11 Kas 2009

Kov Bostancı GDOyu, Bozmasın Lahanayı... .


Şimdi bu ne başlık, bu ne lahana, bu ne turşu diyeceksiniz? Lahanalarda GDO var mı sorarım size? Kov bostancı GDOyu, bozmasın lahanayı... Şimdi konuyla ilgisiz bir fıkra anlatmak istiyorum. Genetiğiyle oynanmış organizmalarla ilgili bir bilimsel toplantıya katılmış çeşitli devletler. ABD demiş, biz arıyla sineği birleştirdik. Hem pislikler üstünde uçuyor, hem de dünyanın en kaliteli balını üretiyor. Fransa demiş o da bişey mi, biz tavukla danayı birleştirdik, hem kırmızı et lezzetinde, hem beyaz et sağlığında. Ülkemizden katılan bilim adamları demiş ki, biz karpuzla hamam böceğini birleştirdik. Karpuzu kesiyorsun, çekirdekler yürüyerek uzaklaşıyor... Karpuz yerken anlatılması tavsiye olur.

GDO konusunda okuya okuya bir hal oldum. Daha önce de yazmıştım. Öyle bir konu ki, aksi yönde araştırma yayınlayan işten atıyor. Kar bürümüş gözlerini. Kendi çocuğunu düşünmeyen senin çocuğunu düşünür mü? Total Recall diye bir film vardı, Türkçe adını bilemedim. Terminatör Arnold abi oynar, en güzel filmidir kanımca. Marsta geçer. Mutant ablalar, amcalar, üç memeliler...

Bugün ciddi yazasım yok günlük. Bilimsel veriler için lütfen, fikir sahibi damaklardan takip ediniz. Annem geldi, yorgunluğum mu çıktı. İşler bir anda hızlandı, Ela'nın yürüme öncesi telaşı, Kasım kasıntısı derken sürekli aşırı yorgunum. Kafamı toplamakta zorlanıyorum.

Bir de şu komik değil mi? Mesela Harun Yahya. Evrim konusunda o kadar atıp tut sen. Mutasyon yok de, rastgele olmaz de, akıllı tasarım de, üç beş akılsız Yüce Rabbimin akıllı tasarımını değiştirmeye cüret etsin, senin sesin çıkmasın. Adnan Hoca'dan beklemezdim şahsen. Mr Babuna ne yapıyor? Şu ülkede bu konuda yorum yapacak bir müslüman yok mu? Ben mi takip etmediğimden duyamadım. İpler, saplar birbirine girdi.

Oportunizme bulaşmış tipik birer orta yolcusunuz. Arkadan yaprak dökümünün acıklı melodisi geliyor, kafanızda canlandırın okurken. Durum daha acıklı.

Çocuklarımız ne yiyecek ey okur? Torunlarımız ne yiyecek?


14 yorum:

fazi dedi ki...

yakında haplar çıkacak. Yok yok çıktılar bile.Lahana kapsülü,herbirşeyi bitkilerden oluşan karışımlar,sonra sonra katkısız katıksız plastik kutu içinde %100 doğal biirr sürüü gıdalarımız var yaaa.Ee daha ne olsuunnn.Geçmiş olsun geçmiş.Çok doğru kendini düşünmeyen seni niye düşünsün?

mummy dedi ki...

Off haftalardır aklımda hatta dilimin ucunda kafamda toparlıyorum toparlıyorum yazamıyorum bloğa içim daralıyor çok bunalıyorum şu konuda..Ben de bu konuda takılı kaldım evet okuyorum gruba da üyeyim tüm mailleri inceliyorum daaaaaa uygulama kısmında takılıyım maalesef..Hangi birini organik alayım güç mü yetiyor?Yumurtasından sebzesine sütünden tereyağına herbişeyin doğalına nasıl ulaşayım..Tüm mutfağımı internetten yaptığım siparişlerle donatamam ya,çevremde organik pazarı,sütçüsü,etçisi de yok ne yapçam??Alıyorum yiyorum bile bile,ve bilerek yemek var ya oturuyor içime taş gibi..

Bu naneyi ortaya çıkaranlar da ülkeye sokanlar da kahrolsunlar diyorum ama biliyorum oturup lanet etmek yerine bişeyler yapmak gerek
:(((

psh dedi ki...

Bosyere feveran eden çaresiz bir üslup kullanmak yerine, Sayın Harun Yahya nın bahsettiginiz konuyla ilgili aciklamalarini izlemek icin www.harunyahya.tv

k.i.s.d. dedi ki...

Vay Harun amca boş durmamış atlamış bile :) ehihiiii. Neyse canım. Ben de şuna takmış durumdayım. Üzerinize afiyet liseden beri Buğday dergisi adına gönüllü çalışan bir arkadaşım tarafından sene 99da GDOlar hakkında bilgilendirilmiştim. durdu durdu da 2009da mı aklına geldi insanların olayı ayyuka çıkarmak. Bu zaten on yıllardır kanayan bir yara. Şu anda ortalığın bu denli velvele olmasını arkasındaki sebebi merak etmekteyim.

Ozgur dedi ki...

fazi, di mi yaa...

Ozgur dedi ki...

Mummy, çok iyi anlıyorum:( İnsanın bu derecede araştıracak enerjisi, bilgisi yok ki...

Ozgur dedi ki...

psh,
Eksin olmayın, yalnız hangi videodur. Hepsini izleme vaktim ve sabrım olmadığı için GDOya has olan hangisiyse söylerseniz sevinirim.

Ozgur dedi ki...

k.i.s.d, valla baktım göremedim. Ama kapsama alanına girmişiz anlaşılan:P

Bu olay çok uzun süredir var dünyada, evet. Yalnız tohumların yasal olarak ülkemize girmesi yeni bir olay. Sen daha iyi biliyorsundur gerçi de, tarım konusunda çok sıkıntıdayız. Benim kayıngiller bu konularla çok haşır neşir olduğundan, hormondur, ilaçtır, ithal tohumdur konularında onlardan bilgi alıyoruz. GDolu tohum da kaçak olarak giriyormuş.

Acı olan şu... Eskiden 72 çeşit elma varmış bu ülkede. Şimdiki besili yeşiller gibi de değil üstelik. Bindiği dalı kesen Nasreddin Hoca fıkra değil...

Adsız dedi ki...

Adnan Hocacılar önce şu Babuna sahtekarlığı sonucu yurt dışına kaçırılan kanlarımızın hesabını versinler...

vE hep birlikte malum partilerine devam edip etmediklerini açıklasınlar.

Çocuklarımıza bedava dağıttıkları savsatalarını yazdıkları kitapların parasını hangi kaynaktan karşıladıklarını söylesinler...

Sonra da kendilerinden başkakimsenin inanmadığı, aklı başında insanların gülüp geçtiği sözde düşüncelerine gerçek bilim insanların verdiği yanıtları okusunlar, beyni yıkanmamış olanlarınız kaldıysa gerçekleri anlar umarım...

psh dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
psh dedi ki...

kan kaçırmakmış, partiymiş, beyni yıkanmışmış :)

bakın bu adsız arkadaş herkese ibret olsun... GDO'lu gıdalarla beslenince hem böyle adsız hem beyinsiz olunuyor heralde :)

Ozgur dedi ki...

Psh, bu ortamda hakaret etmenize izin vermeyeceğim için yorumunuzu kaldırıyorum. Sizin adınız nedir? Linke basınca gelen bir profil göremedim.

aysema dedi ki...

pesh, GDO'lu yiyecekler gerçekleri unutturmuyor değil mi?

Gerçekten şu kan işini çok merak ediyorum. Hani kan kanseriydi de bir anda sapasağlam ortaya çıkıveren Babuna olayını...

Yoksa unuttunuz mu? Unutmak, unutulduğu anlamına gelmiyor ki...

gunebakan dedi ki...

özgürüm annem
konu ciddi
ben tütünde çalışırkene, (5 yıl tütün firmasında çalıştım) elin amerikalısı, japonu, tütünde bilem GDO olmasın diye envai çeşit test yapıyordu.
ulan zaten ürettiğin sigaranın kanser yaptığı tescillenmiş, tohumunda GDO olsa noolur, olmasa nooolur, derdim ben...
şimdi biz ne yaparız, mesela konu üye olduğum mail gruplarında tartışıldı. ilgili yerlere meclise mailler gönderildi, hatta avukatlarla görüşülüp dava açılması düşünüldü, bla bla bla, sonra ne oldu dersen bilmiyorum. ancak bu konuda da sivil toplum örgütlerine çok iş düştüğü kanaatindeyim, sesimizi çıkartmazsak kafadan bacaklılar familyasına doğru bir gidiş içinde olabiliriz..