27 Haz 2009

Katı Gıda Günleri...

Kim yazmıştı unuttum. Acemi anne ilk sebze çorbasını kızına verir ve bekler ki, "ellerine sağlık annecim çoook güzel olmuş" desin. Oysa buruşuk bir surat karşısında. Hehehe. Bunu okumuş ve biliyor olmama rağmen ilk sebze çorbasında ben de benzer bir deneyim yaşadım. İnsan özeniyor, bezeniyor da hani. İlk anda bir kaç çay kaşığı, sonra ı ıh. Ancak gerçekten öyle gönülden istedim ki sevmesini sebzeleri, ısrarla her gün pişirmeye devam ettim. Sabrın sonu selamet. Şimdi yalayıp yutuyoruz. Kaşığı götürene kadar ağzına "anneeee nerdeee kaldı bu kaşık?" der gibi itirazlar.

Kısa tarif.

Zeytinyağlı Enginarlı Sebze Çorbası

Enginar alınır. 4e bölünür. Birbirlerine değmeyecek şekilde buzluğa yerleştirilir. Donduktan sonra bir kaba konulur. Her öğlen 1/4 enginar alınır. Küçük tencereye atılır. Yanına 1/2 havuç, 1/3 kabak, 1/3 patates konur. Bir kaşık zeytinyağı. Küçük doğranır (ama çok küçük değil). Sebzeler yumuşadıktan sonra ezilir. Sonra kaşık kaşık miniğe yedirilir. Bu sırada genelde suyundan başlanır, güzel gittikçe minimini olmuş parçalardan verilir. (Normalde de enginarı böyle yapıyorum, kabak koymuyorum, taze soğan koyuyorum.)

Bunun dışında, meyvelerden armut, elma, şeftali, kayısı cam rendede ezerek verdik. Sadece suyunu değil posasını da veriyorum. Kiraz emiyoruz. Erik ağzımıza soktuk. Hipp'in pirincini severek yiyoruz.

Dün değişik tad olsun diye Milupa organik cam kavanozdaki gıdalardan brokoli patates verdim. İki kaşıktan sonra yüz buruştu. Zaten çok büyük beklentim yoktu. Milupanın sebze çorbasından, sütlü pirincinden filan tattırdım. Hipp'in kavanoz gıdalarından tattırdım. Pirinci meyve suyu ile karıştırıp verdim. (Taze elma suyuyla) Başarılı. Ancak çok karıştırmıyorum gıdaları.

Henüz yoğurt vermedim, süt ürünü almadık. Bu ay veririz artık diye düşünüyorum. Pirince aptamil ve hippin organik mamalarından azıcık karıştırayım dedim. Şiddetle reddetti bizimki.

Genel olarak taze meyve sebze tercihimiz. Diğerleri elimin altında olsun ve çeşni olsun, tad olsun amaçlı verdiğim şeyler. Arada bir çorbanın içeriği değişiyor. İki kere içine yeşil fasulye de kattık güzel oldu.

Kavanozlardan meyveleri seviyor. Ancak vermeyi düşünenlerin üzerindeki başlığa aldırmadan içindekileri dikkatle okumasını öneririm. Brokoli patateste bezelye var mesela. Ya da Armutlu Elmada şeftali de olabiliyor, nişasta da. İçeriğe dikkat etmeli. Alerji olur, bişey olur.

Havuç seviyoruz. Havucu dişlemekten sonra, bir kaç kez fileye haşlayıp koydum severek yaladı.

Yemeklerden sonra su içiyoruz. Yemek esnasında su vermemeye (açıkca istemesi dışında) gayret ediyorum. Yemeği seyreltiyormuş.

Anne sütü bol bol gidiyor, hatta bugünlerde emme süresi kısaldı. (tek meme 10 dakkadan az) İçerken lıkıır lıkıır gibi sesler geliyor. Ancak emme sıklığı arttı. İhtiyacı öyle demek ki diyorum ses çıkarmıyorum. Bakalım doktor ne diyecek.

Tartılıyoruz sürrekli. Öyle ahım şahım kilo artışımız yok. Ancak yüzdelere bakarsak boyda iyiyiz, kiloda da ortalamalardayız. (Hoca çan eğrisi uyguluyorsa CC alırız. Curve'i tutturmuşuz. ) Bu hareketle zaten zor. Meyveyi yedir, iki dakika sonra yaksın.

Bir kaç kez mama sandalyesinde yedik, ama henüz küçüğüz biraz. Ana kucağında ya da öz hakiki ana kucağında yediriyoruz. Yerken üstümüz başımız batıyor. Biraz benim suçum. Biraz da Eloşun elimdeki kaşığı kapmasından kaynaklanıyor. Deliriyor, kendi yemek istiyor. Biliyorum. Ama koca kaşığın hepsini ağzına sokmaya çalışıyor. İki kaşığımız var chiccodan aldık. Birini eline veriyorum, öbürüyle yediriyorum. Ama elindekini ağzına sokar, çıkarmaz. Biraz mücadele halindeyiz. Bekliyorum sabırla. Önlükleri çok sevmiyoruz, zaten sıcak olduğundan çok ısrar edemiyorum. Sarı çizmeli anne çıplak yediriyormuş, vallahi iyi akıl. Ben de bugün aynı şeyi düşündüm ama yine de giydirdim. Yemek zamanları için lekeli bodylerden giydiriyorum. Komando kıyafeti dediğimiz beyaz atletlerimiz vardı, mothercareden almıştık. Onlar yemek kıyafetimiz oldu. Armut lekeleriyle uğraşacağıma (if you cant beat em, join em. Yenemiyorsan, katıl :=)) kabullendim. Onlar yemek kıyafetimiz oldu. Yemekten önce cicilerimiz varsa çıkarıyorum. Yemekten sonra lavabonun kenarına oturup bir güzel paklanıyoruz. Ben de üzerimi değiştiriyorum. Eloşum bardakla su içiyor. Ama tabi henüz acemi olduğundan ben, o, parkeler şeklinde su içindeyiz.

Gündüzleri pirinci ve çorbayı yediriyorum farklı öğünlerde. Akşam baba gelince meyveyi o yediriyor. (Allah razı olsun.) Bir kere de teyze yedirdi. Meyveye bayıldığından, kolay öğün. Ben de yorulmuş oluyorum o saate.

Hayatımız çok düzene girdi. Günde 2 ya da 3 kez gündüz uykumuz var. 9 civarı, 12 civarı, 14 civarı. Eğer 9u atlarsak bazen 16 civarı oluyor, ama Tracy ne derse desin, fikrimce ne zaman 16dan sonra uyuyor, o gece geç yatıyor. Bunun dışında baba eğer geç gelirse, yine geç yatıyor.

11 ya da 13 civarı pirinci yiyoruz. 14-15 civarı çorba yiyoruz. 19 civarı meyve yiyoruz.

Belki kahvaltıya başlarız.

En başından beri biz ne zaman yemek yesek, Eloşu da masaya oturttuk. O nedenle sofra adabı biliyor. Eğer o yemek yerken, ben de yersem çok daha iştahlı yiyor. Öylesini seviyor. Biz yemek yerken ağzını açıp kapıyor, geçen kardeşin doğum günü pastasından yerken bi fena oldum. Yavrucak bakıyor, ben pastaları götürürken. Ona gelince enginar:)

Kendi kendine yemek yiyeceği günleri bekliyorum. Her yerin yemek olması, dökülmesi filan fena ama tahammülüm fena değil. Yemekten sonra duş almışlığım var, olsun. Ortalık da temizlenir, su var sabun var.

D vitaminini hep kaşıkla verdik, kaşık konusunda hiç sorunumuz olmadı, alışkındı zaten. Aventin biberonlarını su kabı olarak kullanıyorum. Sabah kalkıyorum. Biberonları sterilze ediyorum. Sonra içlerine kaynamış su koyuyorum. O su soğuyor, böylece kızımın kaynatılmış, soğutulmuş suyu oluyor.

Yemek, Uyku, Oyun. İşte hayatımız.

Sevgiler bizden.

13 yorum:

Seyhan dedi ki...

Özgür bizde ek gıdaya başladık dün bir bugün iki ama ağzını kapatımı açmıyor ve ağlıyor sürekli ama ağlarken ağzına tıkıştırdıklarımıda öğürüyor napçam şimdi ben moral sıfır, başka bebekler hapur hupur bizimki ağlak ağlak. Şeftali kayısı , pirinçli mama denememiz başarısız

Ozgur dedi ki...

Dur dur moral sıfır olmasın canım benim. İlk başta çok farklı geliyor sanırım miniklere. Hem kaşık, hem farklı bir tad. Mis gibi meme varken hem.
Bir kaç fikir:
Böyle aman yemezsen yeme (söylemesi kolay) tavrında her gün bir ya da iki kaşık yedirmeye çalış. Yemezse zorlama.
Bir de önemli not. Aç olduğu ama açlıktan çıldırmadığı bir noktada vermeye gayret et. O hatayı ben bi yaptım başta. 3 saatte bir emerken 1.5 saat sonra vermeye kalktım yemedi. Halbuki tam 2.5 saate denk getirmek gerekiyormuş bizimkini.
Kolay gelsin çok çok. Nasılsa yiyecek, endişe etmeyesin.

mine dedi ki...

bizim de halimiz sizinki gibi..milupanın sütlü pirinçlisi alerji yaptı ceyline su an kullanmıyoruz..kavanoz mamalarını hiç denemedim....mama sandalyesi daha almadık.. bende ana kucagında yediriyorum..ama üstümüz basımız batıyor..hele bide lekeler cıkmıyor..özellikle elma lekesi..ceylinde meyveyi cok seviyor..hipp markasını hiç denemedim memnun kaldınız mı??,

sevgiler eloşa öpücükler..

yeliz dedi ki...

ela artık abla bebek olmuş!!! ne güzel gelişmeler bunlar... heyecanla takip ediyorum, sıranın bize gelmesini bekliyorum... elayı okumak 2 ay sonra yaşayacaklarımızı önden görmek gibi. biz de arcayı sofraya çok oturturuz, ilerde işimize yarayacağını bilmek güzel

havvanur dedi ki...

özgürcüm öönce maşalah dicem çok güzel anlatıyorsun okuyor gibi degilde yanındaymışız gibi mamalara gelincen şu hipp marketlerde hiç yok elif milupa begenmedi ülkerin herosunuda begenmedi biz bebelac kavanozcularındanız))en çok pirinçli ve tüm meyveleri sebzeli şeyler damak tadımıza uymuyor evde cam rendelilerde favorimiz ama armut lekelrine calgon falan olmuyo çıkmıo yeni şeyler denerkende çok aç olarak deniom çignemeden yutuyor ))dişelerimiz patır patır .çıkmaya başladı ateş falan olmadı ama zayıfladı çocuk sıcakta fena((neyse bn kaçtım hipp eczanedimi var bilgi verirsen sevinirim sevgilerr

kirazsevdasi dedi ki...

bak sen Ela hanıma :) buyumus de bazı seyleri sever bazilarini reddeder olmus :)
yelize katiliyorum, aklimda tutuyim Ozgur bunlari bunlari yasamisti diyorum hep seni okurken. basimiza gelicek bizim de.
cok operim

Ozgur dedi ki...

Sevgili Mine, aynen biz de öyleyiz. Hippin pirincini iştahla yiyor. Kavanoz mamalarında hipp, milupa ve bebelac denedik. Hepsini severek yiyor.
öpücükler ceyline...

Ozgur dedi ki...

Ablaaa Elaaa:)
Yeliz'cim Arca'yı izliyoruz biz de. Çok garip bir duygu. Böyle hep beraber büyütüyormuşuz gibi bir his... Uzaktan uzaktan. Yaşasın internet.

Ozgur dedi ki...

Sağol Havvanur'cum, o sizin güzelliğiniz:) İnsanın anlatası geliyor böyle okunduunu bilince. hipp bizim marketlerde de yok. Doktor ısrarla hipp dedi nedendir bilinmez, kocişin işyeri e-bebeke çok yakın. Ordan alıyoruz biz.
Utanarak söylüyorum bu mamaları filan önce ben bi tadıyorum. Bebelacı bizimki de seviyor.

Ozgur dedi ki...

Saol kirazım, ben de aynı şekilde İlknur'la Ahmet'i takip ediyorum:) Pek güzel oluyor. Bazen deneyimli annelerin eski yazılarını okuyorum. Kitubi, pratik anne, aslıberry, yeşik erik, anne ve bebişi filan. NE güzel şey onların büyüyüşlerini görmek. Çokkk şükür çok!

Adsız dedi ki...

Harikasınız hepiniz. Öpüldünüz....

Hilal dedi ki...

Özgür anne, Ek gıda etiketini bir açtım bilgi deposu! Tecrübelerinden faydalanacak, karışımlarını copy paste yapacağım kızıma:) Bilgilerine...

Ozgur dedi ki...

Hilal çok sevindim. Bi de aniden çok mutlu ve motive oldum. Etiketleri son zamanlarda çok ihmal ettim, ilk fırsatımla düzenliyim iyice. Çok sevgiler...