31 Tem 2009

Ben Ela, Tatildeyim...

Ne zamandır yazamadım, kusura bakmayın. Oldukça meşgulüm. Yoğun bir sosyal hayatım var. Annem size söylemiştir, anneannemlerin Dikili'deki yazlığına geldik. Bir ilgi fırtınası, bir oyunlar, bir yemekler. Yetişmekte zorlanıyorum adeta. Sabah her zamanki gibi erken uyanıyorum. Annemle kalkıyoruz, sütümü içiyorum, bir de ne göreyim. Anneannem çıldırmış bir şekilde merdivenlerden "uyandıı mııı" diyerek iniyor. Sonra beni alıyor, bir güzel dolaşıyoruz sitede. Meyvelere bakıyoruz, çiçekleri kokluyoruz. Gül diye bir şey gördüm, anneannem derin nefes alıp bana koklamayı öğretti. Gül güzel kokuyor. Sonra site içinde dolaştıkça uyananlar varsa, gelip halimi hatrımı soruyorlar sağ olsunlar. Sonra kahvaltımı yapıyorum. İyice iştahım açıldı. Normal öğünümden fazla yiyorum.

Sonra, biraz uyuyorum. Kalktığımda yine seviniyorlar. Anneannem yemeğimi pişirmiş oluyor. Meme mi emsem, onu mu yesem, oyun mu oynasam şaşırıyorum. Bi anneannem, bi dedem alıyor. Oyun oynuyoruz. geziyoruz. Annem durmadan foto çekmeye çalışıyor hala. Sürekli kıyafet değiştiriyorum. Sonra yemeğimi yiyorum, anneanneminki annemin yemeklerinden farklı. Biber, soğan, domates denen malzemelerden de koyuyor sanırım. Değişik meyveler rendeliyor. Geçen kavun yedim ilk kez. Çok güzelmiş, tadı damağımda kaldı.

Akşam üstleri dedemle geziyoruz. Bazen arabama kuruluyorum, tıngır tıngır yürüyoruz. Yine gelen giden çok oluyor. Çocuklar var burda. Geçen havuzuma girmişken geldiler, sonra bir anda ne olduysa onlar da havuza girdi, annem beni kaptığı gibi kaçırdı. Tam bi şey anlamadım. Sonra geçenlerde kumlu bir yere gittik. Bir sürü su var. İnsanlar anneme seslendikleri gibi bahsediyorlardı o koca sudan. İç iç bitmez ne büyük şeymiş... Ben fazla yüz vermeyip uyumama baktım gölgede. Oh temiz havaya doyulmaz.

Ağaç denen şeyler var, bizim evin orda da vardı ama bunlarda meyve denen lezzetli şeyler var. Kiminde de çiçek var. İlk kez üzüm yedim, suyunu içtim. Bahçenin önündeki ağaçtanmış onlar.

Artık yürümek istiyorum. Bu isteğimi yeterince açık anlattım sanıyorum. Annemi emerken bile ayaklarımı dayayacak bir yer bulup zıplıyorum. zıp zıp. Sürekli oynama halindeyim. Şu ayak dayama işi iyi oldu. Geçenlerde ayakta durmayı başarmıştım ama adım atmak kimbilir ne zaman. Bir yürüsem görecekler ama... neyse. Sabırlı olmalıyım. Annem emeklemeden yürümüş, öyle anlatıp duruyorlar. Biraz üzerimde baskı hissettim aslında. Bir de dedem sürekli, "bu nasıl bir duygu ben bunu kızlarımda böyle hissetmemiştim" diyip annemi kıskandırıyor. Aslında seviniyor annem de işte, büyükler acayip... Pek mutlular üçü de.

Başka bebekler var. Genelde yedi ay civarında burada bebekler. Nasıl denk gelmiş hayret doğrusu. Güzel haber bunlar. Şimdiden arkadaşlarım var, yaşaaasın.

Babam ve teyzem de olsaydı keşke. Babam yarın gelecekmiş, teyzem belki öbür haftasonu. Onlar da olsun, herkes olsun, hepsi gözümün önünde olsun. Ne o öyle, uzak uzak... Annem de dinlendi iyice, hatta tembel bile oldu. Nerde o İstanbul koşturmacası, yan gelmiş yatıyor. Sürekli kitap okuyor filan. Entel midir, nedir anlamadım. Yani ağlıyorum bazen, dedem alıyor beni, düşün. Bizimki oku da oku. Alooo anne misin, lisede misin, kendine gel kadın. Yok, yok üstüne gitmiyim. Dinlensin azıcık, nasılsa İstanbul'da sorarız hesabını...

Yediklerim çok lezzetli. Hepsi taze, hepsi bahçelerdenmiş. Annemle olmak iyiydi ama kalabalık daha eğlenceliymiş. Bir de sürekli dışardayız yani, sürekli. Akşamları yorgun düşüyorum, güzelce uyuyorum.

Aa asıl haberi unuttum. Dişim çıktı benim. Hala da çıkmakta. Diş için bir jel almıştı annem ama çok rahatsız görmediğinden sürmedi bana. Denemek için kendine sürdü, dili uyuştu. Alem bizimkiler, zaten her şeyin önce kendi bi tadına bakıyor. O daha sürmesin jeli, ben nasılsa memede kaşıyorum dişimi, hehehe.

Geceleri yıldızlar öylesine parlak ve yakın ki...

Ellerimle gel gel yapmayı öğrendim. (Annemin babama anlatışı, "enter the dragon filmindeki bruce leenin el hareketini canlandır kafanda") İddalı mıyım neyim?

İşte böyle sevgili teyzelerim, amcalarım. Güzel bir şeymiş doğaya yakın olmak.
Size sevgiler, selamlar, öpücükler benden!

4 yorum:

Ayşe dedi ki...

guzel Elosum benim... yerim ben seni ya... annen anlatiyor, ama senden dinlemek de cok tatli oluyor....

o gulu koklama hareketini cok merak ettim, annanenin ici gidiyordur, ben buradan iclendim valla... aferin sana, mamalari cok guzel yiyormussun, nazar degmesin ama...

anneyi cok elleme, dinlensin azicik, yoruldu butun kis... tatil sonrasi da isiyle ilgili dusunecek, enerji toplamasi lazim...

cok cok optum ben seni... butun buyuklerine selam soyle.

kirazsevdasi dedi ki...

evet yavrum entel senin annen :)
oh ohh bu ne yogun hayat ne guzel.
ama annene dokunma, birak dedeyle ananeyle vakit gecir, o dinlensin...

Cok opuyorum tatlı Eloşum seni.

kuzunun annesi dedi ki...

Ohh Eloş hanım keyfiniz pek yerinde gözüküyor , denize girmeden bitirme tatilini tamam mı?

yeliz dedi ki...

oh ne güzel elacım tadını çıkar temiz havanın, anane dedenin