7 May 2009

Bebek Ağlama Türleri

Ela büyüdükçe ve bilişsel becerileri arttıkça artık iletişimde yeni denizlere yelken açmakta olduğumuzu farkediyorum. Artık çıkardığı sesler daha adlandırılabilir oldu. Benim kulağım ve ona dair hislerim keskinleşti. İlk zamanlardaki gibi ağladı/ağlamadı, ağladı = dert, ağlamadı = mutlu durumları geride kaldı. Bu dönem geçip gitmeden ağlamalarımızı ve benim anladığım anlamları kayda geçirmek istedim...

Ağlama Türleri
"Uykum Var Ama Uyuyamıyorum" Ağlaması:

Buna ağlamadan çok mızıldanma demek daha doğru aslında. Uykusu geldiğinde ama bir şekilde dalamadığında, fazla uyarıldığında ya da yorgun olduğunda mız mız mızz eder, aynı zamanda gözlerini ovuşturur, başını omuzdaysa bir sağa bir sola çevirir, enseye sokulur. Yataktaysa bir o yana, bir bu yana döner hızlıca. En iyi çaresi uyumaktır.

"Memeler Gelmiş, Sabrım Kalmamış" Ağlaması:

Yemek vakti geldiğinde, anne emzirme köşküne yerleşip, pozisyon aldığında "ehe ehe ehe" diye "vermezsen ağlarım" tadında bir ağlama/gülme karışımı bir türdür. Sanki şu ana kadar sabrettim ama on saniye daha dayanamam, patlarım demek istemektedir.

"Ben Açım Diyorum Sen Ne Diyorsun" Ağlaması:

Diyelim sabah uyandı, ben de gittim aldım. Sonra ellerimi yıkayayım, öyle emzireyim dedim. On saniyeliğine yatağa geri koydum ki, elimi yıkayıp geleyim. Tam o noktada, "anne gelmiş sevinmişken neden beslenmek yerine tekrar yatağıma koyuluyorum, anlamadı bu salak kadın" şeklinde bir hayal kırıklığına uğramış bir ağlamadır. İçler acısıdır.

"Gerçekten Açım Diyorum" Ağlaması:

Ortalık yıkılır. Yanlış anlamak zordur. Acemilikte gaz sancısıyla karıştırılabilir. Canhıraştır. Çevredekilerin hatta komşuların tansiyonu yükselir. İnsan türünün devamını sağlayan ağlamalardandır bence.

"Kötü Rüya Gördüm" Ağlaması:

Bir anda uykudan ağlayarak uyanır ve kucağa almadan katiyen susmaz. Kucağa alınca da susmaz. İki elle sarılır, başı enseye gömer, içli içli ağlar. Çok dokunaklıdır ama fazla uzun sürmez. Sıcaklık iyi gelir, hem anneye, hem yavruya.

"Efkarım Birikti, Sığmaz İçime" Ağlaması:

Fazla kalabalık ve aktif bir günün ardından, uyku zorluğu da çekince, istemediği bir kucağa gidince, "anneeee kurtar benii"ye benzeyen bir ifade ile bol gözyaşlı bir ağlama türüdür. Kucağa yapışır, anneyi katiyen bırakmaz. Yerini kimse tutmaz. Anne ile bütünleşerek ağlar, göz yaşları akar, çok çaresiz ağlamadır. İnsanın ciğeri sızlar. Ama dünyanın en tatlı ağlamasıdır bir yandan. Sizin de kendi annenize sarılıp ağlayasınız gelir. İnsanın içini temizler.

"Uyyy Anaaamm" Ağlaması:

Genelde aşı gibi, can acıması halinde olan bir ağlamadır. Gözler kısılır, bir anda hayretle çevreye bakar. "Bunu bana nasıl yaparsınız" der gibi hayretler içinde ağlar. Tam da anlamaz ne olduğunu. Acı geçince kendiliğinden biter.

Altım Islak Ağlaması:

Bu diğerleri kadar canhıraş değil. Genel bir sıkıntı ağlaması gibi. Çok yüksek bir desibelde başlamaz. Uzatırsanız ehh der. Mızır mızır sesler çıkarır. Hareket edince azalır ya da artar. Altını değiştirme masasına yaklaşırken bile gülücükler gelebilir...

Biiir Çok Sıkıldım, İkiiii Yerim Çok Dar Ağlaması:

Bu altım ıslakla karışabilir. Tonu düşük, arada çığlık şeklinde olabilir. İlgilenmedikçe artar. İlk anda alıp pozisyon değiştirirseniz hemen ortadan kalkar. Erişemeyecek bir noktadaysanız, (ana kucağında bıraktınız tuvalete gittiniz mesela) tonu giderek artar, sonunda ciddi ağlamaya dönüşebilir. Hani "anne, acil durum yok, beni ihmal etmeyin" gibi bişiydir.

"Al Beni, Götür Burdan" Ağlaması:

Eve misafir geldiğinde ve bir anda bir sürü insan üstüne geldiğinde, yorulduğunda ana-kız ortak yapım bir ağlamadır bu. O ağlar, ben de pek rahatlarım. "Bakın ağlıyor, içeri götüreyim" der, götürür sakinleştiririm. İçeri gidince dedikodu yapar, eğleniriz ana kız. Böylece fazla sıkıntı yaşamamış oluruz.

Banyo Sonrası Ağlaması:

Bu eskiden olurdu, artık olmuyor. Sanırım alıştı. "Nee, giyiniyor muyuz, ben daha yıkancaktımmm" türü bir şeydi. Hatta havluya çiş yapardı ki, tekrar yıkayalım. Bu nedenle her daim kovanın dibinde çiş suyu bırakıyoruz. Ama bunu bir aydır filan yapmadı hiç. Ehh büyüyoruz, ayrıca havalar ısınınca banyolar da uzadı.

İlk anda aklıma bunlar geldi. Daha gelirse eklemeler yaparım.

Sevgilerimle.

7 yorum:

Ayşe dedi ki...

of bu supermis arkadasim ya... hakikaten simdi dusunuyorum da...

eline, parmaklarina saglik.

ilknur malcı dedi ki...

ilahi bunları sen mi yazıyorsun? gülerek okudum akşam akşam :))

gunebakan dedi ki...

çok şeker yazmışsın bayıldım...
süper gözlemcisin vallahi...

Ozgur dedi ki...

Saol Ayşecim:)

Ben yazıyorum İlknur, ama söyleyene değil, söyletene bak demişler:)

Teşekkür ederim Günebakan kardeşim:)

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

çok tatlı yazmışsın

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler Hülyanın Tunası:)

Seyhan dedi ki...

hakkettende böyle ağlıyor ya süper anlatmışsın...