4 Haz 2009

Dijital Analar, Büyük Buluşma ve Yorgunum Dostlarım

Yazacak çok şey birikince böyle oluyor işte.

Biz dün değil, önceki gün Tuğçe ve Duru ile Zuzu'da buluştuk. Duru ve Ela tanışmış oldular. Çok keyifli, çok güzel geçti. Bıcır bıcır konuştuk, doyamadık. Büyüseler de parklara götürsek kuzuları. Hem çok memnun olduk, hem de gerçekten insanın konuşası oluyormuş, bir kez daha gördük. Tuğçe dünya tatlısı bir insan. Bi de komik. Üstelik rahat anne, pek cool. Duru da öyle. Biz puşetimizin yeni haliyle (oto koltuğunu çıkarıp normalini taktık) ilk kez çıktığımızdan panik yaptım biraz. Daha doğrusu taksiye binerken tam düzleştirmeden kapamaya çalıştım. Taksici de yardım etti. Demek ki neymiş, yeni puşet yapınca evde iki üç kere kapa aç yapılacakmış. Bi de taksiler beni geriyor, o da var. Üstelik aceleciyim de. Neysem, sorunsuz vardık Zuzuya. Tuğçe'yle Duru güzeli de geldiler... Resmen çenem düştü. Daha konuşasım vardı, bıraksalar dokuza kadar filan otururdum da, akşam kalkmak zorunda kaldık. Annem de vardı, hep beraber sohbet ettik. Annane ile Ela içeri gidip oyuncaklara baktılar teker teker.

Pek dinlendik, pek eğlendik. Duru hanım gerçekten de fotoları gibi bir esmer güzeli. Akıllı akıllı bakıyor çevreye. Kucağa da geldi hanım kız. Bunlara doymak mümkün mü? Bir ara Ela ve Duru elele tutuştular. Ne güzel bir manzara. İnsan hem bir an önce büyüsünler istiyor, bir yandan da bu günlerin tadını çıkarmak istiyor. Bu arada, Tuğçe'nin bir teorisi var. Ela, hem benim Ela, hem de kuzunun, ee aa ağırlıklı konuşuyorlar. Biz bunlara sürekli Elaaa dediğimiz için. Duru ise daha çok uuuu sesleri çıkarıyormuş. Çok mantıklı geldi. İlginç değil mi? Umarım bu blog buluşmaları için bir başlangıç olur. Sanalda tanışıp arkadaş olmak tam bize göre. Dijital anneler biziiiii. Fotoğraf makinasını unuttuğumdan foto koyamıyorum:( Zaten bi şaşkolozluk var üzerimde hayırlısı bakalım. Tekrar görüşmeli, buluşmaları sıklaştırmalı. Artık yola çıktık bi kez. Gerisi gelsin. Tuğçe'ye çooooook teşekkür ederiz o güzel gün için... :))) Aslında bebek dostu buluşma yerleri yapmalı. Çocuk dostu zuzu ama bebek dostu değil. Anneler otururken bebişler yuvarlanacak mesela dev bi yatak gibi bişey olacak... hımm gerçi o zaman anneler oturamaz. Neyse.

Dün evde temizlik vardı. Yiiineeee miiii diyişinizi duyar gibiyim. Anacım bizde bitmedi temizlik aslında. Bazı günler şiddeti artıyor, azalıyor öyle bi durum:) Ela'nın odası yapılıyor bir yandan. Ardiye olarak kullandığımız bir kapalı balkon + bir küçük tuvalet baştan aşağı dökülüp toparlandı. Bir sürü şey atıldı. Sevgili makalelerini ayıkladı, pdfi olanları ayırdı. Onları kağıt dönüşüme yolcu ettik. Eski dergileri filan attım. (Virgül ve Kitaplık'ları kayırdım, atamadım) Yani nasıl desem iğneden ipliğe, matkaptan ikea düvellerine her şey yerini buldu. Annem tabi klasik bir düzenci olarak evdeki torbaları bile düzenledi. Dün yardımcı gelmesine rağmen, annem yardımcıdan daha çok çalışarak (bir anne klasiği) çok yoruldu. Biz Eloşla oynadık, ben o uyurken sınıflandırma işlerine daldım. Eloşda evde temizlik olunca daha hareketli bir çocuk oluyor. Fırsat bu fırsat beni oynattı resmen. Oyna oyna yorgunluktan ölmüşüm. Sırtım, boynum fena ağrıyor. Annem o kadar çalıştı, hala hımm şuraları da düzenliycem der gibi bakıyor. Daha yapacak iş var. Ama o kadar diplere girince gerçekten ev temiz oldu. Taşınış kadar olduk. Annem detaycı. (Biz ailecek tembel ve dağınığız:P Ama bundan böyle temiz ve daha düzenli olmaya gayret edicez. Temiziz de daha düzenli olucaz. Gerçi annem bana çok gülüyor. Benim dolabım eh işte dağınık kocanın öyle, kocanın gömleklerine hiç elimi sürmem, fakat Eloşumun her kıyafeti ütülü, çekmeceleri askeri disiplinde. Eee annelik. Ya da henüz işe başlamadığımdan. Ya da yeni heves. Ya da ben değiştim? )

Daha yapacak işler var. Ama Eloşumun odası çok şeker oldu. Yalnız duvarına bişey yapıştırmak istiyorum. Bazı rafları söktük, altları kötü gözüküyor. Hem de Eloşum uyurken baksın. Normalde o delikler tıkanıyor filan var çözüm biliyorum. Ama benim istediğim böyle balıklı malıklı, doğa manzaralı ya da yıldızlı renkli bir şeyler yapıştırmak duvara. Acaba "bebek duvarına yapıştırılacak şey" nereden bulunur? Bilen varsa, yazarsa seveniriz. Arkadaşım Özlem, (inkilteredeki arkadaşım) duvara Eloşun ilk kıyafetlerinden birini as dedi. İyi fikir. Bu oda işi beni heyecanlandırdı. Şimdi dolapları, mama koltuğu, oto koltuğu filan hepsi aynı yerde. Çocuk kitapları boşalan kitaplığa geldi. Bundan sonra daha keyifli süsleme işleri olacak. Bu arada, (ne çok bu arada dedim) canımın içi bir arkadaşım var. Kendisi iç mimar, bir ara ikeada da çalıştığı için mobilyalara ve tasarım konseptine çok hakim. Çok zeki, sevimli, becerikli ve zevkli bir güzel. Biz evleniken evi tasarlamamıza yardımcı olmuştu. (Daha doğrusu o tasarladı, biz uyduk. Bizim ev ikea kataloğu gibi). Tasarım yaparken, tamamen sıfırdan değil de, elimizde varolan eşyaları kullanarak, yeni de katarak tam bize göre bir şey yapmıştı. O gün bugündür varolan eşyaları yeniden değerlendirip yeni tasarımlar yapmaya alıştık. Eloş'un odası da öyle oldu. Hiç mobilya almadık. Ela'ya zaten mobilya olarak bir yatak bir de, alt değiştirme maması almıştık. Belki ilerde bir gardrop gerekebilir. Bakalım, bi iyice yerleştireyim de gözleri. Tabi eski parçaların ikea olması, yatakla takım olmalarını sağladı. Avantaj oldu.

Bi de insan yapıyor temizlik işlerini ya da yerleştirme işlerini. Yaparken de (bir öncelikçi olarak ben) "bunu yapmamız öncelikli olarak gerekli mi" sorusunu bol bol soruyorum. (Attığım taş ürküttüğüm kurbağaya hesabı) Bitince de karşılıklı olarak "aaa çok iyi oldu", "aa çok gerekliydi" diyoruz. "İknanın Psikolojisi" diye bir kitap okumuştum. Buna "adanmışlık ve tutarlılık ilkesi" deniyor. Bir seçim yapınca iyi olsun, kötü olsun adanmışlık adına "en doğrusu buydu tabi canım iyi ettim" diye inanma eğiliminde oluyormuşuz insan türü olarak. Bir kere karar verdi mi de dönmek istemiyormuşuz. Satıcılar böyle böyle kandırıyor bizi işte. Biz de aaa çok iyi oldu canım şarttı diye diye kendimizi:) Ama iyi oldu. Hehehehehe.

8 yorum:

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

evet evet bu tuğçe süper bi hatun. hastasıyız biz de ailecek. kızını da gelin adayları arasına aldık zati

Tekir dedi ki...

Sizin bu ev işleri bana bitmeyen-bitemeyen tadilatımızı hatırlattı, kolay gelsin...
Ela'nın odası için naçizane bir tavsiye; aile ağacı.:) Ben bi grafikçi arkadaştan rica etmiştim, web de bulduğum bi tasarımı azıcık geliştirip süsledik, elma ağacı yaptık elmaların içinde aile üyelerini hatta kedişleri bile koyduk şahane oldu :)

kuzunun annesi dedi ki...

Kuş olup uçasım geldi valla , ne iyi etmişsiniz. Blog buluşmaları keyifli oluyor gercektende. Ama eksiğiniz var sanki :)))
Duvar stickerları izmirde Koçtaşta satılıyordu . Elaya babası bitene kadar diye bir siteden ısmarlamıstı birara , birkactane strawberry short cake , hello kitty leri var . Şirinler gercekten , az bile olsa odanın havası degişti . Yalnız ben su elma agacı fikrinede bayıldım , ugrasıp yaptıramam ama .
Tugcenin fikri mantıklı geldi valla , hiç öyle düşünmemiştim :))
Hadi öperiz:))
Öperiz.

Anne Duru dedi ki...

yaa çok kıskandııımm,keşke haber verseydiniz..neyse birfahai sefere umarım.
sevgiler,

yeliz dedi ki...

o iknanın psikolojisini ben de çok yaşıyorum. tuğçeyle ne güzel buluşmuşsunuz... benim istanbul seyahatlerim çoktur, yani hamileliğimin 7. ayına kadar öyleydi, yine başladığında buluşmak isterim, hem seninle hem de Tuğçeyle, ne harika olur...

Tuğçe dedi ki...

Özgürcm teşekkür ederim çok...Ben de süper bir gün geçirdim.Bugün yazmak istiyorum hatta...
Ela'nın odasının duvarı için sticker sormuşsun ya, internette zebil gibi tabii, çok çeşit, çeşitli fiyatlar...Kuzunun annesi de yazmış, Koçtaş'da da var,ben de bakmıştım.Ama en hesaplıları ben Paşabahçe'den aldım...Tavsiye ederim, bir göz at.Duru çok seviyor seyretmeyi yapıştırdığımız kuşları...
Çok öperim!

Ozgur dedi ki...

Bugünlerde yorum yazamadım bir türlü kusura bakmayın arkadaşlar...

Hülya'cım kesinlikle haklısın. Neşeli, bıcır bıcır!

Tekir, çok iyi bir fikir. Biraz zahmetli, geniş bir zamanda düşünmeli iyice. Babam bize aile ağacını masal diye anlatırdı. Hem kolaylık olur anlatırken diye düşünmedim değil...

Kuzucum geeel, geeel, sen de gel:)))) Vallahi pek keyifli bu buluşmalar... Koçtaşa bakacağız, çok teşekkür ederiz tavsiye için!

Anne Duru, ani bir kararla oldu biraz. Bir dahakine daha geniş koordine olalım:)

Yeliz, ben de çok isterim. Mutlaka görüşelim. Yazın İzmir'e bir gelesimiz var ama nasıl olur tam planlayamadık.

Tuğçe'cim ben teşekkür ederim. Çok güzeldi gerçekten. Paşabahçe'ye de bakacağım. Sevgiler

kuzunun annesi dedi ki...

Gelcez gelcez , Temmuz 6-7 gibi oralardayız , bakalım yakalayabilecekmiyiz birseyler . Umarım o günlere bir organizasyon yapabiliriz .