3 Eyl 2009

Ummadık Diş, Çalışan Anne, Beklenen Mim


Bir süredir iştahta azalma, hafif uykular filan derken şüphelenmiştim. Haftasonu elime geldi gibiydi, sevgili yookk canım dedi. Ama varmışşş. Hem de ummadık yerden çıktı bu defa sorular. Üst orta çıkmadan, üst yanlar hareketlendi, bir tanesi çıktı bile. Şimdi sağ altta bir kabarma söz konusu. Bizim sıralı değil, kafalarına göre çıkıyor bu dişler. Çıksınlar, kızımız rahatlasın, ohhh...

Perşembe de geçti. İş bir gün iyi, bir gün kötü. Ela hanım gündüzleri az uyuyor, gece erken uyuyor, sabah 4te, 5te, 6da, 5:30da uyanıyor. Üstüste olmadığı için huy değil herhalde diyorum. Aç o zaman bu çocuk. Ama öyle çok aç gibi de değil. Memeye saldırma yok. Bazen lıkır lıkır, bazen gevrek gevrek emiyor. Su vermeyi denedik, yemedi. İçtikten sonra uyumak değil oynamak istiyor. Gerçi böyle bi hafif uyukladığı da oldu, cin olduğu da. İşe başlamış olmamla bağlantılı olabilir. Acaba erken mi uyuyor diye düşünüyorum. Gün içinde beslenmesi iyi oldukça. Bu akşam tahılını bolca yedirdim bakalım ne olacak. Acıkmaması lazım gibi ya, göreceğiz. Benim fikrime göre değil tabi yavrunun midesinin keyfi:)

Gündüz uykuları kuş oldu. Dişle de ilgili olabilir, anne ortada dolanmıyor onla da. Uyuyormuş, ama yarım saate ayakta gibi. Belki bu öyle bir dönemdir diyoruz. Keyfi, gülücükleri çok şükür yerinde olduğundan kafayı takmıyoruz. Ama gözlemliyoruz, gözümüz üstünde minik kuş.

Anneye gelince... Tuhaf bir şekilde huzurluyum ama kafam karışık. İşe dönmek iyi kararmış benim için, onu anladım. Sarsaklığımdan kurtuldum, sosyalleştim, başka konularda konuştum (gerçi Ela ve hayatın anlamı dışındaki konular hala en sevdiğim konular değil ama:P) İki öğlendir bir alışveriş merkezinde yedik öğle yemeklerimizi, bir arkadaşımıza ev hediyesi aldık, bugün bizim beye gömlek aldık, dün bizim kıza oyuncak cep telefonu aldık. Böyle arkadaşlarla alışveriş filan. Ela olmadan. Eskiden gezdiğim mekanlarda (biraz daha irice olsam da) dolanmak. Vitrinlere bakmak, ayakkabı bakmak, almasan da. Gün içinde her dakika Ela'yı düşüneceğimi sanıyordum. Çünkü aylardır dükkatim tamamen ondaydı her an. Halbuki her an düşünmedim. Hatta sandığımdan çok az düşündüm ve biraz utandım. Hala şaşırıyorum.

Eve geliyorum, kapıda karşılanıyorum. O saatte gelmeme alıştılar. Hemen süt süt. Benim süt stoğum yok, sağmıyorum da. Hem memişler, hem yavruş süt olayına adapte olduk gibi.
Duygusal olarak da iyiyiz.

Şimdi mim kısmına gelelim...

Sadece anne, "Can'ın Güncesinde" yeni bir akım başlatmış. Tekrar alfabe yazıyoruz. Ama bu defaa bebişle beraber hayatımızdan çıkanlar... Oynamak isteyen elime mim diksin!

A: Ani kararlar.
(Bundan böyle düşünerek atın, adımlarınızıı, elbet bir gün mutluluktan yana alırız payımızııı.)

B: Bira. Eskiden sevmezdim, şimdi canım istiyo ama nerdeee....

C: Cehalet. Yol boyu, çok şey öğrendik. Daha da öğrenecek çok şey var...

Ç: Çatık kaşlar geride kaldı. Her daim neşeli ol ki genç kalasın.

D: Dot. Sevdiğim Tiyatro. Rahatsız edici oyunlar oynadıklarından hamile kaldığımdan beri gitmiyorum. İlk izlediğim oyunları hala beynimiin ön lobundan çıkmadı.

E: Eğlencenin eski hali.

F: Film keyfi. Eskiden pek çok festival filmi izler, derin konulara dalardık. Hamilelikten sonra aman içim daralmasın, kafam çok yorulmasın hesabı filmleri "aile filmlerinden" seçer olduk. Artık geri dönsek iyi olacak. Bir sürü iyi film geldi, geçti.

G: Güzel göbüşüm. Eskisini götürdüm, peşinata sayıp bana yeni, büyükçe bi tane verdiler.

H: Hırs. Ne kasmışım. Ne gereksizmiş.
Yalanmış, hepsi yalan. Sevmek diye bir şey vardı, sevmek diye bir şey varmış..

I: Ilgaz, Anadolu'nun sen yüce bir dağısın.... Yok, dağa çıkmazdık önceden, ama trackking yapardık. O gitti, bakalım ne zaman gelecek...

İ: İki kişilik hayatımız sona erdi. Şimdi daha lezzetli olduk, üçü bir arada.

K: Kedimiz... İkimizin de alerjisi vardı ciddi ciddi ama idare ediyorduk. Ela hanımın geleceği belli olunca, onun alerji olma ihtimalini göze alamadık. Sevdiğimiz bir arkadaşımızla eve çıktı ve tarikatını kurup, müridler edindi kediloş.

L: Lahana.

M: Midye dolma... Çok severdim ama yemiyorum hala.

N: Normallik tanımları. Saldık, gitti.


O: Ota boka üzülmek.
Daha insani şeylere üzülüyorum. Bir tanıtım filmi görüp tarümar oluyorum ama anlamsız küçük insanların küçük dünyalarına popomla gülüyorum...

Ö: Ölüm.

Biz dünyayı çok sevdik, ölüm bizden uzak olsun.
Aşık olduk yüreklendik, kader bizden yana dursun.
Hasretliği gösterme tanrım, gözümüz yollarda kalmasın,
Ne istersen al götür ama, sevda bize, aşk bize kalsın...

P: Puro. Sigarayı bıraktıktan sonra çok nadiren içkiyle içtiğim kibar, ince, dumanlı, zararlı şeyler.

R: Rakı ve rakılı sofralar.

rakılı akşamlar, gün batımları
çocuk gibi ağlar yaz sarhoşları
olmamış yaşamlar, eksik yarınlar
hatırlatır herşey eski aşkları
neresi sıla bize, neresi gurbet
yollar bize memleket...


S: Sponatane hareketler. Bostancı'da Taksim dolmuşunu görüp, "gitsek mi?" gazları gitti.

Ş: Şarap, peynir keyfi. Biz sevgiloşla, çok güzel şaraplar alır, kocamaaan bardaklarda içer sohbet ederdik. Peynir yerdik, mum yakardık, evi loş yapar, kitaplardan söz ederdik. Şarap içmeye az kaldı. Bekliyorum, süt bitsin...

T: Taksim... Gitmeyeli yıl oldu.

U: Uykuuu, biraz uykuuu, bütün isteğim buyduuu....

Ü: Ülke sorunlarını dert ediş şeklim. Eskiden farklıydı, şimdi Ela için endişeleniyorum.

V: Varoluş tripleri. Nerdeee hani.

Y: Yurt dışı seyahatler. İş gezileri filan. Otur oturduğun yerde!

Z: Ziyaretçiler.... Eskisi gibi değil.

10 yorum:

Sadece anne.. dedi ki...

Mim harika olmuş elinize sağlık :)

Adsız dedi ki...

İlk yorum benden olsun ditordum.olmadı Çok güzel yazmışsın. sorumluluk bu olsa gerek.SEVGİLER.

Ozgur dedi ki...

Asil sizin elinize saglik sadece anne:) Çok eğlenceli:)

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler adsız:)

* YeLiZ * dedi ki...

Ah o yan disler hep zor cikar ..Kiyamam..Kolayca cikiversin insallah

Ise donmenbencede super olmus
Gercektende biraz uzaklasmamiz lazim monotonluktan ...boylelikle daha verimli oluruz gibi geliyor bana ..Bunu sen daha iyi analiz edersin gerci , tecrube sende :)

SERRA dedi ki...

Sevgili özgür anne biraz aceleci eloş sırayla gitmiyo baksana biz de daha tık yok mime gelince içkiden bu kadar bahsetmeniz taraftarı değilim nede olsa bu bir bebek bloğu...

Ozgur dedi ki...

Sevgili yeliz, daha ilk haftam. Henüz karar vermek için erken ama iyi gidiyor gibiyiz.

Eloşun dişleri bu defa daha zor çıktı ilkinden. Bakalım bi sonraki neden çıkacak, heyecanla bekliyoruz:)

Ozgur dedi ki...

Merhaba Serra,
Bu dişler keyifleri gelince geliyolar onu anladım ben. Gelir mutlaka. Erken çıkması pek iyi değil hatta. Yani katı gıdaya alışsın öyle gelsin iyi olur...
Mime gelince, Allah'tan bebekler okumuyor:) Anneler de içmesinler zaten. Alkol cızz.
sevgiler.

Sinem dedi ki...

merhaba cnm çopk tatlı bebeğin maşallah denizi suyu sevmesi çok önemli denizdeki minerallere çok ihtiyacı var

dream it baby dedi ki...

çok alemsin!!!
seviyorum seni de elayı da çok çok...
:)