22 Eyl 2009

Bayramın Yeniden Keşfi

(Ne yapsam acaba?)

Ela ile bayram bir başkaymış.

Ela ile bayram demek, mini-aile de olsak, Ela ile daha çok zaman demekmiş her şeyden önce. Onunla olmakmış, kızımıza doymakmış. Sevdiklerimizi, göremediklerimizi görmekmiş. Sosyal olmakmış, yollara düşmekmiş. İyimser olmakmış, bol bol gülmekmiş. Gittiğimiz yerlerde marifetlerimizi göstermekmiş, akıllı akıllı oturmakmış. Anne baba arasında yorgan altında girip, ayakları dikerek yorganı engellemekmiş. Bu arada öpülmek, sevilmek ve çok gülmekmiş. Evin orta yerine çadır kurup çıkmamakmış. Birigelirsehementoplarızcanımmış.

(İnternetteydim...)

Bu bayram İstanbul'daydık.

Cumartesi cadde gezmelerindeydik. Bayramın ilk günü çok yorgunduk. Aile büyüklerimiz hep şehir dışında olduğundan ziyaretlerimizi ikinci güne bıraktık. Ela Hanımın gece uykularımızı bölme sorunumuz devam ediyor. Kesintisiz uykuları özledik. Şikayetçi değiliz. Diş değil. Her gün aynı saat değil. Açlık olduğunu sanmıyoruz. İşe gitmeyle mi ilgili bilmiyoruz. Bekliyoruz, bu da geçecek elbet.

(Yan gelip yatmadım, gezindim... )

Uyku bölünmesi dışında bir sorunumuz yok. Gündüz uykularımız düzenli, keyifler iyi filan.

(Fille oynadık...)

Yalnız tabi ben işe gireli beri doya doya bir gece uykusu almadığımızdan cumartesi pazar nöbetleşe dinlenmeye çalışarak geçti. Pazar evdeydik. Dinlendik. Oyunlar oynadık. Şirinler kaçkını yüzen fil var mesela, diğer oyuncaklar var...

Cumartesi, aldık kızımızı dayılara gittik. Giyindik, süslendik. Yalnız hava aniden soğuyunca biraz şaşırdık ne giydirsek. Bizde yazlık kıyafet bol. Ama sonbahar havasına girememiştik henüz ki yorganlar çıktı meydane. Elaya pijama giydirdim. Tulum giydirdim gece. (Ayşe'cim senin tulumu giyiyoruz bu ara) Dışarı çıkarken giyindik, var kıyafetimiz ama, ruhen tam hazır değildik. Ben, sevgili ve teyze kısakollu gezdik. Ela'ya kısa kollu body üstü uzun kollu penye giydirdik. Gittiğimiz yerlerde herkes polarlı, eşortmanlıydı, üşüyor çocuk muhabbeti oldu illa ki. Oyuncaklara boğuldu Ela.

(Oyuncaklara boğulmuş Ela. Teyzesine göre, oyuncak kazandıran kazanların içine düşmüş. Olur ya hani... )

Ama asıl... Yani nasıl anlatsam bilemiyorum. Büyümüş de küçülmüş halleri mi desem. Koltuğa kuruluşunu mu desem. Uslu uslu bakışını mı, sevinçle el çırpışını mı... Elleri çırpıyoruz her fırsatta, sanki buna çalışmış da göstermek için bayramı seçmiş gibi. Yazlıkta öğrenmişti ama unutmuştu. Sanırım ablamızla oynadılar, bizim kız artık müziğe eşlik edip ritim tutarak el çırpabiliyor. Dahası buna bayılıyor... Çok eğlendik. Bir diğer numaramız olan tutunarak ayağa kalkmayı, koltuğa tırmanmayı gösterdik. Genelde enteresan bi geri oturuşumuz vardı, ama altımıza oyuncak denk geldiğinden az kalsın düşüyorduk kii teyzeyle beraber havada tuttuk Ela'yı.

Sonra, kuzen ziyareti yaptık. Orada abla bebek vardı, 13 aylık. Pıtır pıtır yürümeler, güzel kıvırcık saçlar filan. Birbirlerini incelediler yine. Biz de çenemiz yere düşene kadar konuştuk da konuştuk. Taaaa karşıda uzakta oturdukları için pek gidemiyorduk oralara. İyi oldu. Çocuklu bir yere gitmek başka bir şey. Halden anlıyorlar, anlıyoruz. Eloş hanım orada da aynı şekilde gülücükler, marifetler sergiledi. Yemeklerini uslu uslu, göstere göstere yedi. (Maşallah.) Yabacı korkusu başladı demiştim ya, kimseye ağlamadı. Gezdi kucaktan kucağa. Sanırsın, çocuğa sıkı sıkı tembih etmişiz aman misafirlikte şöyle davranalım gibisinden. Gündüz uykularını uyudu, bir tek gece uykusuna çok direndi, muhabbeti bırakmak istemedi, kuzenimin(erkek) kucağında uyudu. Kuzenin kızı benim kucağımda normalde yemediği dolmaları yedi. Çok eğlendik. Uzun zamandır görüşmediiğimiz akrabalarımızı görmüş olduk. Bu arada trafik yoğundu. Arabalar, metrobüsler, otobüsler hınca hınç. Arabaların hem önünde, hem arkasında bebekler, çocuklar... Sanırım İstanbul'da trafikte hiç bu kadar çocuk/bebek görmemiştim. Algıda seçicilik de olabilir.

Kızımız sosyal, biz de daha sosyal olmalıyız anlaşılan. Biz mutlu olduk ama Ela'nın mutluluğunu anlatamam. Gerçekten kalabalık seviyor minik. Aile, arkaba, seven insanlar, sıcak insanlar ne güzel. Hep yakınımızda olsunlar, hayatımızda olsunlar. Büyük teyzelerimizi göremedik, aslında Ankara'ya gitsek diye geçirdik. Eve gitmediğimize üzüldük. Bir sonraki bayrama kısmetse.


Normalde çok geleneksel bir insan değilim, bu bayram bana yaşadığım tüm bayramlardan farklı geldi. Ananemi ve dedemi özledim. Aklım babaannem ve diğer dedemde kaldı. Keşke dedim hepimiz aynı şehirde yaşasak ve bayramlarda kocaman aile bir araya gelsek... İçimiz cız etti biraz. Bakalım, başka bayramlara inşallah... Biraz duygusal olduk.


(Can simidi o)

Ela ile çok oynadık, doya doya oynadık. O kadar özlemişim ki kızımı. Babası da öyle. Onunla daha çok zaman geçirmek, daha kaliteli zaman geçirmek çok güzel. Oyunlar daha anlamlı. Şarkı söylüyor, laflara cevap veriyor. Arkamdan anneee diyerek ağlıyor. Pek çok şeyi anladığını biliyoruz. O gözlerden hiç bir şey kaçmıyor. Önüne koyulan tabaktan minik cevizler ve ekmekler yiyor kendi kendine. Meyveleri yiyor.

Bu bayram ilk kez Ela bir başka evde uyudu ve uyurken eve geri geldi. Bizim için bir ilk oldu:) Çocukluğumuzu hatırladık. (Bir yerde uyur, başka yerde uyanırsın. Baba taşımıştır ya hani... )



Bayramın son günü, misafirlerimiz geleceği için evi aradıklarında-toparlanmaya-hazır halde tuttuk. Sonra gelemiyeceklerini öğrenince Birinci Tekir Şahıs'la hızlı bir program yapıp buluştuk. (Sevgiliye göre Birinci Mavmav Şahıs...) Meşhur Ada Beyle tanıştığımıza çok sevindik. Konuşmalara doyulmadı her zamanki gibi... Yetmedi. Eylemlerimiz sürecek... Dönüş yolunda bu blogu açıp yeni dostlar edindiğimiz için birbirimizi tebrik ettik Ela ile. Ela artık kucakta durmak istemiyor. Sürekli ayağa kalksın, emeklesin, dolansın. Çabuk sıkılıyor ve istediği olmadığı an ağlıyor. Bugün öyle bir moddaydı. Bütün usluluğu bayramın ikinci günü yapınca, üçüncü güne kalmadı tabi...






İşte böyle sevgili dostlar. Güzel bir bayramdı. Allah herkese sevdikleriyle beraber güzel bayramlar yaşatsın.

Bu bayramdan şarkılar...

Gel teyzenee, gel teyzeneee bitsin bu gurbettt
Evde anan baban kardaaş yüzüne hasrettt...

Pijamalarımız:





13 yorum:

Ayşe dedi ki...

guzelimin tulumuyla bir resmini cekip de koyuver annesi zahmet olmazsa... Goreyim nasil olmus diye...
masallah, buyumus de benim tulumlari mi giyermis.

resim alti notlari super olmus, sinavda oralardan mi gelecek sorular???

hadi cok sevgiler, selamlar. ve de iyi bayramlar.

Iraz dedi ki...

1)Evet ne güzeldir o başka yerde uyuyup eve baba kucağında geri dönmeler, ben yolda hep uyanırdım ama babamın kucağında kalmak için gözümü açmazdım :))

2) Bu bayram bana da farklı geldi, herkesi görmek ve herkesle konuşmak istedim, 30 milyon kere iyi bayramlar demiş olabilirim mesela!!!Bir de mezar ziyareti yaptım farklı olarak ve babamın anneannesinin mezarına bile gittim ?!?!

3) Bu duruma özetle "anne olmak" diyelim, bizimkilerle beraber büyüyoruz, ne mutlu diye de sonlandırayım..

Şule-Bilge'sMum dedi ki...

maşallah eloşa ya.bilgenin 8-9 aylık zamanlarını hatırlıyorum da yabancılama hat safhadaydı.
yüzündeki izi tırnaklama marifetiyle mi yaptı

yeliz dedi ki...

ne zamandır okumamışım seni, son 3 postuna daldım gittim bugün. iyi geldin:) biz de bayramda bol bol başka yerlerde uyumalar ve anne kucağında eve taşınmalar yaşadık eski günlerdeki gibi...

Esra Günüşen Ertuğrul dedi ki...

Eloşa bayılıyorum. maşallah çok tatlı oldu. civcivli kıyafeti süper...pijaması da çok yakışmış. çok güzel bir kız olacak annesi...

Tekir dedi ki...

Yaaaa ne iyi ettik de buluştuk :) Eloş'umuzu öperiz, annesini öperiz biz :) Yıllar sonra "bir bayram günü tanışmıştık" diyeceğiz he heee :) Nerdeee eski bayramlar diye de ekleriz hani :)

Birinci Mavmav ve yavrusu kediş :)

Ozgur dedi ki...

Ayşecim, koyayım bi sonraki postta:)
Sınavda sorucaz onları biz:) sevgiler kocaman...

Ozgur dedi ki...

Şule Bilge's Mom, yabancıladığında çok feci oluyor. Ama bayramda iyi huyları üzerindeyi maşallah. Belki bunlar akraba gibi bi sinyal alıyodur:)

Ozgur dedi ki...

Yeliz, ne tuhaf ve güzel şey değil mi....

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler Esra'cım:) Bayramda sürekli Allah çirkinnn şansııı versin dedim teyze edasıyla:)

Ozgur dedi ki...

Yaa di mi di mi birinci mavmav teyzesi Ela'nın. Gene görüşelim...

Yazmak iyidir... dedi ki...

Havalar da serinledi. Gelsin tulumlar pijamalar Ela Hanım'a! Oooh sıcacık vallaaa :D

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

bi takkaaa
en son fotodaki ada mı? ne zaman büyüdünüz siz o kadar?? nasıl nasıl??
sosyalleşmeyi seviyorlar di mi çok? anneyi özlemiş, babaya doyamamış, başka çocuklar, attalar.. derken böyle üst üste birkaç gün birlikte geçirince zevkten dört köşe oluyorlar.
bir de 8.9. aylardan sonra zihinsel gelişimin hızına yetişemiyor insan. neyi, nasıl bu kadar çabuk anladığına, nasıl ilginç tepkiler verdiğine şaşakalıyor insan..