26 Haz 2009

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar - Kitubi'ye Yanıt

Sadece yorum yazıp geçmemek istedim.

Milupa'nın daveti
bana da gelmişti, ancak uzak olduğu için ve Eloşumu bırakma durumum olmadığı için gidememiştim. Davet geldiğinde henüz hiç bir ürününü denememiştik. Eloş anne sütüyle gidiyordu. Ama şimdi ek gıdaya geçince organik kavanoz gıdalarından denedik. Böyle bir bilgilendirme toplantısı düzenlemeleri, blogcuları ciddiye almaları gerçekten özel ve anlamlı. Markayı, ürünü sevip sevmemek ayrı bir konu. Ben yaklaşımlarını beğendim. Zaten daha sonra başka bir vesileyle Milupa müşteri hizmetleriyle de temasım oldu ve benden on puan aldılar.

Uno büyümek de benzer bir mail bana gönderdi. "Yediğimiz İçtiğimiz - Emziren Anneler Dikkat" yazımı sitelerine koymak istemişler. Ben de Kitubi'nin dediği gibi mutlu oldum, değer verdiklerini hissettim.

Şimdi gelelim hislerime...

Neticede insanız ve bu şekilde önemsenmek güzel bir duygu. Ancak insan huzursuz da oluyor, etkileniyor muyum, reklam yapıyor muyum, objektif miyim? Fakat sonra düşününce şunu fark ettim. Ben marka hakkında (özellikle bebek ürünlerinde) ne düşünürsem düşüneyim, mühim olan Ela'nın ne düşündüğü. Bir firma var, bir de ürün. Örneğin marka olarak Milupa, kurumsallığı, yaklaşımı bir şey, ürünleri mesela sütlü pirinç gevreği farklı bir şey. Ben birincisini taktir ediyorum ve beğeniyorum. Eloşum ikincisini sevmiyor olabilir. İki durumu da yazıyorum. Yani Milupa beni davet etti diye, örneğin Ela sütlü pirinçliyi yemediği halde yedi demiyorum.

Demek istediğim şu aslında. Tanıtım faliyetinde bir zarar görmüyorum. Ürünler hakkında da olan biten neyse özgürce yazıyorum. Milupa'nın maili geldiğinde ilk anda yazmadım. Sonra teşekkür etme gereği hissettim. Çünkü olumlu bir hareketti bence ve taktir edilmeliydi. Uno'nun sayfa hazırlaması da güzel. Bitince ondan faydalanacağım.

Bence pazarlama faliyeti olarak markalar açısından faydalı. Çoğu insanın çok detaylı araştıracak vakti yok. Bunu yapana kadar güvendiği bir blogcunun ya da arkadaşın yaptığını yapma yoluna gidiyor insan. Özellikle ek gıda filan derken, güvendiğin anneler (mesela senden daha titiz olduğunu düşündüğün gibi) bir gıdayı veriyorsa, için rahatlıyor. Annelik, babalık olaylarında bence doğru yaklaşım. Yüz kişiyi etkileyene kadar, yüz kişiyi etkileyen bir kişiyi etkile.

Bir sonraki adım olarak keşke Danone beni davet etse de tesisini, sütlerini gerçekten ineklerden alıp almadıklarını görsem.

Sevgiler Kitubi, Bu konuyu gündeme taşıdığın için de teşekkürler.

4 yorum:

ÇİLLİ BEGONYA dedi ki...

MERHABALARR BEN ÇİLLİ KIZ...

KAPAGINIZDAKİ BEBEKK ÇKK SEKER BENCE ONA Bİİ NAZAR BONCUĞUTAKINN...
MASALLAH DİELİMDE NAZAR DEĞMESİNN:)))**
(ALLAH İSTEYENLEREDE VERSİN)

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler çilli begonya:))))
Amin.

Damla dedi ki...

Özgür, vakit ayırıp yazdığın için çok teşekkür ederim. Firma tavrı ve ürünün ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğine çok katılıyorum. Kitubi'deki yazının yorumlarına bu yazının linkini ekledim.

Sevgiler,

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler Damla,
Konuyu gündeme taşıdığın için sağol. Takipteyiz:)