30 Tem 2009

Takım ruhu, Ekip çalışması...

Geçenlerde aklıma gelen bir düşünce.

Proje yapmak, kısır yapmak gibidir.

Önce bulgur gerekir, çünkü bulgursuz kısır olmaz. Bulgur teknik liderdir. Has eleman odur. Karnımızı doyuran malzeme bulgurdur. Lakin sadece bulgurla kısır olmaz.

Salça lazımdır. Biber salçası, domates salçası bulgurun sağ eli, sol elidir. Teknik liderin güçlü adamlarıdır. Sağlam, taze olmaları şarttır.

Yeşil soğan, marul, maydanoz, olsa da olur, olmasa da olur malzemelerdir. (Yeşil soğan daha önemlidir). Bu ekip, ürünün kalitesine katkısı olan ama kötü olduklarında işi berbat eden, birebir sorumlulukları çok yüksek olmadığı için biraz uzaktan, biraz sorumsuz takılabilen, çok kolay alınabilen destek ekiplerdir. İyisi işi öyle güzelleştirir, kötüsü nerden bulaştım bu işe dedirtir.

Bütün malzemeyi karıştırsan hala kısır olmaz çünkü... Kimyon, karabiber, limon, tuz, zeytinyağı olmadan tad oluşmaz. Projeye en sonda katıldıklarından sorumlulukları az gibi görünür, oysa asıl can alıcı nokta onların uyumundadır. Bu son malzemeler şirketin vitrinidir, yüzüdür. Onlar doğru olursa "bu alemde en güzel kısırı o yapar" mertebesine ulaşırsınız. Bulgurun, salçanın, suyun kaynama noktasının, kısaca tekniğin bittiği noktadır, işin sanat kısmıdır, uyumudur.

Bu nedenle sık sık, kimyonun ya da marulun ben de bulgurum ulen diye delirdiğine şahit olursunuz. Tek bir malzemenin eksikliği lezzeti zedelerken... her eleman kendini yokluğuyla tehdit ederek önemli kılmaya çalışır bazen.

İyi proje yapmak için, kısırda olduğu gibi her daim birinci sınıf malzeme şarttır. Bu malzemeler sonuçta oluşacak kısırdaki rollerine değil de kısırın lezzetine odaklanırlarsa herkesin karnı doyar.

Üstüne afiyetle çay bile içilir.

Acayip bir post oldu bu.

12 yorum:

kirazsevdasi dedi ki...

ah o rollere degil de sonuca odaklanabilse keske Özgürüm...
zor dostum zor.

Ayşe dedi ki...

bence harika bir post olmus Ozgurcum, hic de acayip degil... teamwork seminerinde anlatilacak kadar iyi bir analoji! opuyorum.

kuzunun annesi dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
kuzunun annesi dedi ki...

Canım kısır ve cay cekti diyip olayı saptırasım geldi . Yok ama harbi cekti :)))

Tuğçe dedi ki...

Ben de kel alaka birşey söylemek istiyorum....
Kısırı hiç sevmeem...
Sindirimi de zordur, bir de (projeyi) bekletirsen şişer :P
Tatilde bunu da düşünüp yazdın ya! Helal olsun!Ama Sezar'ın hakkı diyorum ve süppeer benzetme harika bir analiz, bravoo diyorum, öpüyorum...
Bir önceki post le ilgili de yazamamıştım, içimde kalmadan yazayım süper foto.lar, teşekkür ederiz!

saricizmeli dedi ki...

Toku doyurmak kısmına değinmemişsin ama:))
Kısır ne kadar muhteşem olsada yemekteyizler her daim var.
Gerçi ben hep kısırı yiyenlerin hayalindeyim bu aralar. Beni hep çok özel hissettirdiler.
Değişik posta değişik yorum:))

Cocukla Cocuk dedi ki...

ben çok sevdim yazınızı, herşeyin başı ekip olabilmek

fazi dedi ki...

kısırı güzel yapan çeşitlilik eşitlik ve homojenlik. her bir çeşit kendi içinde özel ve güzel ama birlikte iyi karışmışsa en güzel :)sadece bulgur ! yenmez bee :) kısıra bayılırım bu akşam kısır yapçez yane :)

dağlar kızı dedi ki...

Süper benzetme, süper yazı.
Tam da şu aralar apayrı ruhlarla ekip halinde çalışmak zorundayken bana çok dokunaklı! geldi.

Bir de, aşerdim kısıra sanki sabah sabah. Akşam azıcık yesem şeker diyetini bozar mıyız acaba? Hımmm bi bakalım listemize...

saricizmeli dedi ki...

Bu arada dikili kayısı ağacını yeni okudum.
http://saricizmeli.blogspot.com/2009/05/cocugumun-bir-dikili-agac-bile-var.html

Dikili agacı bizimkinin de var:))
Meyvelerinden organik pazar kurarız artık.

k.i.s.d. dedi ki...

Çok eğlendim yazını okurken Özgürüm annem:) Adana semalarından sevgiler...

Ozgur dedi ki...

Kiraz Sevdası, ah ahhh diyorum derinden...

Ayşe, beğenmene çoook sevindim, öpüyorum.

Kuzucum, laf aramızda bi ara sana kısırla çay yapayım, borcumuz olsun:)

tuğçee kahkaha attım. Aslında projeyi bekletince de şişiyor gerçekten, dur not aliim onu ben. Mercimek köfte sever misin?

Sarı çizmeli, toku doyurmak mümkün değil, çok haklısın.:) O yemekteyizdekileri açlıkla terbiye etmek lazım diycem ama, aç kalsalar da değişmiyorlar çoğu.

Teşekkür ederim çocukla çocuk. Çok sevindim:)

fazi, aynen öyle. Uyum önemli, oran önemli, güzelce karışması önemli. Alt tarafı kısır diyoruz ama göze çarpmayan ne incelikler var. O mükemmellik zaten lezzeti oluşturan. Ki projelerde de öyle. Ah ah. bi gören, bi anlayan olsa:P

dağlar kızı, bulguru çok az, sebzeyi bol bol koyarsan pek de sağlıklı olur aslında. Hamileyken öyle yapıp yedim ben, fena da olmuyor. bol marul, bol soğan, mor lahana, domates, ne bulursan...

sarı çizmeli, ay harikaymış Umut Ege. Seneye hem incir hem kayısı yeriz, oh organik organik. Napalımi, bizim olmadı, çocuklarımızın olsun:P

Teşekkür ederim k.i.s.d, hoş geldiniz Adana'ya... öperim sizleri...

Pek sevindim yorumlara:) laylay