4 May 2009

Köpekbalıklarıyla Yüzme Dersi...

Swimming with the sharks/Köpekbalıklarıyla yüzmek... Geldi aklıma takıldı, içime oturdu.

Kararsızlık sularında bol kulaçlı günlerden.

Bir süredir kriz haberleri yoğun. Ben ücretsiz iznindeyim. Gelirimiz yarısına düştü. Evdeyim, mutluyum, huzurluyum fakat... Şu dönemde söylemesi ayıp mı bilmem, bazı olasılıklar ortaya çıkıyor işe dair. Görüşmeye çağırıyorlar. Gidesim gelir, Ela'yı kime bırakırım? İşe gidesim gelmez ama insanlar işsizken böyle tok esnaflık yapılacak zaman mı? Yatlarımız, katlarımız, Mısır'da amcalarımız yok ki. Ela'nın geleceğini de düşünmeli. Öte yandan bugününü de.

Kısacası, çoğu annenin önündeki, eskiden teorik olarak da ahkam kesmiş bulunduğum, "olmalı mı olmamalı mı, yoksa hiç çalışmamalı mı, ama ben çalışmazsam ben olamam ki?" sorunsalına pratikte toslamış bulunuyorum. Bir buçuk yıl önce olsa atlayacağım bir iş var. Şimdi böyle kös kös kalakaldım. Bir kaç saate aramam lazım. Bir gözüm kalk gidelim diyor, öbürü otur evinde diyor.

Üstelik... (sarhoşuz adamakıllı, daha içelim, daha içelim..)

Üstelik... İş güzel ama yoğun gözüküyor. Eve geç gelmeler, köpekbalıklarıyla yüzmeler. Life on the fast lane. Hızlı şeritte hayat.

Ne demiş Eagles:

"life in the fast lane
surely make you lose your mind " (Hızlı şeritte hayat, aklını kaçırtır...)

Halbuki, şöyle yunuslarla yüzmek de güzeldi. Sakin, huzurlu. Ben, bebiş ve babası.

Öte yandan sonsuza kadar oturacak değilim ki evde. Okudum, çalıştım, işimi seviyorum, iyiyim de. Oysa evde oturup okumayı, yazmayı, müzik dinlemeyi ve Ela'yla zaman geçirmeyi de çok seviyorum, hatta daha çok seviyorum. Ama o da okula başlayacak, onun kendi arkadaşları olacak.

Şöyle de denebilir. Kaçmıyor ya?

Kaçmıyor mu gerçekten. Zaman akıp gidiyor, yaş ilerliyor. Bundan 1.5 sene önce deliler gibi çalışan bir insan vardı, nereye gitti o? Çalışmasa ne değişirdi? Hiç kimse ölürken, keşke daha çok çalışsaydım demezmiş.

Gitmeyeceğim sanırım.

7 yorum:

Tibet'in annesi dedi ki...

eğer imkanım olsaydı ilk iki senemi çocuğumla beraber geçirmeyi tercih ederdim. görünen o ki, senin de düşüncen bu yönde. madem öyle hiç kabul etmediğin işi düşünme, çocuğunla hayatın keyfini çıkarmaya bak :)

yeliz dedi ki...

mecbur olmasaydım, arcayı bırakıp gitmeyi hiç düşünmezdim ama ben mecburum çalışmaya. sen eğer azıcık da olsa değilsen sakın düşünme, bu yıllar geriye gelmeyecek, iş her zaman bulunur, ama elayla geçireceğin vakit çok çok daha önemli bence.

gunebakan dedi ki...

biraz daha idare edebilecek gibiysen bence de dayan.
ben de mecburdum calismaya, imkanim olsaydi en azindan ilk 1 yili evde gecirmeyi coook cok isterdim. hatta 2 yili.
ama benim cok iyi bir isim vardi. kaybedersem dengini zor bulurdum. nitekim kizim 3 yasindayken isyerim kapandi ve ben 1.5 yil eski isimin yarisi kosullarinda bile bir is bulamadim.
o yuzden ayrilamadim. ama senin sartlarin daha rahat. yasin da genc. biraz daha keyif yapmakta sakinca yok bence. ama tabii biz disaridan konusuyoruz. bu sevgiliye de danisilmasi gereken bir karar, sonucta hayatiniz ortak...
ne karar verirsen ver hakkinda hayirlisi olsun...

Ayşe dedi ki...

bu benim kendi kafamda cok ciddi entertain ettigim bir fikir. sosyolog tarafim diyor is birakilmaz, henuz anne olmamis anne tarafim diyor kuzular birakilir gidilir mi? gidilmesi lazim ama ne zaman?
ben birseye karar verirsem soylerim. yoksa akil verecek akil bende yok su anda.

Ozgur dedi ki...

Arkadaşlar bu kadar zor bir konuda yanımda olduğunuz için ve yorumlarınız ve desteğiniz için çok teşekkür ederim. İşi aradım ve istediğimi ama şu anda tam konsantre olamayacağımı, eğer mümkün olursa bir kaç ay sonra düşünebileceğimi söyledim.

Merhaba Tibet'in annesi. Aslında ne kadar istesem de, ilk iki sene oturma şansım yok:( Ücretsiz iznim Ağustos sonunda bitiyor. Yani illaki bir noktada dönülecek işe. Ama çok haklısın. Tadını çıkarmak gerek...

Yeliz'cim. Çok ama çok zorlandım:(

Günebakan, bakalım. Artık Eylüle kadar idare etmeye çalışacağız. Sonra illa ki dönülecek. İşte döneceğim işte de şartlar çok müsait değil. Hamileyken bile öyle çok ve haftasonu dahil çalıştım ki... Aman iş hayatı ayrı bir hayat. Ne bileyim ben. İyisini buldu mu bırakmamalı tabi...

Ayşecim. Vallahi anne olanaa kadar ne desen boş. Hatta sonra bile boş galiba. Bakalım bi kaç ay erteledik kararı. Görelim Mevlam neyler, neylerse hayreyler diyorum.
Çok öpüyorum çok.

Sevgiler tüm arkadaşlarıma:)

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

ailecenek acayip bir krizdeyiz şu aralar. hiç beklenmedik bi darbe yedik ama çalışmayı asla düşünmüyorum-ki hakkaten ihtiyacımız olduğu halde. bence hiçbir bakıcı, bebeğinin ihtiyaçlarını annesi kadar iyi karşılayamaz. kır dizini otur bence de :))

Ozgur dedi ki...

Bir süre daha oturacağım gibi ama neticede dönülecek...:(