18 Ağu 2009

Bebek, Yolculuk ve Oto Koltuğu Halleri...



Oto koltuğu kavramını duymam Ela'ya hamileyken oldu. Alınacak listelerinde gördüm. Araba ile yolculuk sevmeyen bir kişi olarak, (yürüyelim, toplu taşıma kullanalım, şartsa taksiye, uçağa, vapura, feribota binelim) çocukla ne kadar çok arabaya binmek zorunda kalacağımızı kestiremedim açıkcası. Sonra özellikle koltuksuz İngiltere'de hastaneden çıkmanıza izin verilmediğini öğrenince "bir koltuk şart" dedik. Ela henüz doğmamıştı ki gidip chiccodan auto-fix koltuğumuzu aldık. İngiltere'deki arkadaşımız mutlaka İsofix olsun ve britax alın dediği için öncelikle onları araştırdık. Ama yenidoğanın da binebileceği bir britax bulamadık. Chicco, (autofix biraz çakma isofix gibi geliyor kulağa:P) koltuğumuzu altınadaki parçasıyla (baza) beraber aldık.İyi ki de almışız... Zaten başka türlü olmasına imkan yokmuş. O baza olmadan bir kez taksiye bindik ve yol boyu huzursuzlandım durdum.

İlk kez uzun yola gittik Ela ile.

Aslında benim düşündüğümden güzel gitti. Yol boyu, şarkılar, türküler söyledik. Uyduruk koltuk örtüsü çok işe yaradı,terletmedi. Arabanın kliması iyiydi. En sıcak gün olmasına rağmen, yolarda bol çalışma olmasına rağmen sıkıntı çekmedik. Bol bol mola verdik, dinlendik. Kucağımıza aldık. Giderken görece daha rahattık. Dönüşte de sorun olmadı. Bir kez gerçekten ağladı ve sıkıldı. Yine şarkı, türkü ile idare ettik. Okuya okuya ezberlediğim kitabını ezbere okuyunca arabadakiler ve Ela çok şaşırdılar ve sevindiler. (Gittiğim her yere evim de gelir, ben evimi çok severim, hoşçakaaal...) Feribot sırasında dışarı çıktık ve rahatladık.

Yolculuk sırasında rutinimiz ilginçtir bozulmadı. Aynı saatlerde uyuduk, aynı saatlerde yemek yedik. Yol için milupanın hazır sebze yemeklerini tercih ettik. Akşam tahılı için tek kullanımlık mamalarından hazırladık. Yoğurt için de yine sütaş baby mix verdik. Büyük kolaylık.

Tekrar çıkacak olsak Ela'nın akşam uykusunu yola denk gelmeyecek şekilde ayarlamaya özen gösteririm. Giderken yola erken çıktık ve öğleden sonra yazlığa vardık. Dönüşte tatil sonrası trafiği ve feribot sırasına yakalandık, gece yarısına doğru gelebildik. Her ne kadar sonlarda uyumuş olsa da huzursuzlandı ve beni gerdi. Ben gerilince ister istemez, ne kadar etkilenmeseler de araçtakiler de etkileniyor. Tatsız. Keşke, keşke daha az gerilebilsem trafikte. İlerleme var, yine de benim zayıf noktam bu.

Eğer neden oto koltuğu almalıyım diye bir düşünceniz varsa, hiç düşünmeyin. Bu neden aşı yaptırıyoruz ki gibi bir soru. Araç koltuğu kazalardaki bebek ölümlerini %71 oranında azaltıyormuş. (Kaynak burada. ) İkna olmazsanız, Kitubi'nin Bebeğim neden arkaya dönük oturmalı? yazısını okuyun.

Bu arada ben koltuğu yana monte etmek daha iyi diye biliyordum. Bugün internette gezinirken, orta koltuğa monte etmenin daha iyi olduğunu okudum bir kaç yerde. Hangisi daha doğru araştırmak lazım.

Bu arada fotoda gördüğünüz gibi, chicconun güneşliğindense biz beyaz örtü serinliğini tercih ettik. Arada altına girip çadırcılık oynadık.

Yolların favori şarkısı Ali Baba'nın Çiftliği. Bizim çiftliğe yeni hayvanlar geldi, arı, yılan, kurbağa, tavşan ve sincap gibi...

Listemiz sırasıyla şöyle:

Horoz - üüürürüü
Tavuk - gıtgıtdıdak
Kedi - mavv, miyyv, miyav
köpek - hav how, vorf
at - nihhaahhaha
eşek - ai ai
inek - mööö
kuzu - meeee
ördek - vakvak
kuşlar - cikcik
kurbağa - vrak, ku vak vak vak
arı - vızzz
yılan - tısss
tavşan - fırk fırk.. dişle.
sincap - cık cık cık
aslan - roaaarrrhh

Aklınıza gelen başka hayvan varsa, çifliğe bekleriz...

20 yorum:

* YeLiZ * dedi ki...

Bu yararli post icin cok tesekkur ederim Amerikada'da yasak.Biz hastaneden ayrilirken hemsire bizimle geldi , Ilyasi kucagima vererek araba koltugunun dogru sekilde takilip takilmadigini kontrol etti , ve Ilyas'i yerlestirip kemerini takana kadar yanimizdan ayrilmadi.
Hala araba koltugu olmayan insanlara hayret ediyorum .Ben Turkiyedeyken bir kaza oldu ve annesinin kucagindaki bebek arabadan firlayarak ... NEYSE
AYRICA ilk baslarda ters oturuyorlar araba , doktor bebek belli bir agirliga geldiginde artik one dogru cevirevilirsiniz diyor koltugunu - bu da COK ONEMLI
Birde benim blogumda yazdigim alisveris arabasi kemerleri COK COK COK ONEMLI ama Turkiyede ki anneler beni hayal kirikligina ugratti

Onlar icin tam guvenligi saglamak zorundayiz , bunun baska yolu yok !!!!

Sevgiler

yok ki dedi ki...

Amerika'ya ilk geldigimde bebek koltugunun ne kadar onemli oldugunu fark ettim ben de. Cocuk guvenligi icin olmazsa olmaz bir sey bu. Benim bildigim on yolcu koltugunun arkasina konuyor bebek koltugu, belli bir donem ters, daha sonra duz olmak uzere.
Bu arada soylemeliyim Ela'ya tatil cok yaramis annesi. Opucukler!

Esra Günüşen Ertuğrul dedi ki...

bence de çok yararlı bir paylaşım...

Tekir dedi ki...

Özgür'cüm;
Ada'nın da en sevdiği parça Ali Baba'nın çiftliği, ama şöyle söylüyoruz, Oğuz Ada'nın bir çiftliği var, çiftliğinde... Hayvanları sayıyoruz, parçanın sonuna ördeği koyuyor, avaz avaz bağırdım ördek gibi vak vak vak diye ile mfö'ye geçiş yapıyoruz :))) Karışık kaset vardı ya gençlik yıllarında ben şimdi kendimi öyle hissediyorum :)

yeliz dedi ki...

bu kadar olur!!! biz de bu aralar oto koltuğu araştırması yapıyorduk, verdiğin bilgiler cuk oturdu, teşekkürler
bu arada biz de birgün birgün bir çocuk eve gelmiş kimse yok, açmış bakmış dolabı şeker sanmış ilacı... şarkısı ile yolculuk yapıyoruz, canlandırmalı olunca Arca bayılıyor.

Ozgur dedi ki...

Yeliz, teşekkürler yorumun için. Biz Dikili'den gelirken, kamyon kasasında çoluk çocuk seyahat ediyordu. Biraz ekonomik aslında nedenler. Biz kendimiz de kemer takmayız. Bize bişe olmaz sanıyoruz hep.

Bu arada Kitubi'de okuduğum kadarıyla çocuklar 4-5 yaşlarına kadar ters oturtulursa daha güvenliymiş. Hatta biz bile ters otursak daha iyiymiş:)

Güvenlik birinci öncelik olmalı. Canımız onlar bizim... Her şeye özen gösteriyorsak bu da önemli.

sevgiler çok

Ozgur dedi ki...

Yok ki, insan çok şey öğreniyor bebişten sonra:) Benim İngiltere'den arkadaşım bir aylık bebeğiyle geleceği zaman bana taksilerde ehliyet kemeri oluyor mu arka koltukta diye sormuştu. Ben de nadir demiştim. Hatta bana biraz tuhaf gelmişti. Bilmemenin verdiği yadırgama. Daha sonra onlar geldi, dolmuşa bile bindik bebekle. Ve aniden hareketlendi biz oturana kadar bekleyin dememe rağmen şöföre. Çok fenaydı. Orada kafamda şimşekler çakmıştı.

Ela büyümüş di mi, iyice tatlı oldu teyzesi:)

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler Esra...

Ozgur dedi ki...

Tekir, senin postu sevgiliyle beraber okuduk. Sonrasında birbirimize bakıp...
"Vak?"
"vak the rock, vak vak the rock.." diye eğlendik çok feci, (Ela uyuyordu:))

Ozgur dedi ki...

Yeliz, bizim koltukta da 9-13 kilo sınırı diyor ama bizim kızın ayaklar taşıyor koltuktan. Kiloyu tam tutturamasak da yavaş yavaş yeni bi tane bakmalı diye düşünüyorum ben de. Kitubi konuyu derin işlemiş, bi de onu okuyun mutlaka...

meltem dedi ki...

Merhaba Ozgur Anne ve Elos,

Araba koltugu ile taksiye binecekseniz aman dikkat diyorum. Ben Idil uc aylikken Istanbul'a geldigimde bindigimiz taksilerin cogunun arkasindaki emniyet kemerleri iptal edildigi icin araba koltugunu baglayamadan gittik. Kisa mesafede olsa odum patladi. Malum Istabul trafiginden bahsediyoruz. Adamlarin birde piskin piskin korkma birsey olmaz abla demeleri yok mu. Taksicilere neden iptal ettiklerini sorunca, musteri oturdugunda batiyor, rahat olmuyor diye kumas kaplattik diye acikladilar Sastim kaldim.

Belcika'da da araba koltugu olmadan hastaneden cikartmiyorlar ama kontrol eden olmadi biz cikarken. Biz maxi cosi aldik ama Idil'in ayakalri simdiden disarda.

Elosa tatil yaramis, pek bir guleryuzlu masallah. Hep gulsun, mutlu bebek olsun.
sevgiler
Meltem &Idil

Ozgur dedi ki...

Meltem, hic sorma. Ben giderken taksi duragina ozellikle soyluyorum. Gerci buradaki taksi duragindeki tum araclarda emniyet kemeri oluyor. Yalniz donuste duraktan cagirma imkani olmayinca fena. Bir kac taksici ayni senin dedigin gibi cikti. Bisey olmaz abla. Dovesim gelir.

Şikayet etmek gerek aslında...

Sevgiler İdil'e kocaman:) Teşekkürler dilekler için:P

İlknur dedi ki...

he he biz Ali babanin cifliginde hayvanlari bitirip insanlara geciyoruz.

"Ciftliginde Ahmetcik te var inga inga diye bagirir" seklinde. Hatta annneannesinin soylenmelerinden bunalan dedesi de "bir anneanne varmis dirdir dirdir" (annnem duymasin) :)))

Ozgur dedi ki...

Ehem... Biz de insanlara geçtik yol boyu. Utandım yazmaya. Ela'lar "adadadaaaa" diyorlar. Anneler "Ela elaa" diyorlar. Dedeler "Kızımm" diyorlar... diye gitti. Hatta babalar diyip, bekledik, baba kendi sesiyle söylesin diye. Heheheheh. Yaşasın Ali baba, bize çok emeği geçti:) Acaba haramilerden aldığı parayla mı kurdu çiftliği?

Sermin dedi ki...

biz 7 aylıkken ana kucağından oto koltuğuna terfi etmiştik. gerçi sizinki gibi olan ana kucağı şöyle rahat oluyor çocuk uyuyor. oto koltuğunda daha dik pozisyonda durduğu için uyanık oluyor hep.
bizim sitede bir avukat ve eşi var. çınar kadar bebekleri var ve her gün kız ön koltuğa oturup bebeği de kucağına alıp gidiyorlar.
cehalet mi yoksa cimrilik mi anlamadım.

melda dedi ki...

bizde de aynı oto koltuğundan var. baza olayı müthiş rahatlık. biraz ağır bir koltuk ama bazası için değer kesinlikle. her seferinde emniyet kemeri ile uğraşmadan takıyorsun, süper.

ayrıca ali baba'nın çiftliği için hayvan çeşitleri tükenince biz şöyle yapıyoruz; "...çiftliğinde neleri var? nee! neee! diye bağırır..." :))

Ozgur dedi ki...

Sermin, hımmm ben oto koltuğu derken yanlış söyledim o zaman. Bizde ayrıca ana kucağı olduğu için bu chicconun şeysine oto koltuğu diyoruz ama, ana "kucağı modeli oto koltuğu" diyelim o zaman.
Bizim de almamız lazım sanırım, kız büyüdü.
Bari ön koltukta oturmasaymış, insaf. Acayip gerçekten. Bence önemi yeterince bilinmiyor olabilir Vardır ya bize bişey olmaz. Olana kadr...
teşekkürler yorum için..

Ozgur dedi ki...

Melda, sevgiliyle beraber okuyoduk koptuk çok feciii. evet biz de öyle söyleyelim nee neeeleri var. Soyut kavramlarla da tanışmalı yavriler. Ay öldüm gülmekten:)

therru dedi ki...

Ozgur ilahi, yazına ayrı yorumlarına ayrı koptum, Ali Baba'nın çiftliği hakkında atıp tutman hoş olmamış, o kendi emeğiyle alın teriyle kurdu o çiftliği :D
Oturduğum yerden kahkahayı bastım valla, sen çok yaşa :)

Sevgiler..

Ozgur dedi ki...

Di mi, özür dilerim Ali baba, ben bilemedim ben:) AMan hayvanlardan mahrum etme bizi:)