4 Tem 2009

Atalet Teyze Ziyarette.


Öyle yorgunum ki. Saat 12 olmuş, çoktan yatakta olmam gerekir. Kız sabah erken uyanır. Böyle ayakta kalarak iyi bir iş yapmıyorum. Gün öyle dolu ki tuhaf bir şekilde. Sanki hiç durmuyorum ama ortada bir iş de yok hani. Çamaşır yıkayacaktım yıkayamadım. Biraz dinlenebildim mi, evet dinlendim. Koca iki gündür evde, sağ olsun. Baba kız takılıp uyuttular beni biraz. Ayrıca günün sevmediğim kısmı olan sebze çorbası yedirme kısmını üstüne aldı. Aslında Eloş yiyor da işte biraz kaşık sallarken, biraz üst baş batarken... Yağlı üstelik. Sonra yıkanırken ben kötü anneyim triplerine daldım. Anne olmayı seviyorum, Eloşa bayılıyorum da kendi yemek yiyeceği günleri iple çekiyorum. Hatta sanırım kendi yemeğini kendi yapacağı günleri de heheh. Onun dışında iyiyiz. Dışarı çıkıyoruz, geziyoruz. Oyunlar, gülücükler.

Dadadalara ben de dadalarsam çok feci gülüyoruz birlikte. Böyle utangaç bir bakışı var yandan. Dinliyor muyum diye takip ediyor. Kaydetmeye çalışırsam dikkati dağılıyor susuyor. Yarın doktor kontrolümüz var. Heyecanlıyım. Ne gibi şeyler yedireceğiz acaba. Daha fazla çeşitlilik olsun istiyorum. Bir yandan da emmek ne güzelmiş meğer diye düşünüyorum. Pişirme yok, ısıtma yok, kaynatma yok. Tadı nasıl diye bakmak yok. Ver memeyi içsin misss. Anneliğe doğuştan yeteneği olanları kıskanıyorum. Hani evi tertemiz, çocukları pırıl pırıl, güzelce beslenmiş, kendileri bakımlı ve düzenli filan.

Artık tamamen bir birey Eloşum. Dün babamız evdeydi, saat 9 civarı bir uykumuz var, direndi uyumadı, babayla oynadı. 11de bir uykumuz daha var, onu da atladı. Sonra 1 gibi dayanamayıp uyudu tabi. Baba olunca çok yüzüme de bakmadı. Yeni eğlenceler. Babasıyla çok komikler. Bazen bilgisayar başında oturup bişeyler yapıyorlar. Genelde uzaycılık oynuyorlar. "Çi-pufff uzaya gidennn ilk bebekkk" bizim Eloş mesela. Bana verince de "kenetlendiniz mi" diye soruyor. Bunlar unutulup gitmesin istiyorum. Eloşu babasına verirken nııı nıııı nı nıııı diye star wars müzikleri yapıyorum ben de. Uzay teması evimize hakim bugünlerde.

Kociş iki gün izin alınca tatile gidelim dedik ve yakın çevreyi araştırdık deli gibi. Şile'de konuştuğum oteller her telefonda farklı fiyat verince sinirim bozuldu. Üstelik fahiş! Adalar desen aynen. Akçakoca'ya baktık, Marmara adası, Avşa derken evde yaydık sonuç itibari ile. Biz çok kötü tatilcileriz. Ha önce polonezköye gidelim demiştik, annem kene olmasın dedi, düşündük vazgeçtik. Yok biz çok nanemollayız, öyle hızlı plan yapamadık. Eskiden olsa Kaş'ta bile olabilirdik ama atalet teyze geldi oturdu, kalkamadı. Sorun şu aslında. Biz otel tatilinden de, açık büfeden de, havuzdan da, hamamdan da haz etmiyoruz. Saunaya ben giremem, nefes alamıyorum. Şok havuz filan da bana göre değil. E o zaman otelin anlamı nedir. Havuz yok. Açık büfe yok. Aktiviteler çekici değil. Deniz evet belki, ama Karadeniz, üstelik Ela kıyıda beklerken değer mi onca paraya. Koca memlekette doyasıya tatil yapabildiğimiz tek bir yer var o da Antalya'da ama Eloşu kısa süre için götür getire üşendik. Ayrıca bizim sevgili tatilimiz de çok börtü böcekli olabiliyor. Bilemedim bebekle, ters geldi. Balayına İspanya'ya gitmiştik. Oralarda tatil daha mı ucuz ne. Bilmiyorum. Bu "İstanbul yakını" fiyatlar beni şaşırttı. Onun yerine evde oturup dinlendik, ben biraz uyudum, Koca biraz istediği şeylerle ilgilendi, sevdiğimiz bir diziyi indirip 1 . sezonu bitirdik. (How I Met Your Mother) Bugün de ABDde yaşayan bir arkadaşımızla buluşup muhabbet ettik.

En güzelini yapmışız. Aslında işin doğrusu, (hadi itiraflar) ne tatile gidesim, ne de evden çıkasım var. Aslında genel olarak yataktan çıkasım da yok. Bunun büyük nedenlerinden biri aldığım kilolar. Doktor rejim yapma dedi ya, sanki git her öğün ekmek ve makarna ye dedi. Kilo aldım. Eskiden "çok şişman günlerde giyilecek kot eteğim" vardı. Üzerime olmuyor. Bu gidişe son vermeli. İş yaklaştıkça sıkılıyorum bir yandan. Aslında harekete geçmeliyim. Eylüle ne kaldı. Bakıcı bulmalıyız.

Ben yatayım artık. Evde herkes uyudu. Uff bu ne sıcaaaak.

10 yorum:

melda dedi ki...

evde bebek varken herşeyin düzenli olması vs.nin anneliğe doğuştan yetenekli olmakla alakası yok bence. böyle düşünerek kendine haksızlık etme. bir yardımcı olmaksızın işlerin yetişmesi mümkün değil ki.. bebek gün boyu ilgi isteyen bir varlık. e aralarda annenin de dinlenmesi lazım. iş yaparak daha çok yorulmayı mı tercih edecek? kim için?

Tarkanın Annesi dedi ki...

evet malesef bizde de herşey karman çorman düzeltiyosun arkanı dönüyosunki aynı. Bende düşündüm taşındım artık bir bayan ayarlıycam ayda birkaç sefer gelsin. sürekli çocuk ev iş kendime ayıracak gıdım zamanın yok.Söyle yatsam bütün gün kimse dokunmasa uyuyusaaaam uyusaaaaam uysaaaam.

kirazsevdasi dedi ki...

Özgürüm, öyle bisey yok, hem ev derli toplu hem bebek tok tertemiz filan yalan onlar :) yada supersonik insanlar bilmiyorum nasil oluyor, en azından ben de senin gibiyim...
doktor kontrolunu merakla bekliyorum

ilknur malci dedi ki...

evet Özgür kendine haksızlık etme.Evi çok düzenli kadın mutlaka çocuğu bir köşeye atıyor oyuncaklarını bile bir köşede görümlük olarak tutuyordur.Helede ek gıdaya gectikten sonra yeme olayı o kadar vakit alıyor ve insanın sabrını ve enerjisini tüketiyor ki bırak evi kendine bile bakamıyorsun.Şöyle bir olay biliyorum benim eltim olur kendileri ev batacak diye çocuğun eline alıştırmalık birşey vermemiş, üstüne dökecek diye yazlıkta bütün yaz çocuga rahat rahat karpuz bile yedirmemiş.çocuk şu an 3 yaşında ve hala katı gıdaya gecememiş.

Ozgur dedi ki...

Melda, çok haklısın. Sıcak da bir yandan çarpıyor. Yoruldum bu günlerde.
Yine de başka annelere bakınca sanki bi yatkınlık, bir beceri varmış gibi geliyor. Annelik olmasa da ev işleri diyelim. Hiç hamarat olamadım ben.

Ozgur dedi ki...

Tarkan'ın annesi, vallahi iyi olur. Bize gelen bi yardımcı ablamız var, iki haftada bir geliyor(du). Yalnız onun da 4 yaşlarında bir oğlu var, onu bırakacak kişi sıkıntısı çektiği için bu ara bir türlü denk gelemedik, uzadı. Bugün geldi, ev yoluna girdi. Allah razı olsun. Bedeli ödenmez. O gelemeyince ev iyice kaçtı elimden. Darlandım biraz.
Yine de uyusaam uyusam.

Bir uyansaaam uyansaam uyansaaam uykummmdaaaan biirr damlaaa gözyaşııı
bir damla var elimdeeee

:)

Ozgur dedi ki...

Kirazım ya benim annem o süpersoniklerden. Ben heralde o yüzden biraz da eziliyo muyum neyim. :)

Ozgur dedi ki...

İlknur'cum ya dediklerin beni nasıl rahatlattı anlatamam. Ek gıda zor di mi? Yani bunu duymak istemişim. Bana zor geldi valla. Hakkaten. Zor gelince de ne biçim annesin bundan zevk alman lazım diye üstüme geldim. Almıyorum zevk. Ev batıyor ama kaşığı da veriyorum eline, fileyi de. Bi de her yemekte stres oluyorum acaba ne kadarını yiyecek diye. Kalorilerine bakıyorum, içindeki vitamine bakıyorum. Beklerse vitaminler gidiyor mu diye huzursuzlanıyorum. Kendi kendimi darlamışım. Çok sağol yorumun için...

yeliz dedi ki...

temizlik filan boş işler valla. bi kere en nankör iş temizlik düzen, hemen kirleniyor dağılıyor. ben de artık bıraktım işin ucunu, çocuklu insanız kardeşim, bitti!!! benim annem de çok titizdir, bizler için böyle olmaları gerçekten ezici, onlar başka dünyların insanları:)

zee dedi ki...

Seni anlıyorum.Yazdıklarında yaşadıklarımdan çok farklı değil.insan çocuğu olunca biraz böyle oluyor galiba.öylemi yapayım böylemi derken hiçbir şey yapamıyosun sanki.Anladığım kadarıyla sen daha işe başlamamaışsın.Ben Defne 5 aylıkken başladım yani 2.5 ay oldu.İlk günler çok zordu ama şimdi diyorum ki iyke çalışıyorm.Ama anladığım kadarıyla anne yok sanırım emanet edeceğin.Benim en büyük şansım annem oldu.Ama hayırlısı yinede.