9 Eyl 2009

Neler Oldu Neler...

Dün eve gittim, önceki gece bizi ayağa diken küçük hanım, pek keyifli. Üstelik yerde fiti fiti emekliyor. Gerçi klasik emekleme görüntüsü değil daha çok komando modeli. Ben kendimi direkt yürüyecek bu anası gibi diye hazırlamıştım, çok şaşırdım görünce. Bi de hızlıyız. Bir saniye içinde ordan oraya gidiveriyor. Hani suda yüzen kurmalı oyuncak bebekler vardır ya, aynen öyle. Fırrr diye bakana kadar dümdüz gitmiş oluyor. Bir gün önce yoktu. Geceleri bu bebeklere yazılım güncellemesi yapıyorlar. Bir anda yeni bir özellik geliyor. Ayrıca eskiden beri şarkı mırıldanırdı Ela ama değişme olmuş. Örneğin eşzamanlı söyleyebiliyoruz. Aaa eee aaa gibi notalar var biraz, hafif bir melodi. Bakıcı ablayla klasik müzik ve eskilerden (sway, my way filan türü) hafif şarkılar dinliyorlar gündüz. Onlardan biri mi. Beraber, ben biraz ona uyarak şarkı söyledik dün akşam. Evde yalnızdık. Çok eğlendik... Maşallah diyim hemen. Baba, anne ve dede daha belirginleşti.

Güzel kızım yetişemiyorum hızına!

Sonra her zamanki saatimizde uyuduk mışıl mışıl. Ben tabi postu sermek üzereydim. Sevgili pek yoğun bugünlerde geç geldi. Teyzenin aktivitesi vardı, eve uğradı ordan gitti. Hızlıca yemek yiyebildik, teyzeyle de cilveleştiler gözümün önünde. Ela uyuduktan sonra yine ne yapsam boşluğuna düştüm. Eskiden o anları bekler, kitaba, internete saldırırdım. Dün halsizdim. Bir proje bulmalı. Ya akşamları bir yazılım projesi yapmalıyım, ya da bir konuyu öğrenmeye başlamalıyım. Hedef odaklı bir insanım ben. Sonucu gözümde canlandırmak istiyorum illaki. Gerçi dün Ela'nın oyun halısını yerden kaldıramadım, öyle yorulmuşum. (İyi oldu, sabah kaldığımız yerden devam ettik. Arada olur öyle)

Ben de erken yattım, Ela bunu anlamış gibi 22:15de emdi. Sonra da gece boyu, uyandı uyudu. Bir önceki gece kadar kötü değildi. Uyanıyor, emziriyorum ya da azıcık ninni uyuyor, bir saate yine mızlıyor gibi gibi. Ayrılık kaygısı olabilir, çünkü bir ara mırıl mırıl mızlıyordu. Ben de sesimi çıkarmadan yatıyorum. Sonra bi gideyim su içeyim dedim, odadan çıktığım anda ağlamaya başladı. O da ses çıkarmadan beni dinlermiş meğer, minik cadı:)

Sonra sabahı ettik. Bu arada bir ara camdan baktım ki İstanbul İstanbul olalı hiç görmedi böyle yağmur...O nasıl yağmur. Şakır şakır. Sabah babam aradı, arabayla gitmeyin işe dedi. Yollar sel. Bizim taraf fena değildi ama haberler çok üzücü. Göz göre göre ölen insanların ülkesiyiz. :(

Saat 6 olunca ben pes ettim, kalktık artık yataktan. Oyun halımız akşamdan hazırdı:P Oynadık. Bir ara kumandayı ele geçirdi Ela ve dvd'nin eject tuşuna basmış. CD gözü dışardaydı. Bilg. oraya kadar gittim (toplam 4 adım). Arkama döndüğümde, dvdnin oraya kadar gitmiş, elini uzatmış, açtığı gözü kapatıyordu, yüzünde kocamaan gülümseme. Artık bir an bile arkamızı dönemeyiz, no no. Tv tarafına özellikle meyli var.

"Bebek Olimpiyatları" denen bir kavram varmış. Biz anne ve babalar aslında kendimiz ezik olduğumuz için durmadan bebeklerimizin özelliklerini karşılaştırıp, "ayol bizimki süper canım" deme eğiliminde olurmuşuz. Karşılaştırıp dururmuşuz. Takip ettiğim bir web sitesi, birisi "benim bebeğim bir aylıkken yürüdü" filan derse, ne var, "Einstein 4 yaşında konuşmuş, naber" diyebilirsiniz yazmış. Biz de bunun üzerine bir anda Einstein neler yapmış konusuna tekrar değinmek istedik. (Absürd öğle yemeği sohbetleri. Bizim şirkette ben hariç herkesin IQsu en az 180:P) (Teori: Konuşsam da anlamaz bunlar diye konuşmamış olabilir?)

Merak edenler Albert Einstein Biyografisine buradan ulaşabilirler.

Dikkat çeken üç nokta var gördüğüm. Kendine denk bir kadınla evlenmek istemiş, aile karşı çıkmış filan bir klasik. Bazı kaynaklarda bilimsel alanda eşinin bilimsel desteği olduğu da söyleniyor. (Umarım Ela kimseyi dinlemez, kendi kalbini izler.)

İkincisi, patent enstitüsünde görece sıkıcı bir işte çalışırken bir yandan teoriler üzerinde çalışmaya devam etmesi. Einstein'i Einstein yapan bu. Sonra bulunca da kimse vay aferim dememiş yani. Bu iç enerjidir. (Umarım kızım iç enerjisi, öz motivasyonu yüksek bir insan olur, dış güdüleme olmadan devam edebilir.) Düşünün Türkiye'de işte olduğu halde yeterince yoğun işi olmayan insanlar ne yapar? Biz bulmaca çözerken, adam izafiyet teorisi buluyor. Hani çabanın ne zaman meyve vereceği belli değil... Çalışmaya devam.

Üçüncüsü de Atatürk'e yazdığı mektup... O zamanlar dünyada "hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir" diyen bir ülke olarak biliniyoruz. Bizi heyecanla izliyorlar. O noktadan palyaçoların televizyonlarda sözüm ona bilimsel "show" yaptıkları bir yere dönüştük. silkinip kendimize gelsek keşke. Hiç bir "kader" mutlak değildir.

Geçse de yolumuz bozkırlardan, denizlere çıkar sokaklar!

Diyip, umutlu bir şekilde bitirelim yazımızı.

29 yorum:

Duru'nun Annesi Gonca dedi ki...

çok güzel bir yazı

k.i.s.d. dedi ki...

Bu büyüme denen olayı seyretmek ne kadar heyecan verici. Anne karnında tanıdığımız Ela'nın bu hallerini görünce zamanın ne kadar izafi ve tutulamaz bir yaratık olduğunu daha derinden kavrıyorum. Einstein'i bilemem... Bence her insanın potansiyeli genlerinde mevcut. Bir şekilde onu keşfedip açığa çıkarmak mesele... İnsan çekirdeği olarak geliyoruz dünyaya. Önce insan olsunlar sonra Ainstein, Mozart, Van Gogh, Bill Gates... Artık ne olursa.
Bu arada Cevdet de iki kelam edecekmiş:
- Merhaba Ela. Fiti fiti emekliyormuşsun dediler. İmrendim. Bekle beni. Sevgiler.

kirazsevdasi dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Ozgur dedi ki...

Teşekkürler Gonca:)

Ozgur dedi ki...

k.i.s.d, gün geçmiyor ki yeni bir şeyle karşılaşmayalım. Çok komik yaaa. Bi de yapıp bakıp gülmesi yok mu hınzırın!

Einsteina gelince. Yani o kadar akıllı adam, dört yaşına kadar konuşmamış. Hani bebeğimizin standarttan bir ay önce konuşması bişi demek diil o bağlamda demek istemiştim:)

Ela: Cevdettt gel beraber gezeeelimmmm.

Ozgur dedi ki...

Kiraz'ım , ya insan çocuğunu hep en güzel, hem en zeki görüyor. Normal de belki.

Neticede süper olan o, biz hala bildiğin biz:)

yenianne dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ozgur dedi ki...

Hayda...

Yenianne, sen üzerine mi alındın? Allah aşkına blog aleminde benim çocuğum süper demeyen var mı? Böyle düşünmeyen var mı? Ben kendime hatırlatıyorum... Bizimki süper üzerinize afiyet, kendi kendime gaza gelmeee, gaza gelmee diyip duruyorum:)
aşkolsun.

ezginin annesi dedi ki...

Ne güzel. Ela kardeş de emekliyor artık haa. Ben bayılıyorum o hedefe kitlenip oraya hızlıca fiti fiti gitmelere. Çoook tatlı oluyor di mi. Yalnız gerçekten bir an gözünü üstünden ayıramaz oluyosun. Bizimki mesela artık yerden birşey bulunca hızlıca kanepenin arkasına kaçıp orda atıveriyo ağzına.
Einstein de ilginçmiş şimdi okudum da. Fikri de çok sevdim. Zira çevrede çoğaldı aaa bizimki bu kadarken şunu şunu yapıyodu diyenler. Ben de nabeeer Einstein de dört yaşında konuşmuş diycem onlara.
Gene de bizim kız süper yahuu
(yazan:ezik anne):)))
sevgiler..Fiti fiti

aysema dedi ki...

O da bir şey mi? Oğuz Kağan kırk gün içinde büyümüş, yürümüş, çiğ et, şarap istemiş, ata binmiş, kılıç kuşanmış...

Tüm anneler de bebekleri de harika.
Sevgiler hepinize...

Keşke herkes sizler kadar duyarlı, sizler kadar özverili, sizler kadar çalışkan olsa...

Ozgur dedi ki...

Ezginin annesi, ya bizimki döne döne sürüne sürüne gidiyodu kurbağalama. Şimdi bu kulaç dönemi başladı. Energizer pil takmış gibi:) Her şey ağıza tabi... Dikkat etmek lazım.

Einstein komik canım. Titreyip kendine gelmek için birebir:) Çocuklar iyi bakıldığı için zeka ortalaması 3 puan yükselmiş diyolar. Hani gerçeklik payı var mutlaka da çoşmamak lasım:)

En iyisini barış manço yapıyodu belki 10 puan 10 puan 10 puan...

Ozgur dedi ki...

Aysema, hahaha kesin destanı Oğuz Kaanın annesi yazmış, hiç öyle düşünmemiştim:)))))

Yazmak iyidir... dedi ki...

Kıskandım! İşten çıktıktan sonra geceleri oturup yazılım projesi yapmayı düşünmeni kıskandım. Ben eve bilgisayar almayı bile reddetmiştim 4 sene boyunca. Tahammülüm yoktu. Hele bir de çocuk. Allahım. Takdir ediyorum. (Yazının çok ufak bir kısmına odaklandım, evet :) Ela çok tatlı büyüyor)

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

bazı anne&bebek forumlarında şu cümleelri kuran egosantrik anneler var: "benim oğlumun adı rüzgar, dişi de erken çıktı, 11 aylıkken de yürüdü. tam rüzgar gibi.." ezik ki ne ezik.

Sen Gelince dedi ki...

Bebeklere gece yapılan yazılım güncellemesi konusunda çok haklısın:) Hergün şaşırtacak bir yenilik oluyor...

Her bebek birbirenden çok farklı... Motor becerileri de birbirinden farklı şekilde gelişiyor... Biri daha erken yürüyor, diğeri daha erken konuşuyor, bir diğeri her ikisini de çok erken gerçekleştirirken bir öbürü hiç birini yapamıyabiliyor... Doğrusu kimseyle kıyaslamamak tabii ama bazen istemeden yapabiliyoruz bunu... Ya da iyi taraflarıyla gururlanıyoruz... Belki sıradan yanlarıyla bile gururlanıyoruz... Her anneye evladı özeldir sonuçta... İstisnalar ya da abartılmış davranışlardan bahsetmiyorum ama ezik anneler fikrine katılmıyorum ben... Bu arada Ela çok tatlı maşallah... Sevgilerimizi gönderiyoruz:)

kirazsevdasi dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
ilknur malcı dedi ki...

bazı yorumlara çok güldüm.bak özgür yazılarını okuyoruz birde yapılan yorumları okuyoruz sonra yorum yazmayı unutuyoruz :)

neyse senin kız harbiden çok hızlı benim kızda iş yok :))))

Ozgur dedi ki...

Yazmak iyidir, pekii böyle söylüyorum sor bakalım yapabiliyor musun diye. Çok laf az icraatım ben bugünlerde:)

Ama bir yanım gerçekten ne yapacağını şaşırıyor. Bizim bey akşamları çalışıyor fiti fiti. Dizi izlemek istemiyorum. Çok kıymetli bi zaman var. Onu da naapsam diye çarçur ediyomuşum gibi... İş güç de yapmak istemiyorum. Ama sonuçta çamaşır katlarken buluyorum kendimi bazen.

Ozgur dedi ki...

Hülyanın Tunası, ya bazen insan öyle demek istiyor. Benim kız emeklemeden bir de baktım koşuyor filan. Yanim oluyor da, işte biraz insanın bi titremesi lazım arada:)

Ozgur dedi ki...

Sen gelince, gururlanıyoruz tabi. Neden gururlanmayalım. Ben biraz böyle kendimizle dalga geçer gibi yazmak istemiştim, amacını aştı anlaşılan. Kendimi dışında tutmamıştım...

Ozgur dedi ki...

İlknurcum, alemsin sen:)))
Ya dediğim gibi bir de baktım koşuyor, ayrıca bi reklam vardı ya, bir yandan da obua çalmasın mı? Allahtan obua nefesli çalgı:)

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

"çocuğunuz belli bir ayda size ilginç gelen bir şeyler yapıyorsa heyecanlanmayın, normaldir." diye bir cümle okumuştum bir yerlerde. her çocuğun gelişimi farklı, birinin bir ayda yaptığını öteki bir ay sonra yapar -ki ay dediğimiz şey saatlerden ibaret kısa bir zaman dilimidir esasen. "çocuğum süper" gazını en çok veren de maalesef doktorlar. sırf doktordan bu "elektriği" almadığı için başka doktora giden anneler var beee.. ben de yazdıydım zamanında böyle bir yazı. daha da yazasım vardı ama işte herkes maalesef üstüne alındı, birini kastetmişim gibi ama ben de en çok kendimi eleştiresimden ölüyodum da ondan yazdıydım.

yeliz dedi ki...

ay özgür alemsin,
yazıyı okudum üstüne yorumları okudum bak şimdi yazıya ne yorum yazacaktım unuttum. hay allah ... neyse sadece o ela cücesini emeklerken hayal ediyorum poposu pıtır pıtır ayyyy çok şeker... şimdi einstein ın hayatını okuyayım, hadi bye, öperim
bu arada kagaya yavrusu kuzgun, değil mi yaaa

Ozgur dedi ki...

Hülya, ya incelense altından neler çıkar kimbilir. Kitubi'nin bir yazısı vardı ben de onu hatırladım. Çocuğunuz zeki olsun istiyorsanız ona zekisin demeyin diye...

http://www.kitubi.com/2008/11/05/%C3%87ocu%C4%9FunuzunZekiOlmas%C4%B1n%C4%B1M%C4%B1%C4%B0stiyorsunuzOnaZekisinDemeyin3.aspx

Ozgur dedi ki...

yeliz, valla video çekip koymaya çalışayım. komik yaa hakkaten bunlar:)

dağlar kızı dedi ki...

Bu karşılaştırma işi hakkikaten tehlikeli. Daha karnımızdayken başlıyor bu durum; hangi haftada kaç kiloymuş, daha mı hareketli vs. diye. Günün sonunda ise kirpi bile yavrusunu pamuk kuzum diye seviyor. Abartmamak gerek, fakat bir yandan da keyfini sürmek gerek sanki. Yenir yutulur o tatlı melekler yahu, en zeki mi pek önemi yok bence, en tatlı sonuçta...

* YeLiZ * dedi ki...

Benim oglan 9.ay'in basinda yurudu , 4.5 aylikken emeklemeye basladi Bunu herkese ama herkese soyleriz , paylasmak adina.,Hemde cok guzleriz soylerken
-bunun nasilbir canavar olacagi belliydi diye.
Ama hic acaba diger cocuklardan ustunmu gibi birseye kapilmadik.
Diger bebeklere bakinca bazi seyleri erken ,bazi seyleri gec yapiyor.Hicbiri digerinin aynisi degil ki zaten.
ama HEPSI COK akilli be kardesimmm :)))

Ozgur dedi ki...

Dağlar kızı, yani işte her şeyin bir derecesi var aslında. NAsıl desem... Hepimiz için çocuklarımız eşsiz, bi tanecik, çok akıllı, çok zeki.
Şimdiki Çocuklar Harika adlı kitabı okumuş muydunuz?
Karşılaştırmak, abartmak, fazla anlamalar çıkarmak filan kastettiğim.

Ozgur dedi ki...

Yeliz:) Ya söylenir tabi, Ela ne yapıyorsa derhal yazıyorum ben de. Yürüyüsa yürümüyor mu diyeceğiz. Orda kastedilen başka bişi. Anlamışsınızdır siz de sanıyorum. :)