15 Eyl 2009

Anne Sözü Dinler Gibi Masum...


Yağmurlar, seller filan derken gündem yoğundu. Üstüne haftalık uykusuzluk kotamın dolması, sinüslerin şişmesi filan eklenince son derece uykusever bir koala moduna girmeme ramak kalmıştı. Silkindim, kendime geldim.

Ela hala geceleri uyanıp, ha ne modunda çevreyi kolaçan ediyor. Ayrılık kaygısı mıdır artık diş mi bilemediğimizden, ya dişse diye düşünüp kucağa alıyoruz. Benim uyutma yeteneklerim bozulmuş, babası kucağına alınca daha iyi uyuyor artık. Geniş omuz istiyoruz anlaşılan. Şu dönem bi geçse de, tekrar daha sağlıklı uyku alışkanlıklarımıza dönsek diye dua ediyoruz.

Ablamız geliyor, Ela ile oyunlar, gezmeler devam. Ara ara uzun kollular giyiyoruz. Akşam yatarken ince pijama altları giyiyoruz. Yaz bitti, bodyyle uyumalara veda. Okullular gibi Eylülde gel, okul yoluna, işe başladım. Neredeyse bir ay olacak, günler günleri kovaladı. Ela alıştı gibi. Cumartesilerimiz sersem, Pazarlarımız muhteşem geçiyor. Anlamadık neden.

Elanın dizlerine yer bezi bağlama, parke cilalatma zamanı. Tutunarak ayağa kalkıyor. Ayaktaki halinden tekrar oturma durumuna, oturma durumundan emekleme pozisyonuna geçiyor. Teyzesine sorarsanız, anne karnında yoga yaptığından yogi bir kızımız oldu. Arada inanılmaz esneme hareketleri yapıyor., doğuştan yogacı. Geçen gelen mailde bu dönemde ayağa kalkarlar ama geri oturamazlar, öyle ayakta kalırlarsa yardım edin demişler. Büyümek zor iş:) Neyse biizm kız bi şekil oturuyor geri.

Dizilerin yeni sezonu başladı, bizim dizimizde de yeni sezon hakim. Geçen gece rüyamda ikinci çocuğumu doğurduğumu gördüm. Pek kolay bir doğumdu, kalktım hemen, koşturmaya başladım şakır şakır. Aldım ikisini de iki yanıma. Aman dedim Ela'ya haksızlık oldu, daha çok küçük. Günebakan tarlasından etkilendim sanırım biraz. Başka bir rüyamda da Adnan Beyle sohbet ettik. Diziler izlemesem de geceleri yayında.

Bugün sevgiliyle konuşurken şunu farkettik, hep derler ya "yanlış bir yaşam doğru yaşanabilir mi?". Aşkı memnudaki temel sorun ihanet değil aslında. Gerçek sorun Bihter'in tepkisel kararlarla ona buna inat yaptığı yanlış evlilik. Aşk nedir bilmeden hop diye hazır olmadığı bir hayatın içine balıklama dalması. Annesinin hayatı ortadayken. Şu Freud'a ne yaptık kitaplarını okusaymış zamanında Firdevs Hanım farkeder miymiş? Annenin gölgesi kızını hapsettiği için Bihter kendisi olamıyor. Oturup annesiyle meselesini çözse, bir işe girse, ömrü hayatında kendisi istediği için, tepkisel olmayan bir eylemi olsa düştüğü kuyudan çıkabilir. O da başka bir öykü olurdu tabi.

Bugünlerde biraz parçalı bulutluyum ben de. Güneşli günlerden sonra bulutlara adapte olmak zor mu geldi. Önümüzde bayram var. Şu koliler yardımlar filan bitiverecek. O zaman ne yapacak insanlar? Bir ay doyurmak yetmez ki...

bu sabah yagmur var istanbulda
gozlerim dolu dolu oluyor bilinmezlige
anne sozu dinler gibi masum
agladim bu sabah

gunler dayanilmaz oldu
senden uzak olunca
martilar mahsun oldu
onlar bile agladilar

sarkilarda dusunmek seni bana getirmez ki...
mfö




Not: Ela Hanım Pazar günü kitaplığa kadar gidip, kitaplığa tutunarak doğrulmuş ve resimde gözüken kitabı kitaplıktan çekmiştir. Daha sonra ilk resimde görüldüğü üzere sayfa sayfa incelemiştir. Kitabın Adı,"Şu hain kalplerimiz, Kadınlar Erkeklere Neden Teslim Olurlar?", Rosalind Coward tarafından yazılmış. Hülya Teyze Ela'ya "bilmiş, feminist" diye diye, feminist etti işte. Üniversite döneminde okuyup, pek sevdiğim kitaplardandır. "Aman Allah'ım çocuk" diyerek çok çalışılmış kariyerleri bırakıp, eve dönme hareketinin kökenlerine ilişkin kıymetli incelemeleri vardır. (Aslında bırakılan nedir?)
Bir diğer kitabı ise.. Kadınlık Arzuları. Günümüzde Kadın Cinselliği.

15 yorum:

Adsız dedi ki...

Yeni bir "Kitap Kurdu" yetişiyor galiba. İşiniz zor.

Kimse onu kandırmasın diye bilinçleniyor çocuk. Aferin Eloş'a.

Çok çok öpüyoruz.

Sema

Esra Günüşen Ertuğrul dedi ki...

CANIM ELOŞ...BÜYÜDÜ DE KİTAP TERCİHİNİ DE ORTAYA KOYUYOR..)))

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

ben de kendimi zamanında irdeleye irdeleye bi hal olduydum "hakkaten ben niye bıraktım gazeteciliğ, istanbulu, onu bunu" diye. ela bence bu kitabı seçerek bana "selam" çakıyor.
bir deee
sen gör bak o kitaplar günde kaç kere yere atılacak, sonra toplanacak. tekrar atılacak. öyle tuhaf bir dönemleri oluyo da bu bebelerin.

kuzunun annesi dedi ki...

Bundan sonra işimiz zor , bizimkide ulasabildiği herseyi indiriyor , ama yinede yeni beceriler kazanıyor olmalarına insan cok seviniyor . Afferim kuzuya

dream it baby dedi ki...

:)
Harikasın...

Yalnız ben o kütüphaneden kıllandım Özgür, sen bir süre daha uzak tut Elayı özellikle yukarıdan düşme tehlikesi olan kitap kümelerinden.

Sevgiler

Ece Nur'un Annesi "Mine" dedi ki...

iyiymiş maşallahı var Ela'nın!!!
Biz de kışlık hazırlıklara başladık, hatta dolabımızdaki yazlıkların çoğunun yerını kışlıklar almaya başladı dıyebılırım.pijamalarımızı giyip yatıyoruz napalım, yaza elved dıyelı baya oldu =(
bak bu arada hala izleyicimiz olmamışsınız.oysa biz elayı takip etmeyı sevıyoruz =)

yeliz dedi ki...

psikopat anne işbaşında yani ben!! o kitaplık sabitleştirildi mi özgürüm? biz de evdeki derhal halletmeliyiz... yani bu yazıdan bu çıkarılır ya of yani!! ben bizimkinin sırtına ter bezleri sıkıştıracağım, arkasından kaşıkla gezeceğim, terli su içirmeyeceğim kesin, allahım sen koru çocuğumu benim gibi deliden:) elay öptüm

deniz dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
deniz dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
deniz dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Ozgur dedi ki...

Sema, teşekkür ederiz:) Kandırmasınlar kızımı tabi:)

Esra, di mi, di mi:)

Hülya, aslında kitap oldukça güzel. Sadece annelik hormonlarından değil, işyerinin kapitalist ortamından, rekabetinden, hırsından da kaçmak istermişiz meğer...

kuzunun annesi, zor ama değer:) Yüzlerindeki mutluluk yok mu! Hareket becerisi önemliymiş gerçekten. Ne çabuk büyüdüler...

Ozgur dedi ki...

Dream it baby,
Haklısın, onun için değişik çözümler düşünüyoruz... :)

Ozgur dedi ki...

Mine ben izliyorum sanıyordum, kusura bakma... Ben okuyorum sizi oysa..:)

Ozgur dedi ki...

Yeliz, dur dur sakin:)
Koşma çocuğun peşinden, sokma sırtına bişi aaa.... :))))

Iraz dedi ki...

Bayıldım ben bu post' a, bundan sonra sıkça buralarda olacağım demek ki :)