11 Tem 2009

Sevgili, neden Sevgili?


Bazı şeyleri anlatması çok zor.

Sevgilimin takma adı aşk. Ona koca demeyi sevmiyorum. Koca kocaamaan bişey. Biz o kadar büyümedik. Kocama dost demek istemem, başka dostlarım var. En iyi arkadaşım olsun istemem, o zaten tanımı gereği biraz öyle. Aşk olsun derim. Koca toplumun taktığı isim. Devlete imza vermeden önce sevgilimdi, öyle kalsın. Aşk sevgiye dönüşüre hiç inanmayan biri olarak, sevgi emektire inanmayan biri olarak diyorum ben sevgili. "Eşim" demek istemem, çok resmi. "Kociş" diyebilirim, çünkü çok sevimli. "Bizim bey" diyebilirim çünkü çok samimi. "Benim herif" diyebilirim çünkü çok seksi. Çünkü sadece benim. İsmini söyleyebilirim, çünkü bir tane ve çok güzel.

Yani kısacası jargondan değil bizim sevgililik halimiz. Herkesin sevdası farklıdır, yaşantısı farklıdır. Biz de böyleyiz işte. Sevgiloş, Eloş ve ben, minik aile. Kelimeler önemlidir. İnsan kelimeyle düşünür. O benim sevgilim, napiyim:)

Bir senin gözler beni anlar; elimde değil
Görürür görmez deliren ihtiyaçlar; elimde değil
Düşerken son bir kez yalana; benimsin benim
Yalansan yalanı severim elimde değil

Vega

Ps: En az dört farklı blogda duydum, blog jargonu gereği sevgili lafını. Bu yazı genel bir kanıya verilen özel bir yanıt. Kendini ifade ihtiyacı. Her hayata, her hitaba saygı.

İyi geceler...

21 yorum:

Tekir dedi ki...

Aha! aynı şeyi ben de düşünmediysem ne olayım ( ne olayım? :) Kaç gündür yazdıklarına yorum yazayım diyorum, olmuyor, bir mani çıkıyor! :) Kısmet bunaymış. Hızınıza da yetişilmiyor ki anacımmm :)
Valla ben de sevgili diye yazıyorum, öyle hissediyorum, bu bir jargonsa onu da kabul ederim. Herşeye varım yani :)
Öptük.

İlknur dedi ki...

Büyük ihtimal en son yazan ben olduğumdan üstüme alayım :) Her blogda sevgili lafını okudukça ben neden öyle hitap etmiyorumu düşünüp yazmıştım. Ben sevgiliyken de sevgilim dememiş biri olarak sevgili lafını hiç sevemedim. Anlamı çok çok özel ama bana uymadı işte. Aslında seninde yazdıklarının içinde en sevdiğim ismi ile hitap etmektir.

Elbette saygı herkes bildiği, rahat ettiği devam :P Karşındaki sevdiğin olduktan sonra ne diye hitap ettiğinin de pek manası yok zati :)

dağlar kızı dedi ki...

Valla benimki de "tatlım"
Sebebini yazsaydım aynen senin yazını yazar, altına da imzamı atardım :)

yok ki dedi ki...

ben de sevgilim derim, baska bir sey diyemem. evliyken de oncesinde de hep sevgilim oldu. anlami cok guzel, hissettirdikleri gibi. sevgilim ve ismi haricinde baska turlu hitap etmek cidden zor geliyor.
bir de komik geldiginden kocabey demek gulumsetiyor :)

kuzunun annesi dedi ki...

Ya Özgür aşkım yerine sendemi aşk diye hitap ediyorsun yoksa benim gibi, valla öyleyse bu postunu ona kesin gösterecegim . Dünkü yorum mesajını kendisine ilettim bu arada :)))

Ozgur dedi ki...

Tekircim, teşekkür ederim canım. Bugünlerde bir haller oldu, bööyle bir yazasım, bir yazasım var:)
Öperim çok

Ozgur dedi ki...

İlknur'cum, vallahi yazarken İlknur sen üzerine alma yazsam mı diye düşündüm :)) En son sen bahsettin sanırım gerçekten ama ben bi sürü farklı yerde, farklı zamanlarda okudum. İsteyen istediğini desin tabi de hani jargon olduğunun farkında değildim ya da tam anlatabildim mi bilmiyorum aslında? Hani böyle bir moda var ona uyayım gibi değil. Öyle algılanmak huzursuz etmiş biraz...

Di mi sevdikten sonra istersen omnitorenkim benim diye sev, kime ne:)

Ozgur dedi ki...

Dağlar kızı, bizde de tatloş oluyor o. Eladan sonra herşeye bir ş geldi bizim evde, du bakalım ne zamana kadar....:)

Ozgur dedi ki...

yok ki, hımm kocabey de güzelmiş:)

Ozgur dedi ki...

He kuzunun annesi, aşk diyorum. Gerçi aşkım da diyorum, demiyorum değil ama emaillerimde filan hep aşk olarak kayıtlı kendisi. :)
Siz yıllar önce kaybolmuş ikizim filan mısınız acaba?

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

sanırım bunu ilk yazan bendim :))
valla seni düşünerek yazmadım.
benim dellendiğim durum şu:
sadece sevgilim lafından ziyade bloglarda yansıtılan imaja kılım. "herrşeyi tereyağından kıl çeker gibi hallediyorum, gencim güzelim inceyim, anne oldum ama hala eşimle şahane sevişiyoruz ay bakın zaten kendisinden de sevgili diye sözediyorum.."vs vs diye bir imaj var ya. ona tavım ben.
bu arada eşim evlenmezden önce bile telefonuma "aşşk" diye kayıtlıydı. evde adını telaffuz etmem, kuzuşum, aşkım, şekerim vs derim ama bunun dillendirilmesi bana biraz sahtekarca geliyor ve sanki amaç başka türlü bir mesaj vermek gibi.
ama dediğim gibi senden bahsetmiyorum. genel bakışım budur olaya..

Ozgur dedi ki...

Selam Hülya, yok senden önce de duydum ben bunu. Yani sadece sana has bişey değil. Hani genel bir kanı sanırım.

Yani anladığım kadarıyla sen gerçek olmadığı halde aşırı estetize edilmiş anlatıya gıcıksın. (Nasıl bir cümle oldu bu böyle:)

Bir başka arkadaş, "bal gibi evlisiniz olm, ne sevgilisi kandırmayın kendinizi, topluma karşı gelemediniz şimdi sevgiliymiş peh" modunda gıcık mesela.

Ben de mesela "evlendik aşk işte sevgiye dönüştü", "dost olduk" filan gibi yazılardan çok ürküyorum. Ya da toplumdaki klasik karı koca algısından. "Çocuktan sonra bazı şeyler bitiyor" filan laflarından. "Sevgili" biraz bundan kaçış, böyle bir algıya mesafeli durmak. Belki diğer yazarlar da buna hapsolmak istemiyorlardır, olabilir mi?

Bizim toplumda anne olan kilo alır. (Ben de aldım şahsen böhü) Ama böyle olması gerekmez. Ya da anne dediğin illa ki saçını süpürge etmez. Neyse belki de ben tam bilmiyorum senin kastettiğin blogları.

öperim cicim.

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

sevgili sözü de diğer bazı imajlar gibi eğreti duruyor bazen. çok hijyen, çok steril.. temsil ettiği imaja kılım ben.. bir ayşe arman özentisi olma durumu var ya.. biraraya gelsek de uzun uzun konuşsak bu mevsuyu. böyle tuna uyurken yavaşça tuşlara basarken çok zor..
bir de bebekten sonra onca mücadele, uykusuzluk, endişe içinde ne sevgililik kalıyor ne bişey. biz şahsen daha yeni yeni geliyoruz kendimize.meğer unuttuğum bir erkek varmış evde diyorum. o derece :))

kuzunun annesi dedi ki...

Pes valla , bu kadar olur diyeyim bende , ne diyeyim . Bende bu kullanımın kendime münhasır oldugunu sanırdım hep :)))İlerleyen zamanlarda daha neler keşfedecegiz ortak meraktayım . İyi pazarlar

Ozgur dedi ki...

Hülya'cım, pek Ayşe Arman takip eden bir kişi değilim, o nedenle özentilik durumunu bilemiycem. Keşke başbaşa konuşabilsek. Bakalım, belki o da olur.

Yalnız bişiy söylemeden geçemiycem gene de. Bir şey ters geliyor bana, başkalarından da duydum. Hani bebişle uğraşmaktan kocişi unutmak gibi. Nasıl desem, bazen bebiş o kadar yorucu olmayabilir, bazen birileri yardım alıyor olabilir bakıcı filan gibi Ya da tarzı farklı olabilir, enerjisi fazladır, yeni evlidir?. Nasıl desem ben de evde erkek olduğunu hiç unutamadım mesela:) Biraz şans, biraz ne bileyim. Bebiş olunca kocalar ya da aşk bir köşeye itilir, önce bebek gelir halleri var ya, bana da o tuhaf geliyor.

Öyle olmayan örneklerin varlığını gelecek kuşaklara aktarmak istiyor insan. Elbette eskisi gibi şarap içip peynir yemesen de, saklanacak gizli köşeler bulabiliyorsun. Belki ondan sevgili diye ısrar ediyorumdur ben de. Gerek hamilelikte, gerek sonrasında "kutsal ana" olmadım ben. Sevgili kalmayı çok önemsiyorum. Öbür türlü ben ben olamazdım gibi. Belki bu konuda yazı yazmalıyım. Geçen bekar bi arkadaşım burdaydı, onla da uzun uzun konuştuk...

sevgiler çok.

Aslında demek istediğim, insanın tecrübesi kendisi ile sınırlı. Herkes aynı şeyi yaşamıyor pek çok konuda.

Ozgur dedi ki...

Evit kuzunun annesi, heyecanla bekliyoruz:=)

yeliz dedi ki...

jargon ne ola ki yaaa? herkes istediği gibi hitap eder, adamlar bizim adamlar, işte o kadar!!!
ps: benim gibi direkt ilker diye bahseden biri için pek havalı bi cümle oldu:) ama inan ben de senin gibiyim hala, aşk, sevgili, cancan kocam, bebişim ve daha neler diyorum da blogta insanların bizi isimlerimizle tanıması için midir nedir bilmicem hep ilker olarak andım kendisini...

TATLININ HUYSUZ ANNESİ dedi ki...

:)))
benim o ben! sevgili, lafına kıl olan :)
hülya'nın yazdıklarına katılıyorum, benim blogda da konuşmuştuk zati aynısını tekrarlamamayım.
'herrşeyi tereyağından kıl çeker gibi hallediyorum, gencim güzelim inceyim, anne oldum ama hala eşimle şahane sevişiyoruz ay bakın zaten kendisinden de sevgili diye sözediyorum.."vs vs diye bir imaj var ya. ona tavım ben.'
hülyacım böyle demiş ya, işte budur benim de uyuz olduğum.
karakter, yetiştirilme ne derseniz deyin romantizmden de zerre kadar hoşlanmadığımdan kelli :) ve bloglar aleminde kocasına 'gürbüz' diye hitap eden biri olarak benim duygularım bu yönde...
her zaman savunduğum birşey var, bu mevzu için de geçerli: durumlara, kişilere göre duygular, yargılar değişir ve kesinlikle tek bir doğru yok! elbette ki herkes istediğini diyecek yahu :)

p.s. ben de kocam demeyi daha bir seviyorum, herhalde evli olma duygusunu pek sevdiğimden olsa gerek :)

Ozgur dedi ki...

Yeliz'cim, valla bence de aynen öyle. Dileyen dilediğini desin, isteyen istediği hayatı yaşasın.

Nesimi’ye sormuşlar yarin ile hoş musun
Hoş olayım, olmayayım o yar benim kime ne

budur yani:)

Ozgur dedi ki...

Tatlının huysuz annesi,
hımm senin blogunda konuşulanları okumadım. Ben mevzunun bu denli derin olduğunu bilmiyodum. İlginç oldu başka bakış açılarını öğrenmek.

Sevgiliye sevgili demek romantizm mi? Romantizm ne ola ki? Sevişmek mi romantizm. Kavram karmaşası oldum ben. Benim anladığım bir kadın türüne gıcıksınız ama hadi bakalım. Kendimi zerrece romantik bulmadığımdan buralarda bi mavi ekran oluştu.

İnce mince olmadığımadan hiç üzerime almayıp, tereyağından kıl çeker gibi sıyrılıyorum mevzudan.

Yalnız nası desem, ben ince değilim diye ince analara gıcık olmuyorum. Aferim diyorum. Standart hayat zorlamasına direnip ince kalan, güzel olan, sevgilisiyle güzel güzel sevişen kadınlara da süpersiniz diyorum. İmajsa salla, ama ya gerçekse?

Adsız dedi ki...

Your blog keeps getting better and better! Your older articles are not as good as newer ones you have a lot more creativity and originality now keep it up!