30 May 2009

Ortaya Karışık: Bizim Evin Halleri...

Eloş sabah hafifçe mırıldandı uyurken, sonra uyumaya devam etti. Ben edemedim. Öyle kalkmış oturuyorum. Dün çok yorulmuşum. Hala fazla kitapları (çok sevmediğim, okuduğum ve bir süre okumayacağım) kitapları kolilemekle meşgulüm. Ela'nın odasındaki kitaplıkları boşaltıyorum. Salondaki kitaplık daha da doldu. Bir kısmı kolilerde kalacak, daha büyük bir eve taşınmayı bekleyecekler. Makaleleri kocaman tahta bir ikea kutusuna koydum. Sevgili onları ayırıp, pdf olarak duranları geridönüşüme vermeyi önerdi. İnanamadım ama sevindim. :)

Halılar yıkanmaya gitti. Perdeler yıkanıyor. Dolaplar boşalınca onları silmek lazım filan. Ev işinden nefret ederim. Temizlik filan hiççç sevmem. Etraf temiz olsun severim de ben yapmasam kendi kendine temizlense ortalık. Yemek yapmayı severim, ortaya bir ürün çıkıyor. Temizlik bana mitolojideki kaya taşıyan adamı hatırlatıyor. Bütün gün tepeye taşı, sonra hoopp tekrar düşsün.

"Tanrılar Sisyphos'u bir kayayı durmamacasına bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkum etmişlerdi; Sisyphos kayayı tepeye kadar getirecek, kaya tepeye gelince kendi ağırlığıyla yeniden aşağı düşecekti hep. Yararsız ve umutsuz çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi, o kadar haksız da sayılmazlardı. "

Gerçi temizlik olsun, çamaşır olsun bu kadar yararsız değil herhalde. Sonsuz döngü olduğu kesin. Neyse bitsin bir an önce rahat edelim. Kızımın da odası sade olsun.

Bugün doktor kontrolüne gideceğiz. Bakalım neler önerecek. Ne gibi tadlarla tanışacağız bu ay.

Gerginim biraz. Tam nedenini bulamadım. Yorgunluk biraz. Sevgili geç saatlere kadar çalışıyor, onu özlüyorum. Ela geceleri uyumakta çok zorluk çıkarıyor. İki haftadır bu böyle. Hastalandık, düzenimiz bozuldu ve kendimize gelemedik. Yatağa yatırıyorum, ninniler söylüyorum. Bir saat. Ve uyumuyor. Anneannesi alıyor, biraz da o. Yok hanım cin. Dün sevgili geldi saat 9:30da. Aldı Eloşu kucağa, Eloş horrr. Acaba babasını mı bekliyor diyorum. Bir kaç kere daha oldu bu. Kesinlikle baba gelmeden tam uyumuyor. Genelde o işten gelince beraber yıkadığımız için, beraber uyuttuğumuz için ikimizi de arıyor belki. Ama çok zormuş uyumak istemeyen çocuk. Daha önceden yatağa koyalım, yanında oturalım uyusundan ne hallere geldik. Geçen ay doktor kontrolünde doktor, hem uyku düzenimize, hem genel hal gidişimize aman maşallah kimseye söylemeyin nazar değer demişti. Böhüüü. O eski haaalimmdeeen eser yok şimdi. Gündüz uykularımız da nanay. Tabi çocuğun hayatında da çok değişiklik var. Teyze eğitime gitti, döndü. Baba fazla çalışıyor. Evde anane var, oyunlar değişti. Geç yattıkça ve yoruldukça anne (ben) giderek sabırsızlanıp deliriyor. Evde temizlik, hareket var. Biz genelde kızımla daha sakin zaman geçiriyorduk. Yani sebepler var tabi. Hem daha önemlisi büyüyor. Bilmiyorum başka çocuklar da yapıyor mu ama uyumak için yatıyoruz. Bizimki dönüyor. Ay 360 derece. Üstünü örtersem tekmeleyip oyun yapıyor. Ayakları yatağın kenarına dayayıp güç alıp, tekrar dönüyor. Cıva gibin durmuyor yerinde. Nasıl uyusun. İlk kez ya bu çocuğu memede uyumaya alıştırsaydım keşke filan diye düşünmeye başladım. Emzik de kullanmadık hiç. Dün hadi kızım parmaklarını em diyesim geldi. Yorulmuşum.

Koca da geldi, Ela ayakta. Onu uyuttu. Uyuttu derken, Ela'yı kucağına aldı, Eloş uyudu. Sonra baktı ben deliriyorum, yorgun yorgun dışarı çıktık. Bostancı sahil yürüdük. Sonra dondurma alıp gevşek gevşek gezince açık hava filan iyi geldi. Delirene kadar delirdiğini anlamayanlardanım. Son aşamaya gelene kadar fark etmiyorum. Neyse. Şu işler bitsin. Doktor da bişiler söylesin. Bi de çocuk kilo aldı mı, almadı mı diye endişeleniyorum. Aslında kilosu iyi. Ne bileyim. Babam telefondan kızım yanaklara bak Allah aşkına tombik yanak diyip duruyor. İnternette de bazı doğum kilosu yüksek bebekler 5. ay civarı kendini ayarlar yazmışlar. 5. ay bitti şaka maka. 6. aya girdik. Memişi ısırıyor emerken. Dişler çıkınca ne yapıcaz? Çok acıyor çünkü.

Her gün komik olaylar oluyor. Dün teyzesi evden çıkarken onu mu giysem, bunu mu diye bize soruyor. Yorum yapıyoruz. En son Eloş bunu beğendiysen bi gülücük at bakayım dedi, Eloş döndü, baktı ve ağız dolusu güldü. Sonra da kahkaha attı. Yıkıldık. Bazen bir soru soruyorsun, heee diye yanıtlıyor. Memede şarkı söylemeye devam.

Şaka maka katı gıdalara geçmiş bulunuyoruz. Pirinç, elma, armut. Armutun suyunu veriyoruz, sonra biraz da posalı kısmından veriyoruz. Kalanı da ben yiyorum. Yeşil elmayla başladık. Aman meyve sevsin ve yesin. Sebze de sevsin. Metabolizması umarım babasına çekmiştir.

Daha cin cin bakıyor bu günlerde. Hep beraber oturup sohbet ediyoruz. Bütün kızlar toplandık.

Blogcular birer birer işe dönerken, biz yan gelmiş oturuyoruz. Biraz da o endişelendiriyor beni. Ne zaman dönsem, nasıl dönsem, bakıcı nerden bulsak. Süt iznini nasıl yapsam. Biriktirip kullanmayı düşünmüyorum.Hergün 1.5 saat alsam, onu da öğle tatiliyle birleştirsem eve gelip emzirebilirim. Ama gelip ayrılması zor mu olur,bir de yol çekeceğim. Ya da haftada bir gün izin şeklinde olabilir. İkincisi daha cazip gibi. Çok fazla sorumluluk isteyen bir işim var. Dönünce nasıl gireceğim o yüklerin altına. Ben kenarda durayım biraz desem kariyer nereye gider. Durmak yok ki sektörde. İlerri hep ilerii pozisyonu. Evden çalışma yolu bulayım diyorum, öte yandan, içimde bir yönetici/danışman var aslında. Dışarı çıkıp sosyalleşmek istiyorum.

Evet yazınca anladım ki bütün dünyanın "höm"leri üzerimde birikmiş. Hömler birikince bilirsiniz insan da "hömhöm" olur. Ota boka endişelenmişim. Oysa şükredecek ne çok şey var...

10 yorum:

yeliz dedi ki...

ben de temizlik sevmiyorum, başkası yapsın istiyorum. çocukken bile evde temizlil varsa kaçardım. bana yemek olsun ütü olsun... ela gerçekten tombul görünüyor, ek gıdalar işe yaramış sanki:) işe dönüş sancılı ama eninde sonunda yaşanacak bir süreç, tek tesellim bu...

İlknur dedi ki...

özgürcüm aynı aylarda aynı şeyleri birebir yaşamışız. Yanlız hiç üzülme memede uyumaya alıştırmadım diye. Benimki gece uykusuna memede geçerdi. Uyuyan çocuğu uyandırmazdım bende. Velhasıl büyüdükçe cinleşmeye başladı memede uyumaz oldu :) O da çare değil anlayacağın. Bunlar dönemsel şeyler tekrar düzene girecek emin ol. Senin gerginliğin ona da geçiyorsa o da yapıyor olabilir. Hele bi eviniz otursun sen de rahatla ondan sonra yoluna girer işler.

İşe dönüş ise çok büyük bir muamma. Ben de temmuzda başlıyorum ama şimdiden içim sıkılıyor. Evde kalsan bi dert gidip çalışsan başka dert, bakıcı bulmak koskocaman bir derttt amannnnn...

kirazsevdasi dedi ki...

aynen temizlik sevmeyen bir bunye de benim :)
uyumayan bebegin annesinin halinden, uyumayanın anasi anlar Özgürüm cok zordur cok. Bir an once eski guzel duzenine geri donsun Eloşcum.

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

söylene söylene temizlik yaptım, kıçımı yere koydum ki yazınla karşılaştım. bu kadar olur. nefret ki ne nefret. yapılan her iş, sanki yapılmamış gibi ertesi gün karşısına çıkıveriyor insanın. "ee ben bunu dün yaptıydım" da diyemiyosun ki... hele çocuktan sonra iyice zor gelir oldu ev işi. ama gör bak, eloş bi ayaklansın emeklesin nasıl da "öpe öpe" yapıyosun temizliği. zira bu bebeler bir süre sonra parke kuşu oluyolar.

Ayşe dedi ki...

sizde dip kose temizligi var ciddi ciddi yaw... arada yapmak lazim, simdi sinir oluyorsun da, sonunda bitince oooh be diyeceksin...

sanirim memede uyumak sonraki uyku pattern'ini etkiliyor...

acaba bir uyku rutini mi gelistirseniz, mama, yikanma, sarki/turku/ninni, tracy'ye ufaktan geri donus?

su elos'un teyzesine cikarken gulusune bayildim, bir Elos da bana lazim, alip buraya getireyim donerken... :)

is konusuna gelince, hersey yolunu bulur merak etme... sevgiler, selamlar...

Ozgur dedi ki...

Yelizim, fotolarda öyle tombik çıkıyor, sonra tartıda bakıyoruz tıss:) Senin işe dönüş maceralarını takip ediyoruz, cesaret alıyoruz. Kaçınılmaz son, naapalım.

Ozgur dedi ki...

İlknurum çok haklısın. İnsan gerildikçe fena oluyor. Kuzu alıştırdı beni de önce düzene, şimdi cinlik yapınca sersem oldum:P
Allah akıllı, uslu bakıcılar yollasın bize. Onlar da mutlu olsun, biz de. Asıl kuzular mutlu olsun...

Ozgur dedi ki...

Amin kirazım:) amin...

Ozgur dedi ki...

Hülyanın Tunası, çok güldüm yorumunu okuyunca. Bugünlerde blogcenek temizlikteyiz sanırım:) Aman bi bitsin de rahatlayalım, temiz temiz oturalım. Taaa ki kirlenene kadar. Banane bilimadamları kirlenmeyen ev yapsın.

Ozgur dedi ki...

Ayşecim, anne de olunca çoştuk. Bi de Eloşun odası söz konusu olunca insan daha bi titizleniyor.

Uyku rutinine gelince... Malesef rutinimiz var. Banyo, üstüne beslenme, sonra ninni. Hatta ninnilerin sırası bile belli. Bugün kolay uyudu. Doktorla konuştuk. Belki de biz biraz erken mi yatırıyoruz diye düşünüyorum şimdi. Bakalım şu üzerimdeki stres gidince belkim işler kolaylaşır.