Gelen kişi ne kadar yakın olursa olsun. Misafirlerde rahatsız olduğum davranışlar diye liste yapsam başta bu gelir. Dolapları açma, odalara girme. Misafir odası diye bir şey var, orda otur di mi. Bence bu tarz davranışlar bu kişilerde sınırlarla ilgili bir sorundan kaynaklanıyor. Sen nerde başlıyorsun, o nerede bitiyor anlayamadığı için.

Çocuklarla ilgili olarak düşününce bilemedim. Hayal edemedim bir an. Kendi çocukluğumdan hatırladığım, annem dışarıda nasıl davrandığıma çok önem verirdi. Mesela her misafirlik dönüşü yaptığım iyi-kötü şeyleri anlatırdı. Nasıl desem, evde yapsam çok büyük sorun olmayan şeyler dışarda yapınca ayıptı. Hani anlaşma gibi. Dışarda efendi olacaksın. Küçükken bunu bilirdim ben. Yani illa bir cadılık yapacaksam da dışarda yapmayacam. Bir gün bir misafirlik dönüşü annem yolda şu davranışın yanlıştı filan dememişti de "aa galiba ben büyüdüm" diye çok sevinmiştim.

Anahtar denge ve anlayış sanırım. Bir de yaştan yaşa fark var. Üç yaşındaki tepkinle bir yaşındaki aynı olmaz. Hiç karışmamak doğru değil ama sıkı terbiye de doğru gelmedi. Bilmiyorum.

Bilemedim yani.

Bir de ben kitap annesiyim. Hocam daha o konuya gelmedik demek istiyorum:)))
Bu soruyu deneyimli annelere sormak gerek.
mummy ve anne ve bebişi ne düşünürsünüz?

selamlar...

4 yorum:

gunebakan dedi ki...

maalesef her annenin bir stili var. ben 6 senede ancak hazmedebilmeye basladim, bana dogru gelmeyen davranislari da yapabilen anneler olabilecegini.
hala icten ice sinir oluyorum, hala yapilan bazi seyleri cok yanlis buluyorum. ama artik daha az yargiliyorum. bu da onun tarzi diyorum.
benim kizim hic oyle karistirici bir cocuk olmadi. ben biraz kontrollu bir anneyim. ben de gittigim yerlerde saldim cayira deyip birakmadim. eline kurabiyeyi verip, kirinti dokture dokture dolastirmadim. yanina oturdum, birsey yiyeceksek beraber yedik ve kalktik masadan. evimizi ona gore duzenledik biz. keskin koselerden, ivir zivirlardan, tehlike yaratabilecek esyalardan arindirdik. surekli yapma yapma demek yerine cekmece de dolaplara kilit taktik. ama hepsine degil. bazilarina mesela kendisi icin zararli olmayacak seyleri koyduk. plastik kepceler, kasiklar mesela. gittigimiz yerlerde de hic bir zaman bir cekmece dolap acmadi. hicbir sey karistirmadi. cocuklu evlerdeki oyuncaklar ona yetti. cocuksuz evlerde de ben yanimda oyuncak tasidim. ama benzer durumlar ben de yasiyorum. anneler ozgur birakmak adina mi bilmiyorum, benim gibi davranmiyorlar. cocuk elinde kurabiye kirintilarini doke saca evimin dort kosesinde geziyor. dolap iclerini karistiriyor. gorursem, baska bir oyuncak verip kibarca dikkatini cekip mudahale ediyorum, annesi birsey yapmiyorsa. ama icten ice de sinir oluyorum.
yine uzun yazdim ama bence cocuga sinirlar ogretilmeli. daha dun kizimizin okulunun psikologu da bize bu merkezde konustu. cocugun sinirlara ihtiyac duydugundan bahsetti. sinir konmayan, ozgur ve demokrat bir aileyiz biz diye buyutulen cocuklarin ergenlik donemlerinin daha zor ve sıkıntılı gectiginden soz etti.

kirazsevdasi dedi ki...

Özgür, bu bir tek bizde var sanıyordum. Yalniz degilmisim. Biz de de var 35 yasinda koskoca bi arkadas orayı burayı dolasmayi pek bir seven.şaka gibi bir adam...hırrrr.
neyse heralde bizim nesil oyleydi, ya da bizim anneler oyleydi, sanki default yuklenmis gibi hepimiz misafirlikte usluymusuz baksana.
Heralde iletisim sabir ve cocuga disarda da sahip cikmakla halledilebilir gozukuyor. Tabii cocugun kendi 'huyu' da var bir de.
offf

Ozgur dedi ki...

Gunebakan, çok sağol yorumun için. Bak hiç düşünmemişim bile bir kez çocuk misafirlikte bişey nasıl yer diye... Ne tuhaf, hiç çocuklu misafir de gelmemiş bize.

Sınırlar önemli bence. Özgürlük başka bir konu. Ama herhalde yine önemli olan doğru ayarda olmak. Tecrübeli anneleri dinlemek çok iyi oluyor.

Bir de şunu merak ediyorum. Misafirlikte saldım çayıra çocuklar evde de öyle mi acaba? Yani anneler misafirlikte mi serbest bırakıyorlar. Kendi evlerinde aynı alanı tanıyorlar mı? Nedense sanmıyorum. Kadınlar tuhaf bazen.

Ozgur dedi ki...

Sevgili kiraz sevdası,
Merak etme. Bunlar bizim değil mi:) Anneye çekerler heralde biraz. Başkalarının alanına çok saygılıyımdır vallahi. Benimkine saygılı olmayan olursa da çemkiririm:)