29 Haz 2009

Fotoroman: Annenin Kaşıkla İmtihanı

Hayat akmaya devam ediyor. Bizim hanım kızımız büyüyor, büyüdükçe cinlikleri de artıyor. Artsın bakalım:)



Ela: Sürünmeye devam. Az kaldı. Bi kaldırsam popoyu emekliycem de du bakalım.

Anne: Bazen hayat yemekten ibaretmiş gibi geliyor...

Allah nazardan saklasın sorun iştah değil. Kızım kaşığı kapıyor, vermiyor. Başka kaşıkla yedireyim, o sende kalsın diyorum. Diğerini ağzına sokuyor. Bardağa hamle ediyor, tabağa ediyor. Sanırım "kör kendi işini kendin gör"cü bir nesil yetişiyor. Bizim evin favori atasözlerindendir bu arada. Ortaokulda herkes kendi evindeki atasözlerini söylerken bir arkadaşımda atasözü kardeşi olmuştuk. Nerden nereye. Acaba Ela bizden nasıl bahsedecek arkadaşlarına? En çok hangi atasözünü söylüyoruz evde. "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker" diyorum sanki. İnsan düşününce bulamıyor. Gene dağıttım konuyu gene...

Şikayet etmek gibi olmasın. Pek severim kendi işini kendi yapan becerikli insanları. Kızım da öyle olsun isterim. "Annee gitmee"ciden çok, "anne git başımdan ben böyle iyiyim"ci olmasını tercih ederim. O ayrı. Ama daha çok küçüksün be yavrum. Kaşıkla yemek yiyelim, sonra oyna di mi. İçime sinen bi miktar yedikten sonra verdim eline kaşığı.

İşte kareler halinde izleyiniz.


Ela: Gene bu uzay üssü gibi şeye oturttular beni. Bari kumanda koluyla oyniyim.


Ela: Bir yemek keyfimiz var, bırakmadı kadın ya. Almış kaşığı vermez. Canım çıkıyo kaşığı alıcam diye. Bak ağzıma götürebiliyorum bile.

Ela: Kaşıığım benim. Canım. Rengi koltuğa da uymuş. Aferim size.


Ela: Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.


Ela: Gene iyiler canım, ortalığı batırıyoruz ama yıkanıyoruz. Mis gibi oldum genee.

Ela: Sonra babam gelince gezmeye çıktık. Dolaştık, yemek filan yedi bunlar dışarda. Ses etmedim. Dönüşte gökkuşağı denen bişey çıktı. İlk kez gördüm. Rengarenk. Yihuuu.



Ela: Altından geçsek babam annem, annem babam mı oluyomuş ne. Aman kalsın.



Ela: İşte bostancı gösteri merkezi üzerindeki gökkuşağı.


Sonra eve gelinir. Uyunur, uyanılır, uyunur, emilir, uyunur. Hayat akar gider. Yeni maceralarla buluşmak üzere. Şimdilik sevgiler!

Ps: Ela: Annem sıkıntıdan saçını kestirmek yerine ha babam blogu değiştiriyor. Bir yakışanı bulamadı ama bulacak. Benim resimlerim kalsaydı bari. Tüh.

12 yorum:

Tekir dedi ki...

Ada'ya iki kaşık kayısı püresi yedirmenin bedeli; iki body, bir mendil, bir banyo, istemem inatları,çığlıklar ve daha neler neler...:)

Ela kuzusu çok şeker yine. Bırak kendi yesin demek isterdim kayısı püresi tecrübem olmasaydı:P Büyüdükçe hem güzelleşiyor hem de zorlaşıyor galiba. Yeni tatlar yeni manevralar bulmamızı gerektirecek gibi...

Bu arada Bostancı Gösteri Merkezini görünce burnumun direği sızladı, çocukluğum orada geçti benim yahu! Annemler de hala orada, yaşasın Bostancı'lılar :)))

Öperiz.

Ayşe dedi ki...

sen yemekleri ben de seni yiycem eloscugum benim... masallah sana.... tahtaya vurdum (biraz buyu tahtaya vurmak nedir, neden ve nasil vurulur anlatiriz sana). anneye selam soyle...

Anne ve Bebisi dedi ki...

Allahim Allahim masallah diyeyim once de:)) Bayiliyorum ben bu kiza ya :) Gun gectikce guzellesiyor. Insanin boyle gelini olsa daha ne ister :)))))))

Adsız dedi ki...

Maşallahhhh!!!!!!!!!

meltem dedi ki...

Elos cok guleryuzlu ve guzel bir bebek masallah. Kasik konusunda Idil de pek bir merakli. Kati gidaya geceli iki gun oldu. Ilk gunden itibaren kasigi eline almak icin ugrasiyor. Kizim daha 4.5 ayliksin bekle azicik diyorum ama nafile. Neyse olumlu yonden bakalim dedigin gibi kendi isini kendi gorenlerden olur insallah.
Sevgiler
Meltem ve Idil

Ozgur dedi ki...

Amanın Ada büyüdü mü o kadar? Bunu ben de diyecek miydim:) Hehhe. Maşallah miniklere. Ancar ortalık batıyor. Büyüdükçe zorlaşıyor. Bugün kaşık savaşları devam etti. Elaya bi kaşık, anneye bir kaşık. Son durumda yerde 5 kaşık annede 1 kaşık. Bilmiyorum seninlee sonumuz neee olacak...

Ozgur dedi ki...

Annemin de selamı var Ayşe teyzem benim:)

Ozgur dedi ki...

Anne ve Bebişi, yoksa bu bi teklif mi:)))
Sevgiler bizden:)))
Maşallah miniklere!

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler adsız:)

Ozgur dedi ki...

Sevgili Meltem, kolay gelsin ek gıda macerasında. Hadi bakalım:) Bugün eline kaşık verip, başka kaşıkla yedirmeye çalıştım. Gelişme var ama zor yau.

yok ki dedi ki...

kizin da, renkler de harika annesi!
bugun asagidaki yaziyi okuyunca aklima geldiniz, gondereyim dedim. cikarilacak sonuc bebeklerin ilk bir kac aydan sonra renkler konusunda secimi oldugu, en cok da mavi ve morun ilgilerini cektigi.
adresi bu: http://scienceblogs.com/cognitivedaily/2009/06/do_babies_like_color_if_so_whi.php

Ozgur dedi ki...

Sevgili Yeliz, yazıda da dediği gibi hemen koşup mavi oyuncak alalım hey ebeveynlerinden olasım geldi, ama sonra bunun 3. aya kadar tercihleri olduğunu gördüm de duruldum. İlginçmiş gerçekten. Benim bilgisayardaki alanım bu konulara yakın, (renkler) o nedenle çok da ilginç geldi. Çok teşekkürler paylaşım için.