6 Mar 2009

Yemekteyiz - Ela

Dün kızımla zeytinyağlı kereviz pişirdik. Kerevizi çok severim, sadece zeytinyağlı yaparım. Enginar gibi olur tam. Keşke fotoğrafını da çekseydim. Neyse artık bir dahakine.

Anakucağını mutfağa taşıdım. Bir yandan yaptığım herşeyi anlattım bir yandan kerevizleri soydum. Şimdi Ela'cım kerevizleri soyuyoruz, sonraa dilimliyoruz. İşte dilimlerken elimizi kesmemeye dikkat ediyoruz. Pek eğlendik. Biraz daha yavaş oluyor hazırlaması ama Eloş da, ben de mutluyduk.

Hayatımız daha bir düzene girdi gibi. Bakalım, bugün de zeytinyağlı pırasa yapmaya çalışacağız.

Ben süper annelerden değilim, daha önce süper kadınlardan da değildim. Hani ev sürekli tertemiz ve toplu, her akşam üç çeşit yemek ve salata hazır, alışverişler pazardan itinayla yapılmış filan. Daha çok ev dağınık ama kendi içinde düzenli bir dağınıklık, yemek fırsat bulunca yap (zaten bebişten önce eve 9dan önce gelemediğimizde işyerinde dışardan söyle), temizlik eve gelen ablaya emanet. Popomuzun yer gördüğü yoktu bir yandan, olduğunda da iş yapasımız gelmiyordu.

Şimdi zaman yavaşladı biraz. Öncelik her zaman annelikte. Hamaratlık ve anneliği beraber beceremeyeceksem anne olayım önce. Ama baktık annelik fena gitmiyor, yemek de yapmaya, ortalığı daha düzenli ve temiz tutmaya başladık.

"Her çocuk farklı düşünür" diye bir kitabımız var. Bu arada bu çocuklara yönelik kitapları okudukça insan kendini ve çevresini çok daha ilgi algılamaya başlıyor. Diyelim bir insanla ömür boyu bir konuda anlaşamadınız. Çok basit. Karakterleriniz farklı, yapacak bir şey yok. Aslında dediğim şey çok sıradan ve açık ama hayatı yaşarken öyle olmuyor işte. İnsan illa hayııır benim yolum doğruuusuu diye tutturmak istiyor. Neyse. Kitap dört karakter tipinden bahsetmiş.

Düzenli
Uyumlu
Yenilikçi
Öncelikçi.

Çocuk ve anne bu tiplerden birine giriyorlar. Ben tespit ettim ki ben tam bir öncelikçiyim. Bu insanlar işleri öncelik sırasına koyar önemlileri yapmaya çalışırlarmış. Mesela az önce dedim ya, önce Ela gelir. Ela oyun oynamak istiyorsa yemekmiş, temizlikmiş her iş bekler. Halbuki düzenli bir tip olsam, çocuğumla da oynamak isterim ama belirli bir düzen olmadıkça, herşey yerli yerinde olmadıkça huzursuzlanıp dururmuşum. Yenilikçiler, çabuk sıkılan ve sürekli yeni bir şey arayan tipler. Uyumlular ise insan odaklı. Mesela benim eşim uyumlulara girer. İnsanları kırmak istemez. Ben bana göre daha öncelik bir şey olduğunda "hadi baybay" der çat diye kapatırım telefonu. Uyumlu için insanlar hep önceliklidir. Önce usturuplu bir şekilde telefonu kapatır, sonra ne iş varsa ona bakar. Biz bu yüzden az kavga etmemişizdir mesela. Halbuki işte durum belli. Karakterlerimiz farklı.

Annem de düzenli karakterine uyuyor. Temiz, titiz. Herşey yolunda, herşey kuralına uygun. Öncelikçiler aslan soyundan olduklarından yeterince önemli görmedikleri işleri (ortalığı toplamak gibi) yapmazlarmış. (Büyük işlerin adamılar ya, daha mühim şeyler var!) Kaç kere kitap okumak için evi darmadağın bırakmışımdır. Ama öncelikçilerle düzenliler iyi anlaşırmış, çünkü ikisi de aslında tertipten hoşlanırmış. Tek sorun öncelikçinin işleri başkasının yapmasına pek itirazı olmamasıymış. (Yönetici tiplermiş bu öncelikçiler. Ortalık düzenli olsun ama ben yapmayayım, seni seniiii.)

Ben çok yüzeysel anlatabildim tabi. Çocuğunuzun öncelikçi karakteri varsa, onu farklı şekilde motive edebilirsiniz diyor kitap. Diyelim oda toplanacak. Ben bu odayı onbeş dakikada toplarım diyin, o ben on dakikada toplarım der ve yapar diyor. Böyle iddalaşılacakmış biraz.

Aman Ela uyandı... Koşayım.

Kitabın adı :
Her Çocuk Farklı Düşünür
Yazar:
Lanna Nakone

7 yorum:

Birinci Tekir Şahıs dedi ki...

Kereviz, Enginar, Brüksel Lahanası gibi sebzeleri hamile kalana dek yememiştim, uzak dururdum hep. Hala kereviz ve enginarı ayrıştıramıyorum tabakta o ayrı :) Birini portakallı yapıyor annem, bir denedim bayıldım! Meğer neler kaçırmışım ben... Afiyet olsun, süt olsun diyelim...:)
sevgiler.

kuzunun annesi dedi ki...

Bizde mutfakta aynı pozisyondayız. Hatun büyüyene kadar baya birseyler kapacak gibi annesinden. Bizde enginar yaptık bugün :)Bu arada neden blog listende yokuz , küstün mü bize :(

Ozgur dedi ki...

Sevgili Birinci Tekir Şahıs,
Kerevize de enginara da bayılırım:) Portakallı denemedim hiç ama aklımda. Bakalım evdeyken denemeli. Ohh size de afiyet şeker. öperim.

Ozgur dedi ki...

Sevgili kuzunun annesi,
Ya di mi, böyle mutfakta konuşa konuşa acaba kaparlar mı bişeyler? Ohh canımız enginar istedi, pazardan alalım haftaya yapalım. Aslında enginar dolma yapmalı ama ben yapraklarını daha çok sevdiğimden bağlaması zahmetli oluyor. Canım İzmir yemekleri.

Bu arada blog listesine eklemiştim, hatta ilk eklediklerimden, bir de ne göreyim yok! Blogu yenilerken teknik bir arızaya kurban gitti sanırım, yoksa unutur muyum hiç!:(

Ayşe dedi ki...

canlarim ya... Elinize saglik ikinizin de. yavas falan, bosver, boyle boyle bir rutin oturtacaksiniz... :) Z.yagli pirasa nasil oldu, ondan da haber ver... :P ben de mi yapsam bugun aslinda?

cocuk karakteri konusunda ise cok haklisin. bazen hata ediyoruz, onlari sadece bebek olarak goruyo, fikirleri oldugunu dusunmuyoruz. Ama sonuc olarak bu yavrular bizim kucuk halimiz. Zaten dillenince, dertlerini bir sekilde anlattiklarinda karakterlerini dusuncelerini hepsini goruyoruz...

cok sevgiler Ela ve Ozgur..

Esra Günüşen Ertuğrul dedi ki...

elinize sağlık...bende zeytinyağlı enginarı ve portakallı kerevizi severim. Okuyunca canım istedi doğrusu. eve gidip,enginar yapmayı planlıyorum...
bu arada bebekler düşümdüğünüzden daha güçlü ve akıllılarmış.,beraber çalıştığımız psikoloğumuz söylemişti. onunla konuşmak bebeişinizin gelişimine de katkı sağlıyormuş.... okuduğunuz kitabı da alıp, okumayıo planlıyorum...yaptığım eğitimlerde bana yararı dokunabilir...o nedenle size çok teşekkürler..

Esra Günüşen Ertuğrul dedi ki...

elinize sağlık...bende zeytinyağlı enginarı ve portakallı kerevizi severim. Okuyunca canım istedi doğrusu. eve gidip,enginar yapmayı planlıyorum...
bu arada bebekler düşümdüğünüzden daha güçlü ve akıllılarmış.,beraber çalıştığımız psikoloğumuz söylemişti. onunla konuşmak bebeişinizin gelişimine de katkı sağlıyormuş.... okuduğunuz kitabı da alıp, okumayıo planlıyorum...yaptığım eğitimlerde bana yararı dokunabilir...o nedenle size çok teşekkürler..