11 Ara 2009

Kendi Mimini Kendin Pişir...

1- Sizi mimleyen kişiye link veriyorsunuz mutlaka, ki, akışı bozmayalım.


2- Çocukluğunuzda anne ve babanızla (ya da aile büyükleriyle) yapmış olduğunuz ve sizi siz yapan şeylere katkısı olan bir olay, bir aktivite, bir eylem... Ve hangi yönünüze katkıda bulunduğu... (Tekrarlanabilir olması tercih sebebi)

Bu soruyu sorma amacım, geçmişe gidip faydalı olduğu test edilmiş anıları canlandırmaktı. Pek çok anı var bende. Ama nedense son dönemde en çok düşündüğüm anım şu: Evimiz bahçeliydi, önünde güller, arkasında çilek, nane, börtlenler. Kocaman bahçe vardı, içinde meyve ağaçları, elma, armut, erik, dut. Evin önünden geçen sokaktan çoook nadir araba geçer, bir ara sokak. İşlek değil. O dönem pek bir heves etmiştim bahçe işlerine. Ortaokulda olmalıyım. Annem ve babam ısrarım üzerine bahçenin bir kısmına ekim yapmamıza izin vermişlerdi. Babam toprağı kazdı, annem dikti, ben diktim. Domates, biber, fasulye, mısır vardı hatırladıklarımdan. Evin önüne maydanoz bahçesi yapmıştık. Onları sulamak benim görevimdi. Hafta sonu koşup domates toplardım kahvaltıya. Annemle fasulyeleri toplar ayıklardık. O bahçeyi, maydanozları, sularken, hortuma parmağımla bastırır tazyikle oluşan damlalardan kırılan ışığı izlerdim. Yapay gök kuşaklarını. O dönemden öyle bir haz almışım ki içimde bir şeyler kalmış. Beraberce yaptığımız bir şeydi, bir kez o boyutta yaptık. Babaannem fasulye ekmeye devam ediyor. Biz sonraki yıllarda maydanoz, nane gibi daha sınırlı sayıda ürünle yetindik.

Bunun dışında iki adet çam ağacı dikmiştim bahçeye. Fidanlar belediyede dağıtılıyordu, onları alıp (10 yaşımdayken) uzunca bir yol boyu taşımışım. Çevre bilinci, merak. O mutluluğu net hatırlıyorum. Kardeşim küçüktü. Ailecek bir şeyler büyütmenin, sonucunu görmenin, domatesleri toplayıp yemenin inanılmaz bir keyfi vardı. Çok gururlanmıştım yaptıklarımızla. O fasulyelerden pişirilen yemekler çok lezzetli gelmişti.

Bir anım daha var. Çok okurdum ben ne bulsam. Neşeli günler diye bir roman vardır, aslında filmi de var. Şu von trapp ailesinin hikayesi. Bu kitapta bir yerlerde "karla süpürmek çok iyidir" diye bir bölüm okumuşum. Çok da aklıma yatmış. Annem kardeşime hamile. Deli gibi kar yağmış o sene. Annemi ikna ediyorum, içeri kar alıyoruz ve beraber halıları süpürüyoruz. Ben ilkokul üçteyim, 7 yaşındayım. Annemin böyle bir şeyi ciddiye alıp uygulamasına inanamıyorum, kendime gurur duyuyorum. Hala anlatır annem, nasıl süpürmüştük evi diye... Ne güzeldi.

3- Çocukken oynamayı en çok sevdiğiniz oyun ve oyun aparatı.

Bir dönem yapbozlarla geçti. Barbilere gelene kadar, değişik oyuncaklarım oldu. Bir kamyonetim vardı mesela. Ciddi nakliyat işlerine girerdim. Bir yerden bir yere kum taşır, inşaat yapardım kendimce, toz toprak. Ağaçlara çıkar uzaycılık oynar, lazer silaha ayna tutsak acaba yansır mı konulu şeyler tartışırdık uzun uzun.

Benim girişimimle mahalledeki çocuklarla beraber gazete çıkarmaya karar vermiştik.Yazıları ben yazdım, resimleri beraber yaptık. Elle çoğaltıyoruz. Gruptaki sesi çok çıkan baskın karakterli kız arkadaş gaste yazılacak diye ısrar etti. Ben "gazete"nin doğru olduğunu bilmeme rağmen onun ısrarına boyun eğdim. Onun dediği oldu. Annem gördüğü zaman (edebiyat öğretmeni) hayal kırıklığına uğramıştı, çok üzülmüştüm. Utanmıştım. O gün bugündür doğru bildiğimi söylerim, ısrar ederim. Hayat dersi olmuş bak.

4- Sokakta oynar mıydınız?

Çocukluğum sokaklarda geçti. Ağaç tepelerinde. Evin arkasında küçük bir orman vardı. (Orman derken biz o boyuttayken bize orman geliyordu tabi:P Ormanda gizli bir yerimiz vardı, ağaçların ortasında bir boşluk. Zaten Lost adası gibi bir yerde büyüdüm ben karadenizde. Yemin ediyorum arka bahçede hatch vardı, o derece. Sürekli garip garip aletler bulup anneme gösterirdim, kadıncağız deliye dönerdi, kimbilir ne parçası diye. hehehe. )

5- Çocukluğunuz ve ilk gençliğinizle ilgili keşke farklı olsaydı dediğiniz bir durum/olay.

Tehlikeli soru sormuşuz. Farklı olsa ben ben olmazdım. Ama gidebileceğim en iyi okula gitmiş olmama rağmen, hakkını veren güzel bir liseye gitmiş olmayı isterdim. Daha zengin içerikli, daha güzel bir eğitim almak isterdim.

6- Çocukluk ve ilk gençlikle ilgili iyi ki böyle olmuş dediğiniz bir olay...

Babam kolejden anadolu lisesine geçmemi istememişti.İyi ki geçmişim... Bir üst soruyla tutarsızlık ediyormuşum gibi olacak ama iyi ki öyle olmuş...

7- Varsa çocukluk dönemine dair bugünü etkileyen bir olay, anı.

Yukarıda fazladan anlattım.

İşte böyle... sevgiler çok!


7 yorum:

kuzunun annesi dedi ki...

Arka bahcede hatch mi , hahahahah... İlahi Özgür

hazirmiyim dedi ki...

Sizi ben de mimledim Özgür Anne...

hazirmiyim dedi ki...

Link eklemeyi unuttum:
http://hazirmiyim.wordpress.com/2009/12/11/mimlendim/

Sanal Dünyamız dedi ki...

niye bizi mimlemiyorsun özgüranne bizim başımız kel mi? Bak fotolarda ne kadar çok saçımız var

Ozgur dedi ki...

Kuzunun annesi vallahi koyayım resmini bulup:)

Hazır mıyım, bakayım hemen.

Sanal Dünyamız aşk olsun. Saçlar güzel evet:) Bizim de uzasın diye bekliyoruz...

k.i.s.d. dedi ki...

Unuttuğum bir çok şeyi hatırlattın bana. Çok hoş... Toprak çok önemli değil mi? Toprağa değmiş olmak. Burda küçük bi tarım alanı ayrılmış her eve. Tohumları aldım, sıra işe koyulmada... Hasata bekleriz :) Cevdet'in elleriyle koparmasını istediğim sebze-otlardan bi bahçe yapabilecek miyiz bakalım ?

Ozgur dedi ki...

k.i.s.d, harika... çok iyiymiş... merakla izleyeceğim!