14 Tem 2009

Yıldızsız, Issız Gece, Yalnızım Caddelerde, Bir Yağmur Bir de Ben...

Yıldızsız ıssız gece
Yalnızız caddelerde
Bir yağmur bir de ben

Uykularda kumrular
Bir ipek mendil gibi
Islandı sessizce

Gün içinde yazmak istediğim bir milyon şey. Zaman bulduğumda derin bir boşluk. Bugün büyüme ataklarıyla ilgili bir yazı çevirsem diye geçiriyordum içimden. Yoruldum yine. Aslında gündüzler güzel geçiyor. Kahvaltı, ara meyve, öğle uykusu, öğle yemeği, öğleden sonra uykusu, yoğurt, baba gelir, akşam yemeği tahılı, banyo, uyku şeklinde olan hayatımızın saat 6ya kadar olan kısımında iyiyim de, o saatte pilim bitiyor. Özellikle önceki gece 4-5 civarı uyanmışsam. Dün gökgürültüsü, şimşek, apartmanda çarpan kapılar, Ela'nın uyanması filan derken kalktık. Sonra dalamadım, perişan. Öğlen Ela uyurken ben de uyudum biraz kendime geldim.

Fakat 6dan sonra cidden yorulmuşum. Bak aklıma geldi. İşi ve evde olmayı karşılaştıracaktım. Kendime gelirsem yaparım.

Aslında iyiydik, güzel bir gün geçirdik. Bugün yeni besin deneme günümüzdü. Akşam sütünü içerken uyuyakaldı, ben de yatırdım. Ağladı. Aldım, içeri götürdüm. Kustu. Meğersem sıkıntısı varmış miniğin. Böylece uyku saatini atlamış oldu ve 10a kadar uyumadı. Sanırım yeni gıda henüz çok uygun değil miniğe.

Ek gıda günlerimiz (maşallah) iyi gidiyor. Damak tadı anneye çekmiş biraz. Yoğurt meyve ve sebze seviyoruz. Ben de seviniyorum buna. Bana ek olarak pekmez ve labne peynirini de seviyor. Milupa'nın bisküvilisi favorimiz. Kalanı ben yiyorum. Sütaşın hem sade, hem elmalı yoğurtlarını denedik, pek memnun kaldık. Milupa'nın muzlu sütlüsünü seviyoruz. Onu kayısı, muzla karıştırıp yiyoruz. Bugün irmikli ballı denedik, sanırım o bize pek iyi gelmedi. Haftasonu yumurta sarısı başlayacak. Artık Ela daha rahat yediğinden, daha huzurluyum. Bir de alıştım sanırım.

Kilomuz bu ay hızlı artıyor. Taşırken yoruluyorum. Anne dediğin ne tuhaf insan. Ya da belki ben öyleyim bi. Fazla kilo almaz, acep beslenmiyor mu diye düşün, şişmanlasın, acep fazla mı besleniyor diye düşün. Karışma şu çocuğa karışmaaa. :)

Şarkılar devam, sürekli konuşuyoruz. Deldeldeledel daldaldaldal. Konuşurken annemi aradım, "ayol bu çocuk beni çağırıyor, anneanne gel" diyor diye algıladı:) Olabilir, arada derin nefes alıp devam ediyor büyük adam gibi. Bu hallerini unutmak istemiyorum. Yüzünde ciddi bir ifade.

Bugünlerde bana parmak uçlarını öptürüyor. Sonra gülüyor. Su içerken konuşmaya çalışıyor, bardağın içine bırıııııbııır yapıyor davşanım.

Baştaki şarkıya gelince. Bir kaç gündür aklımda. Şarkıda yalnızlık dolayısıyla bir hüzün var ama aslında içimden geçen, yıldızsız ıssız gecede caddelerde kısa bir süreliğine yalnız olmak.

Ps: Asıl haberi unutmuşum. Desteksiz oturmaya başladık. Çok uzun değil ama oturuyoruz. Parmaklarımızı kullanıyoruz. Yabancı ankyetesine baktım, genelde 7. ay civarı olurmuş.
Ha bi de objeleri yere atıp atıp, arkalarından bakıyoruz:)

10 yorum:

Adsız dedi ki...

"Desteksiz oturmak", "Desteksiz ayakya durmak", " Desteksiz yemek", "Anneeeee çişim bittiii!" demek...

Ela büyüyor, az kaldı, yakında konuşacak da... Oh ne güzel!

Bir zamanlar " Bir Genç Kız Yetişiyor" diye bir roman okumuştum. Çok hoştu!

Bir bebeğin büyümesini izlemek çok daha hoş!

Hele 'Özgür" annesinin o güzel kaleminden, kamerasından izlemek çok çok daha hoş!

Lütfen paylaşın. Yoruluyorsunuz biliyorum, ama değmez mi? Bu mutluluğu yaşamaya değmez mi? Lütfen keyfini çıkarın. Biz gizli okuyucularınızı da buna ortak edin.
Sevgilerimle Ela'yı öpüyorum.

Esra Günüşen Ertuğrul dedi ki...

eloş büyüyor ve ben onu takip etmeyi çok seviyorum..iş arkadaşlarımla tanıştırdım, bugün...istanbul cerrahi hastanesi tüp bebek ekibi artık eloşu tanıyor.... maşallah ona...

kuzunun annesi dedi ki...

Özgürcüm yeme o mamaları , bak demedi deme , ay ziyan olamsın diye tabakta kalan yemekleri götüren annelerin kilo verme durumu daha zorlasıyormuş . Hani biliyorum benim gibi sende vermek istiyorsun biraz daha , o yüzden söylüyorum ...
Biz yarın tatile kacar , öpüyorum sizi...

Ayşe dedi ki...

huznu falan birak, gitsin ucsun havalara... kizinin yaptiklari beni cok gulduruyor... o ilk geldigimdeki sudan cikmis halleri geliyor, bir de simdi ki hallerini okuyunca cok hosuma gidiyor, "parmaciklarini opturup gulmeler", "esyalari yere atip arkasindan bakmalar"... insan yavrusu ne kadar mucizevi bir varlik... 6 ay icinde nasil da degisiveriyor, gelisiveriyor... mutlu ol annesi, huzunleri birak gitsinler, neseler, kikirdamalar, "deldeldel"ler gelsin...
cok cok optum sizi..

yeliz dedi ki...

öperim onun o güzel parmakalrından... ela bizim bir sonraki level ımız sanki, önce okuyorum sonra Arcanın bunları yapacağı önümüzdeki 1-2 ayı iple çekiyorum. sabırsızlanıyorum:)

Ozgur dedi ki...

Sevgili adsız, çok haklısın. Elimizden geldiğince paylaşmaya çalışıyoruz. :) Büyüyor minik.

Ozgur dedi ki...

Esra'cım, ooo merhaba İstanbul Cerrahi ailesi. Allah tüm isteyenlere bebeklerini versin. Siz de buna yardımcı oluyorsunuz, ne güzel. Sevgiler bizden!

Ozgur dedi ki...

Kuzucum, gerçi bi tatlı kaşığı kalıyor ama haklısın. Hiç pekmezlik durumum yok:) Yemem bundan sonra.
İyi tatiller size. Dinlenin güzel güzel...

Ozgur dedi ki...

Ayşe'cim ya neydi o haller. Bi de şimdiki cine bakın:) Maşallah. ama parmak ucu öptürmeyi görmelisin. Gülüşler, kahkahalar. Bir gün bir heceye takıyor. dadalar bitti bugün hee hee hee bi de "alla alla" gibi bişi diyor.
Biz de öptük.

-kaç yaşındasın ela?
-buuçuuuukkk

Ozgur dedi ki...

Yeliz'cim, valla kasıp kasıp level atlıyo ya bunlar. Takip etmesi çok zevkli. Duruyolar hımm bu defaa boya gideyim, yok yok konuşma kasiim, yok yok en iyisi dönmeyi öğreniyim diyolar sanki. :)))