13 Tem 2009

Öyle Yorulmuşum...

Düşünüyorum da annelik hayatın en büyük sınavı. Ne tarz bir insansın, hayata nasıl bakarsın, zorluklarla mücadele yöntemin nedir, peki ya stres? Aynı anda on bir iş yapabilme yeteneği filan filan. Liste uzar. Zor iş.

Bugün annelik hayatımın en güzel günlerinden biriydi. Neşeli uyandık, güzel yedik, oyunlar oynadık, güldük eğlendik. Akşam babiş gelince dışarı çıktık. Yalnız orda ciddi bir hata yapmışız. Çok aç değiliz dedik, yemedik evden çıkmadan. Yolda bir yere otururuz, hallederiz şeklindeyiz. Çıktık bostancıya, ara sokaklardan yürüdük, sahile gittik, biraz da oralarda dolandık. Enginar görmüşken aldık, buzluğa atarım biraz diye. Sonra sahilde gitmeyi sevdiğimiz bir yer var, oturalım dedik. Garson amca Eloşa biraz şirinlik yapayım demişti kiiii sen bizim kız bir kork, ortalığı yık. Yabancı anksiyetesi sanırım ama ilk kez oluyor. Aldım kucağıma, ağladı. Gözünden yaş geldi, böyle bi sarıldı. Genelde çevreye gülücük, doktora hemşireye gülücük, garsona cilve filan giderdik. Bugün huzursuz oldu. Biz de huzursuz olduk, kalktık. Dönüş yolunda, kornalar, işten eve dönenlerin koşturmacası, çarpanlar, üstüne yürüyenler derken neden dağda, ıssız bir yerde yaşamıyoruz diye hayıflandım. ABDde yaşayanları bu açıdan kıskanıyorum. Evinden çık beş dakika sonra ağaçlarla dolu patika. Gidip şehir merkezinden uzak sitelerde yaşamak istemiyorum.

Geldik, hızla Eloşun akşam yemeğini yedirdim. Biz yedik. Hızlı hızlı banyo yaptık. Uyutma trenine girdik fakat kız uyumaz. Fazla mı uyarıldı bilmiyorum. Sahilden dönüş yolunda yol boyu şakıdı resmen. Lallala, dadada, babbabaaa nasıl bir müzik.

Şimdi evde sessizlik hakim.

Derin bir oh.

10 yorum:

Ayşe dedi ki...

aman gecmis olsun size... yabancilamaya baslamis olabilir hakikaten... ABD'nin o yakindaki park hikayesini ben de seviyorum, ama sirf onun icin de yasanmaz burada ya. :) Boston yine iyi sehir bakimindan da, bizim Amherst (ve benim oturdugum Sunderland) cok fena dag basiydi...dusun bir merkezi sadece, dunkin donuts, pizzaci, teke bayii, 7/11 ve laundromat var... :) cvs falan yok yani... en yakin medeniyet de 15 dk otobusle...
neyse, cok daldan dala oldu... cok opuyorum elosu... sevgiler.

Adsız dedi ki...

Büyüyor annesi. Dostu düşmanı ayırmaya başlıyor. Aferin Eloş'a...
Sevgiler...

Fidanihal

Adsız dedi ki...

Bu adsız da çok oluyor. 14 dakika araile yorum yazılmaz ki. İşte hayat BU. BÖYLELİK LE sevinci korkuyu güzeli çirkini acıyı tatlıyı öğrenecekler. sevgiler

k.i.s.d. dedi ki...

Günün bir kısmı iyi ise diğer kısmı zor oluyor herhalde :) Gözünden yaş gelene kadar ağlayan biri bizde de var. Geçen gün annemle oynarken kardeşim yere bişey düşürdü. Çıkan sesten o kadar korktu ki yavru kuş, önce alt dudağı ters U oldu sonra bir ağladı bir ağladı inanamadım. Bebekler acaip yahu :) Sevgiler.

Ozgur dedi ki...

Ayşe'cim, saolasın.
Evet Abdde yaşadığın yere göre çok değişiyor aslında medeniyet. Kimi yerde 24 saat açık market, kimi yerde 9:30 dedin mi hayat duruyor filan, üstelik uzak. Olsun, nolur yakınımızda korkmadan yürüyebileceğimiz bir orman olsa. Ah ah. :)
Biz de seni öptük çok:)

Ozgur dedi ki...

sevgili fidanihal, evet büyüyor değil mi;:)

Ozgur dedi ki...

Sevgili adsız, gelsin yorumlar. Okudukça seviniyorum ben:)

Büyüdüğünü izlemek bir mucize. :) Dün şaşırttı bizi. Her zaman gülen eğlenen konuşan çocuk. Sonradan düşündüm de, arabanın tutma yerine battaniyesi denk geldiğinden bizi göremedi, sanırım ondan öyle korktu.

Ozgur dedi ki...

k.i.s.d,
benim bir ara, bir gün kötüyse ertesi gün iyidir kuralım vardı:) Ayın on beşi karanlıksa, on beşi aydınlıktır var.

Ama ağlarken çok sevimli olmuyorlar mı, gözümde canlandı o ters u. Öperim ben Cevdet'i kocaman.

meltem dedi ki...

Idil de bir ay once Roma'de dedesini gorunce (ilk tanistiklarinda 3 haftalikti)ortaligi yikti. Sadece sikintisi oldugunda aglayan yavrus 3 saat araliksiz agladi,gozleri sisti kipkirmizi oldu, emzirmem bile ise yaramadi. Evde etrafina bakip bakip aglayiyordu. Yabancilama icin biraz erken (4 aylikti) ama yavrum o hafta sonu ne dedeye ne de babaanneye gitti.Uzulduk. Ben istiyorum ki Idilcim insanlarla beraber olmaktan zevk alsin, mutlu olsun. Oyle sadece anne baba kucagi isteyenlerden olmasin. Bir donem herhalde gecer.
Bruksel (AB baskenti sozde) bebek arabasiyla gezmek burada da zor. Tamam yakinda park var, arabalar yaya gecisinde duruyor ama abuk subuk yerlere park etmis arabalarin kapattigi kaldirimlari asmak icin bebisin arabasini yola cikarmam gerekiyor defalarca.
Bu arada Elos cok tatli ve guleryuzlu masallah, gozlerinin ici guluyor. Bende bir he deyip bizim blogumuzu yazmaya baslayabilsem. Tembel anne Meltem
sevgiler
Meltem & Idil

Ozgur dedi ki...

Hadi Meltem, üşenme yaz:) Biz de sizi takip edelim...

Aslında sosyal olmak iyi de, yabancılamaları da iyi. Neticede bir savunma mekanizması bu. Kendini korumak istiyolar değil mi.

Öperim sizi...