28 May 2009

Bir Doktor Kontrolü, Bir Ev Temizliği ve Bir Güzel


Dün doktor kontrolüm vardı, bu defa benim. Gittim kadın doğumcuma, dedik bizim myomlar vardı ne alemdeler. Haberler çok iyi değil. Ameliyat olunacak, sadece zamanına karar vermek gerekli. Üç ay sonra tekrar gideceğim ve gidişata bakılacak. İnsan ürküyor biraz. Gerçi dermansız dert vermesin Allah diyorum her zaman. Emzirirken zor. Umarım her şey yolunda gider. Çok uğraştırmaz bizi.

Annem burda, bir türlü yollamadık. Hastalık sonrası anca kendime bugün gelmişim tam olarak. Bir kaç gündür de evi düzenleme işine giriştik. Bahsetmiştim biraz. Attık, attık. Yok bitmiyor. İçerde eski çalışma, yeni misafir odamızın kitaplıklarını boşaltmaya karar verdik. Bir kısmı gidecek, bir kısmı kolilenecek, artık daha büyük bir eve geçene kadar gözden ve gönülden ırak olacak. Bu da enteresan bi durum. İlla elinin altında olsun istiyorsun. Okumuşum zaten. Ne yapıcam elimin altında. Böyle derim, kaldırırım ve bişey olur lazım olur. Murphy sağolsun. Olsun, kararım kesin. Sevgili kişisisinin makaleleri dağlara taşlara sığmaz. Kaldıralım dersem bozulur. Onu kızdırmak için yakıvericem hepsini gibi acımasız ve hunhar sözler ederim. hehehe. Atar mıyım hiç, sevgilimin kıymetttlimmsssi onlar. Benim de kitaplarım. Sekaya çalışıyoruz ailecek. Eski dergileri filan hep kağıt dönüşüme vereceğiz, ayırdık. Ne kaldı dersek... Ela'ya oda yapmamıştık biz. Hala bizim odada uyuyor. Artık vakit geldi gibi. Yan oda onun odası olacak. Dolayısıyla kitaplar, kitaplıklara elveda. Salonda yer olsa koyarım ama salonda da zaten üç adet ağzına kadar dolu. Çift sıralara geçtik. Kütüphane ne güzel şey aslında. ABDde o olaya bayılmıştım. Neredeyse her mahallede var gibi bişeydi. Üstelik belirli bir bölgede geçerli bir kart ve birinden aldığın kitabo öbürüne teslim edebiliyorsun. Orda yoksa başka yerden istetiyorsun. Her yıl alınmasını istediğin kitapları veriyorsun. Alıp haftalarca okuyor, internetten süreyi uzatıyorsun filan. Gerçi öyle de elinde kalmamış oluyor. Ama neden kalsın ki hep elinin altındaysa. Dere kenarında yaşıyorsan neden su biriktiresin. Hep orda.

Eloş uykuda, sevgili uykuda. Ben de yatsam iyi olur. Ancak "kendime zaman ayırmak" denen şey hayal gibi. Hatta öyle ki öyle bir zamanım olduğunda ne yapacağımı bilmiyorum. Bugün Eloş akşamüstü şekerleme yaparken yeni bir kitaba başladım. "Yunus Emre ve tasavvuf" sonra uyandı ama fazla ses etmedi. Ben de oyuncak verdim yanına ve okumaya devam ettim. Bir süre o oynadı, ben okudum. Beraber zaman geçirdik.

Hastalık nedeniyle biraz az ilgilendim ya kızımla, kucakçı olmuşum. Sürekli kucağıma alıp öpüp koklamak istiyorum. Bir mama sandalyesi aldık. Hiç öyle fazla araştırmadan etmeden alıverdik, içim biraz huzursuz. Babamız kurdu duruyor salonun ortasında. Henüz ana kucağında yiyoruz yemeğimizi. Dik oturma aparatı var onda, çok işe yaradı. Bugün armut yedi ilk kez kızım. Önce suyundan içti, sonra posasından yedi. Pirinç gevreği için sürekli süt sağıyorum. Avent pompayla daha ustayım ama memnun değilim. Fazla süt çıkaramıyorum, yoruluyorum, sıkılıyorum. Sütlü pirinci seviyor, ben de seviniyorum. Hem ek mamayı da sütlü almış oluyor.

Eloşumun boyu uzuyor. Çok hareketli bi de. Bugün neredeyse karşılıklı oynadık. Oynadık derken şıkıdım şıkıdım oynadık. Tempoya çok duyarlı. Belki hepsi öyledir. Müziğin ritmiyle hareket edince sevinçten çıldırıyor. Mesela oyuncağı müziğe uydurursam. Dünyalar onun. Anneanneyle hem suç ortağı, hem oyun arkadaşı gibiler. Eloş tekme atıyor, anneanne ahh diye düşer gibi yapıyor. Ayakta saçları sallıyor. Eloş çılgına dönüyor. Çok seviniyor kerata. İlknurun yazısı aklıma geliyor hep. Benim annem hem doktor, hem maymun, hem şaklaban. Evet biziz onlar.

Bugün yatakta kendi ekseni etrafında ve yatağın etrafında dönerek beni şoka soktu. Her düzlemde hareketi var çocuğun. Tam 360 derece döndü. Ayakları yatağın kenarına dayayıp güç alıyor. Dönüyor. Sonra bana bakıyor. Alem şey.

Bu hafta randevumuz var çocuk doktorumuzla. Bakalım başka ne gibi maceralar bizi bekliyor.

Biraz kendimize gelsek de sosyalleşsek. Eloşun benden çok arkadaşı var ayol:)




7 yorum:

Ayşe dedi ki...

Ozgurcum, dedigin gibi allah dermansiz dert vermesin, cok sukur doktor var, teknoloji var... annen, esin yardimci... Cok keyifli isler degil ama, olup bitecek iste, herseyin basi saglik...

buradaki kutuphanelere bayiliyorum da, kitap almaya doyamiyorum... annemlerin evi de yerden goge kitap, benim ufacik yeni baslamis kitapligim da... turkiye'de, burada, okulda ofiste, donerken ne yapacam onlari Allah bilir... Halil'in makalelerini sorma, atsak iyi olacak. nasil olsa heran elimizin altinda internet var. bir bibliografya yapip geridonusum yapmak geliyor icimden...

Elos cok buyudu resimlerden belli oluyor, Allah nazardan korusun...

hadi cok sevgiler hepinize... kolay gelsin...

Ece Nur'un Annesi "Mine" dedi ki...

YERİM SENİN O TİPİNİ :)

Anne ve Bebisi dedi ki...

Oncelikle gecmis olsun. Insallah zamani gelince hallolur, kurtulursun.

Ben de hic ayrılmak ıstemiyorum kitaplarimdan :) Kitaba yer acilsin diye esya atarim evden, o derece :)

Ustelik dere kenarinda olmama ragmen :) O dere tamam ama ben arada gidip baska derelerden su getirip onlari biriktiriyorum :D


Dergileri ciltlettirmeyi dusundunuz mu?

Elos ise zaten hep bir numara;)) Fistik kiz, fistik :))

Birinci Tekir Şahıs dedi ki...

Özgür, geçmiş olsun. İnşallah kısa ve acısız bir şekilde kurtulursun.

Ela'nın ilk foto süper. Islık çalmaya mı başladı ne? :)

Atma ve biriktirmede üstümüze yok sanırdım, bizim kütüphane hep çift sıra, öyle ki bazen evdeki kitabın varlığını unutup aynısından bir tane daha alıyorum-alıyoruz. İnternette kütüphane programları var, onlardan yararlanmak düşünülebilir. Son bir not daha: Kütüphane evet güzel ve sonsuz faydalı ama geceyarısı yatağından kalkıp eskiden okuduğun bir kitabın bir cümlesini bir kez daha okumak, bazı cümlelerin altını çizmek veya ruh haline göre küçük notlar almak da güzel öyle değil mi?

Sevgiler.
Tekir&Ada

Anne Duru dedi ki...

merhaba özgür,
öncelikle çok geçmiş olsun inşallah kısa sürede ve kolayca halledersin sağlık problemini..
bizim bu kızlar gizliden plan mı yapıyo acaba????derin'i dün bilgisayarın başında yakaladım:)))biz de feneryolundayız...heyecanla buluşmayı bekliyoruz...yoğun olan sensin bu aralar..size biz uyalım:)

Ozgur dedi ki...

Çok saol Ayşe'cim. Bakalım şu ameliyatı da atlatsak. İstiyorum ki en azından Ela 1 yaşına gelse de öyle olsam.

Ya kitap almaya doyamıyoruz işte. Hepimizin kaderi. Kütüphane dedim ya Abdden dönerken kaç bavul kitap taşıdım geri. Bu sürekli taşıma hali fena. Yıllardır ordan oraya sürükle dur. Al al al. Makalelere gelince. Benim sevgiloşum hem cep telefonunda okur, hem ipod aldı onda okur. Hem de print eder eder saklar. Öyle okumayı sever. Hepsinin softu var ama kesmez. Olsun seviyoruz araştırmacı bireyleri, napalım.

Eloş büyüyor teyzesi. Gelince çok şaşıracaksın:)

yeliz dedi ki...

çok geçmiş olsun özgürcüm, inşallah rahatça atlatırsın bu derdi, sağlığına kavuşursun. elanın kaşlarını kaldırmış pozuna hasta oldum, çok tatlı çoook