20 Haz 2009

Hayatımdaki Babalara...


Herkesin babası bir tanedir. Benimki de öyle.

Yazmayı düşündüğüm binlerce şey vardı. Bu yıl her zamankinden zor, çünkü babam ilk kez babasız babalar günü geçirecek. Onun yanında olamadığım için çok üzülüyorum. Bugün yanında olmayı çok isterdim.

Ela gelince bazı şeyler değişti. Annemle babamın bizi çok sevdiğini hep biliyordum da, insan çocuğu olunca anlıyor bazı şeyleri. Bu kadar çok sevmek, bu kadar uzun zaman endişelenmek. Ben her endişelendiklerinde kızdım üstelik. İtiraf ediyorum ki kolay bir çocuk değildim. Hele kız çocuğu. Anaokuluna bırakırlar, hadi gidin dermişim. Bakkala kendim gidicem diye tuttururmuşum. Bakkala yollarlarmış, ama babam bir alt sokaktan takip edermiş. (Bu dediğim daha ilkokula gitmeden oluyor.) Çok bağımsız olmayı isteyen bir çocukmuşum. Çünkü beni birey olarak yetiştirmişler. Bunu onlara borçluyum. Sonra orta okul, lise. Mesela cebimden aşk mektupları çıkarmış efendim, annem paniklermiş. Onu sakinleştiren babam olurmuş, "olacak böyle şeyler, yerine koy, kendine güveni gelsin" diye. (Sevgili sen bu kısmı atla:P)

Nasıl anlatsam... Çok özeldir benim babam. Herkesin babası da öyledir mutlaka. Çok sever bizi. Beni de, kız kardeşimi de. Şimdi Eloşumu da. Çok zekidir. Sıkı mühendistir, sürekli anlatmıştır, sorgulatmıştır. İkimiz de mühendis olduk sonra mecburen. En erkek dolu bölümlere girdik bir de. Bir kez bile bize "sen kızsın yapamazsın, ne gerek var" dememiştir. (Az önce düşünüyorum, mesela bir yaz basketbola yazdırmıştı beni. Oynayanların hepsi erkek. Tek kız ben. Ama tabi hepsinden uzunum o günlerde. ) Hep çok değer vermiş, hep yerlere, göklere sığdıramamıştır bizi. Güçlü insanlar olduk sayesinde. Kendimize güvendik. Annemiz de, babamız da bizleri yetiştirirken öyle çok düşünmüşler, öyle çok emek vermişler ki. Anne insanın içindeki kadını güçlendiriyor, baba erkeği. İçimdeki erkeksi yön, her zaman ayakta durabilmem, uzaklara gidebilmem, araştırma yapabilmem, okuyup öğrenmem, asla azla yetinmemem konusunda beni desteklediyse bu babam sayesindedir öncelikle. Annemin etkileri daha sufi yönüne, daha hırsı törpüleme, sakin olma, düzenli olma yönüne doğru, sabır, sebat gibi. Annem beynimin sağ yarısı, babam sol. Nasıl desem... Bana her gün uydurarak yeni bir masal anlatan babamdır. Beraber maçlara gittiğimiz. Kavgalar ettiğimiz. Bana tarihi öyküler anlatan, içimdeki okuma, tarih sevgisini geliştiren. Teknik konulara yatkınlığımın anahtarı.

Arkadaşlarım eve geldiğinde oyunlar oynardı bizle babam. Bilgi yarışmaları düzenlerdi, beni kayırmazdı da. Arkadaşlarım bayılırdı babama. Ben biraz utanırdım da, gururlanırdım da, kimsenin babasına benzemezdi çünkü. Hep çok komiktir. Hep uzun uzun hikayeler anlatır. Kendini dinletir. Yazarken farkettim, iyice özlemişim ben. Gözümde tütmüş... Neyse artık yazlıkta hasret gideririrz biraz.

Ben babamı anlat anlat bitiremem.
Onu çok seviyorum.
Taktir ediyorum.
Hayranım.
Rol modelim olmuştur hep.
Çoğu huyum ona benzer. (İnatçıyızdır biraz, güzel kavga ederiz)

Bana yüzmeyi öğretişi geliyor aklıma. Yıllarca ne zaman yüzsem, (karadenizin dalgaları da olsa) babamın gözü hep üzerimdeydi, bunu bilerek güvenle yüzerdim. Artık Eloş yüzecek ve hep beraber onu izleyeceğiz.

O yokken uyuyamazdım. O ne zaman yanımda olsa hep çok ama çok güvende hissetmişimdir. Deep Impact diye bir film vardı. Dev dalgalar karayı yutacakken, gazeteci kız babasının yanına gidip ona sarılmıştı. Çok etkilenmiştim o sahneden, ben de babamın yanında olsam huzur bulurum diye düşünmüştüm.

Şimdi bir baba daha var hayatımda. Kızımın babası. Onları izlemek öyle güzel ki. Onun da babama benzeyen çok fazla yönü var. Akıllı, anlatmayı sever, paylaşmayı sever. Höt höt değildir. Çok komiktir, duyarlıdır, beceriklidir. Kızımın babasını çok severim ben. Kızımı da severim. Baba-kız ilişkisi başka. Anne-kız da başka. Sevmek ne güzel şey. Aile olmak, güvenmek, paylaşmak ne güzel.

Bir de dedelerim var tabi. Bir dedem bu yıl vefat etti. O olmadan ilk babalar günümüz. Diğer dedem canımdır benim. Dünyanın en hoş sohbet insanlarından biridir. Onunla sohbet etmeyi çok severim, yanında olmayı. Bir tanedir dedem.

Çocukken başka, büyüyünce daha başka seviyor insan ailesini. Daha çok seviyor demek doğru değil, hep seviyorsun da, sanki daha iyi anlıyorsun. Daha anlayacağımız ve öğreneceğimiz ne çok şey var kimbilir... Herhalde en önemlisi öğrenmeye ve deneyime açık olmak. Değişime açık olmak. Büyümek, gelişmek.

Tüm babaların babalar günü kutlu olsun.

10 yorum:

ilknur malci dedi ki...

ne guzel yazmışsın ağlayarak okudum.hiçbirini yaşamamış olsamda

Tekir dedi ki...

Ya çok güzel yazmışsın Özgür'cüm... Baba-kız farklı oluyor değil mi? Ben de babamı çok severim, çok beğenirim her kız gibi. Babalar bir tane işte...Baba-oğul ilişkisini de bizimkilerde görüyorum, gerçi Ada çok küçük ama baba-oğul da bir başka oluyormuş, bizim ailede hiç erkek yok hep amazonuz, şimdi Ada geldi ya şımardık :) Bugün gazetenin birinde Musti röportajı vardı, altını açıyor musun demişler "Yok canım, bi sınır var annesi yapar" benzeri bir şey demiş. Pöh! Böyle babalara; tutamam, yapamam, sınır var diyenlere bende de sinir var! Neyse, sözün kısası çok yaşasın dedeler, çok yaşasın babalar:)

yeliz dedi ki...

çok güzel yazı olmuş... katılıyorum, onları daha iyi anlamaya başladık, sağolsun bebeler

Ozgur dedi ki...

İlknur'cum ben de dolu dolu yazdım yazarken. sevgiler yolluyorum...

Ozgur dedi ki...

Tekircim, terbiyesizmiş o. Ayrıca yazık diyorum. Bi kere, bebek altına bakmak, onu temizlemek, koklamak, bebeği olmayan acayip gelebilir ama bir zevk. Bir ayrıcalık. Babası ya da ben koştur koştur açıyoruz altını kızımızın. Bana alienmiş, yaratıkmış gibi geliyor öyle erkekler. Kusura bakmasınlar. İnsan cahil olabilir, bilmeyebilir. Doğurmadan ben de bilmiyordum pek çok şeyi. Ben doğmadan babam da atıp tutmuş olabilir. Ama doğunca öğreniyorsun. Eğer sevgi varsa, anne ya da baba sevgisi farketmez. Gerçek sevgi eğitiyor, öğretiyor. Sınır tanımıyor. Sınırlı sevginizi alınız ve başınıza çalınız. hehe.
Sinirlendim bak.

Biz de amazonuz, hala amazonuz. Biz de artık seni okuya okuya öğreniciiz bişiler:) Sevgiler. Güzel bir erkek büyüyor, ne mutlu gelecekteki kadınlara.

Ozgur dedi ki...

Yeliz'im sen de gelecekteki bir babayı büyütüyorsun şimdi. Hİç öyle düşünmemiştim, ne tuhaf değil mi. Çook sevgiler.

Tuğçe dedi ki...

Özgürcüğüüüüüüümmmmm,
Babana benziyorsun!
İnsanın babasını böyle sevmesi de olasılık dahilinde ve ne güzelmiş :)
Hiiç ayrılmayın, hep sağlıkla ve huzurla birlikte olun güzeller sizi...

Ozgur dedi ki...

Tuğçe'cim benzerim gerçekten. Bizim kız da aynı babasına çekerek intikamını aldı hehe:)

Adsız dedi ki...

Deden de sizleri çok seviyor... Öpüyorum hepinizi...

Ozgur dedi ki...

Dedecim, biz de seni çooookk seviyoruz.