25 Eki 2009

Erken 10. Ay Kontrolü : 9 ay 3 hafta... İlk Adım, İlk kahvaltı

Hastalanıp ateşlenince, üstelik bir sonraki haftasonu Antalya yolcusu olunca doktor kontrolümüzü öne aldık. İki aydır gitmemiştik, doktorumuza kavuştuk...

Haberler iyi, boğaz, kulak sağlam. Ateş de mühim değilmiş, aferin şurup vermiştik. Bir gün daha verin kesin dedi doktor. Onu da tam vermedik, gerek kalmadı çok şükür... İyiyiz.

Boy: 74.5cm
kilo: 9260 gr

Dedi ki boyumuz bir yaş seviyesine gelmiş, (babasına göre 1.74ün 74ü tamamlanmış:) Kilomuz iyi, iştah güzel. Maşallah maşallah maşallah. Ayakta durduğumuzu, kalktığımızı, emeklediğimizi anlattık, iyiymişiz, hızlıymışız, onlara da maşallah. Pütürlü yiyoruz, çiğniyoruz, kendimiz yemeyi seviyoruz anlattık. Maşallah. Çok şükür. Allah kimsenin çocuğunu hastalandırmasın, hastalandırısa da nezle gibi önemsiz, tehlikesiz şeyler olsun, dermansız dert vermesin. Amin.

Yemeklerde değişiklik var, kahvaltıda artık pınar beyaz yiyebilirmişiz. Öğlen aynı, etli sebzeli yemek, arada meyve ve yoğurt. Veee beklenen mutlu haber. Akşamları meyveli tahıl veriyorduk Ela'ya, milupa güzeli oluyordu. Artıkın bizim yemeklerden yiyecek. Az tuzlu pişireceğiz, ne yiyorsak tadına bakacak. Köfte yapacağız kızımıza özel, baharatsız. Çocuk makarnası diye bişi varmış, ondan alıp lapa kıvamında pişirip verecekmişiz. Balık sordu, dedik götürdü. Bizim kız dedesinin elinden hamsi bile yedi karadenizli uşaaam. Ağır bir tad olmasına rağmen balıkçının torunu yiyecek elbet. Benim baba dedem balıkçıydı rahmetli, çok severdi. Ela'nın baba dedesi balık tutmayı, anne dedesi pişirmeyi çok sever. Eee o zaman balık balık gelsin fosfor, gelsin omega 3,4,5,6....

Bu sabah kahvaltıda önüne haşlanmış yumurta, ekmek kırıntılarına sürülmüş pekmek, labne peyniri filan koydum. Kendi başına yedi. Sonrasında ben vererek tamamladım bisküvili karışımını. Bu ne bağımsızlık, çoook ama çok hoşuma gitti. Allah nazarlardan saklasın. Çok mutlu oldum.

Bir muhteşem haber daha. Bugün 25Ekim2009 günü koltukta sıralarken Ela bana doğru adım attı elini bırakarak. Bu yürüme sayılır mı bilmem. İkinci adımda ben yakaladım. Yürüyoruz denemez ama bir başlangıç heyecandan ne yapacağımı şaşırdım. Bizim beyi çağırdım heyecan içinde, koşarak geldi mutfaktan. Baktık tekrar yapıyor. Zaten iki gündür sürekli ayakta durmakta, adım atmakta. O kadar ciddi ki anlatamam.

Şimdi dertli olduğumuz alanlara gelelim. Uyku neydi? Kimdi? O düzenli uyuyan uyanan çocuk kimindi, benim mi? Nerrrdeee hani? Kaç gecedir dörtte uyanmayı hastalık, ateşe bağlarken, dün değil önceki gece bizi nöbetçi dikti. Hani uyanıyordu, su verip biraz kucakta tutup uyutuyorduk. Cuma gecesi geç uyudu. Sonrasında 12de, 1de, 2de sürekli uyandı. Uyanıyor, ağlıyor, sakinleştiriyorum, uyutuyorum (meme, sallama, ayakta sallama, her yolu deneyerek... ) sonra ağlayarak uyanıyor. Aklıma gelen aferin şurupta pseudoefedrin denen madde. Sinüzit sahibi bir kişi olarak pek güzel burun açan ama aynı zamanda beni fena halde uyanık, zinde ve alarmda, enerjik yapan bir maddedir kendisi. Kimi insanı mışıl mışıl uyutuyor, bize neden böyle oldu anlamadım. Dolayısıyla belki onun yan etkisi oldu, Ela'nın uykuları kaf dağının ardında. Dolayısıyla anne, baba ve teyzesinin de....

Babayı önlem olarak 9da uyutmuştuk. (Bir gece önceden uykusuzdu bi de şehir dışına gitti geldi, acıların ailesiyiz öyle böyle değil... ) Teyze sabah ABD yolcusu. Son dakika haberi meğer bileti acenta ETSTUR kafasına göre iptal etmiş. Haber vermek gibi lüzumsuz detaylara da girmemiş. Bunu ayrıca yazacağım, pazartesi yüzyüze görüşeceğim de ancak ETSTUR kadar dandik bir acenta görmedim. Çağrı merkezi yok! Sorunla karşılaşınca ulaşacak merci yok. Sonuç Cuma gecesi 3 saat kadar THYdeki görevlilerle konuştuk, bi kardeş, bi ben. Kardeşin bin tane işi var halletmesi gereken, görüşmeler randevular, uçaklar... Bin pişman ETSTurdan aldığına ama sonn pişşmanlııkk neye yarar? Sinirleri bozuldu haliyle, ben geçtim telefon başıba. THYyi arar dururum, aralarda feeel likeee a staaaar dedikçe, feels like shit diyorum içimden. Amaaa THY müşteri hizmetlerinden Aşkın Bey sağolsun. Kardeşimin biletini ayarlıyor, sorun çözülüyor. Bu arada ayaktayız kardeşle, saat ilerliyor, Ela uyanıyor, uyuyor filan. Neyse bu iş de çözüldükten sonra saat 3 civarı anne bitkin. Ela'nın babası kaldırılıyor, nöbet teslim. O arada ne oluyorsa oluyor Ela hemen hemen hiç uyuymamış olmasına rağmen neee 3 müüü sabah sayılır modunda oyuncu hale giriyor ve ayağa kalkma çalışmalarına babayı alet ediyor.

Uykulu anne, şu detayı atladım pardon. Sabah ehliyet sınavı var annenin. Ehliyetsiz, araba sevmez bir insanım ben. Artık yavrummm için alacaz ehliyet, araba, toplu taşıma bebekle bu ülkede yemiyor. Üzgünüm karbon emisyonu, beni affet. Napalım. Peki Bostancı'daki bir ehliyet kursunun sınavı nerde olur sizce?

a maltepe
b kadıköy
c beykoz
d beylikdüzü

doğru yanıt c, Beykoz ortaçeşme denen yere gidilecek sabah sabah. Peki neden? Yani Milli Eğitim sürücüler şimdiden yolları öğrensinler mi demiş? Bakıcı ablamız da aynı sınava giriyor. Kurs Kayışdağın'da, sınav Acıbadem'de. Kadıköy'e bir gıcıklığı olmasın devlet büyüklerimizin? Türkiye'yi çağdaş Kadıköy'den ibaret saymayın diyorlar herhalde. Haklılar, değil gerçekten. Beylükdüzü'ne gelince, herhalde bi sonraki sınav orada olur. Daha önce başka bir arkadaş alırken neydi Sultanbeyli mi? Öyle bir yerlere gitmiştik. Gezelim, öğrenelim, öğrenelim, şaşıralım. Aaa şaşırdık. Çok şaşırdık hem de.

Nerde kalmıştık, gece 3. Sevgili nöbetçi doktor, ay aman, nöbetçi ebeveyn, anne arada yatar kalkar, ama Ela kesinlikle uyumaz. Anne de uyuyamaz kalkar, o halde sersem sepelek, kerten kelebek sınava girer, gelir. Peki Ela uyudu mu bu arada, evet yarım saatçik kadar.

Otomobil uçar gider, uyku bizden kaçar gider. 1.5 saatlik öğle uykusuna sevgili ile dualar edip, kavuşunca yeniden doğmuş gibi oluruz. Bu arada geçen haftaki nezle sonrası sinüslere dadanan iltihap, kafada basınç, ağrıyan yüz... Uyumayan Ela, gece 10:30da yatar, gece boyu uyanır. Ama en azından aralarda uyuyan anne ve baba mutlu, huzurlu...

Dün o hengamede bu böyle mi gidecek, pireler filleri yutcak, bu düzen böyle mi yürüyecek derken, Bebeğim Uyurken'de okudum. Bu miniklerin bazıları yürümeyi öğrenmeden uyuyamıyorlamış diye. Hiç duymamıştım. Bizimki o mudur bilemiyorum ama nedense çok içime su serpti. Geçecek. Evet evet...

Bu sabah 7ye doğru kalktık derken aslında 6ya doğru kalkmış olduk.

Daha iyiyiz.

Aklıma gelen... Bu koşturmacada İlkay'ım sağolsun, hastayız ama geliriz çok kötüyseniz dedi. Ne kadar önemli bazı şeyler. Gel desem gelirdi, hissettim, çok mutlu oldum, minnettar oldum. Düşündüm de kayınvalide, annesi burada olmayan bizler kendi aramızda örgütlenip birbirmizin çocuğuna bakalım ara ara... Evet...

Şimdilik bu kadar...
(Ela uyudu hızlıca yazdım, kaçıyorum, ortalık topliyim şimdi)

17 yorum:

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

tamamen kendi dötümden uydurduğum bir tezin kitapta yazdığını sevinçle okuyorum şu an :))
tuna ne zamanki yürümeye başladı, deliksiz uykulara merhaba dedik. sanırım beyinlerinde şöyle bir his var: "artık nereye istersem gidebilirim, güvenli mi değil mi kendim kontrol edebilirim."
bir de biliyorsundur yeni bir şey keşfettiklerinde de uyumazlar. o esnada beyin update ediyor ya :))

kirazsevdasi dedi ki...

yazının bircok yerinde yok artik dedim,
ehliyet sınavi yeri
bilet kaosu of yaa.
neyse hersey hallolmus asagi yukari.

benim soyle bi fikrim var, ev degistirme derdinde olan blogerlar aynı apartmana tasinsin, boylece elbirligi ile buyutelim bebişleri =)
kimseye gerek kalmadan..

ahh saka bir yana, herkes ama herkes saglikli olsun en onemlisi.

Ece Nur'un Annesi "Mine" dedi ki...

vallahi yazdığın "yürüyene kadar uyumuyorlar" kısmına kadar herşey güzeldi, ama çürütmek isterim ki; benim kız hala uyumuyor.Yani uyuyor ama, geceleri hala uyanarak 3-4 kez.Ben de bunu yürümekten ziyade, emeye bağlıyordum.Emzirmeyi bırakırsak,uyur diye avutuyorum kendimi.
Ela'nın da maşallahı var.Bizim kız 8 aylıkken hep koltuklara tutunarak gezdi bütün evi ama tam adımları 1 yaş gününden sonra gerçekleştirdi.Ama harika bir duygu.Ağlamıştım ben, herşeye ağlarım zaten o ayrı =)

kuzunun annesi dedi ki...

Araba kullanma gerekliliği bebekler gelince daha bir önemli oluyor anladık degil mi? Bende kullanmayı ögrenmeye calısıyorum şimdilerde , yetti artık paper driver halleri.

Eloş hanımdaki gelişmeler süper ve düper , çok sevindim . Sanırım şu andaki level TAy Tay pozisyonu :))

Öperim miniği çok.

Ozgur dedi ki...

Hülya, yani ben de okuyunca ikna oldum. Ya ne çalışkanmış bizim kız meğer. Her dakika ayağa kalkılmaz ki, yüzünde ciddi bi ifade. meşgül etmeyiiin yaa der gibi:)))

Ozgur dedi ki...

Kiraz sevdasım, yani apartman işini çok tuttum. Yani doriti bana bırakır gider gezersin bi güzel. Ben de Ela'yı bırakrım. Hatta haftada bi gece siz bi gece biz bakarız mutualist hayat formlarına dönüşelim, birbirimizi akraba edinelim derim... İmecee...

Ozgur dedi ki...

Mine, kolay gelsin:) Uyku işi çok fena. Bizim tam düzelmişti derken, bu cuma nevrimiz döndü. İnşallah eski düzene giricez... Umudumu koruyorum ben:)

Ozgur dedi ki...

Kuzucum, yani aslında bu enteresan bi durum. Taksilerde adam gibi arka koltuk kemeri olsa, ülkenin toplu taşıması kelle koltuk olmasa, hiç hevesim yok hala. İyimser düşünüp, en azından bebişi alır dağlara, taşlara, ağaca, ormana vururuz diye motive olmaya çalışıyorum. Yoksa hiç sevmiyorum arabayı da, egzosu da. Hadi gel köyümüze geri dönelim oley modeliyim hatta bu günlerde... pöf...

Eloş çok komik kuzucum. Ya o yüzündeki ciddiyet. Bi de tutunuyor mesela koltuğa sallanıyor. Hani çoktan çözdüm de işin eğlencesindeyim hesabı. Heyecanlıyım bakalım, şöyle bir kaç adım atsın....

sevgiler kocaman. foto koyacam aktaramadım, kal geldi...

yeliz dedi ki...

özgürüm gelir gider ama mesaj yazamaz oldum sana nicedir.

aklımdasın gönlümdesin yavru ceylanım:)))

şaka bi yana çok çok geçmiş olsun, umarım bu kadarla kalır. eloşun gelişmelerini heyecanla takipteyim, yakında güzel uykularına kavuşacak eminim, hep sabır sabır...

sevgiler

ha bi de direksiyon işi iyi olmuş be özgürüm, rahatlık bebişle...

kuzunun annesi dedi ki...

Valla senin Eloş öncü tim Özgürcüm . Ben hep sonraki level neymiş sizin gelişmelerden takip ediyorum , hımmm 3-4 hafta sonra bizimkide böyle mi olurki diyorum , bir yandan her yeni gelişme için seviniyorum . Büyüyor kuzular uzakta ama yakında gibiler .
Özledik :))

meltem dedi ki...

Özgürcüm
kolay gelsin zor bir dönem olmuş, olduğuyla kalsın daha kolay keyifli günlere yelken açalım:-)

Elosa kocaman bır bravoooo.
Uyku düzenine dönünde bir tane daha.

Araba kullanma konusunda aynı hisleri paylaşıyorum. Biraz daha kuzeyli olabilsem bisiklete bebek koltuğu koyup, arabalar arasında drin drin gidicem ama korkuyorum bebişle düşersem diye.
sevgiler
Meltem

Ozgur dedi ki...

Yeliz'cim biz de aynen, takipteyiz ama yorumlarda dusmemiz var. Orda burda yolda okumaktan, yorum yazmada geri kaldik...

Bakalim, guzel gunler bizi bekler, eyvallah dersin geçer gider...

Ozgur dedi ki...

Kuzucum biz de ozledik, yalniz sizin kuzunun masallahi var. Mesela baktik sizinki merdiven cikiyor, bizde merdiven yok. Annemlerin ev dubleks, orada koyduk, bi basamak filan cikti. Yani buyuyo yavrular, kimi seyi hizli, kimini daha yavas yakalayarak... Bizi surekli hayretten hayrete surukleyerek...

Ozgur dedi ki...

Meltem'cim insallah arkamizda kalir, yeniden uykulu gunlere doneriz. Uykusuz olunca insan takinti yapiyor, Ozgur yazmisti sanki, yolda birini gorsem himm bu kesin sekiz saat uyumus diye tahmin ediyormus baslarda... Cok fena, soyle kesintisiz uc saat uyusam... uyusam...

Ozge dedi ki...

Gecmis olsun Ela'ya...aman iyi olsun butun bebisler, hastalik falan olmasin. Uyku isi zor, Derinin de problemliydi uykusu 10 ay civari bazen iyiydi bazen cok yoruyordu...Derin 10 aylikken adimlarini atip bikac hafta icinde yurumustu, Ela da yakinda yuruyebilir:) sonra kim tutar Ela'yi:)

Ozge dedi ki...

Sana da cok gecmis olsun Ozgur Anne...

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler Özge, umarım öyle olur. Bu uyku işi fena:)