7 Oca 2010

Akan Giden Düşünceler...

Yok Ela değil ben bu sefer. A. gittiğinden beri defalarca uyanıyorum gece boyu. Sıçrayarak. Belki Ela'nın sesine daha da kulak kesilmem gerektiği için. Dün defalarca baba baba diyerek gezindi evde içim parçalandı. Gitti ama gelicek diyoruz. Allah kimseleri ayırmasın sevdiğinden.

Havalar güzel. Soğuk ama güzel, yağmursuz en azından. Her gün parka gidiyoruz mutlaka. Komik tavşan şapkamızı, eldivenlerimizi takıyoruz. Şeker oluyoruz şeker.

Dün birinci tekir şahısla buluştuk hızlıca. Ne iyi geldi, ne iyi geldi. Ela'nın pasaport işi tamam. Vizeyi almak gerek şimdi. 9 saat sürmüş uçak. Çok uzun sayılmaz, ben çook daha uzun uçuşlar yapmıştım önceleri. Hatta otobüsle yazlığa git daha uzun. Tek fark yanımda Ela yoktu. Belki slingi alır uçakta dolaşırız diye düşündüm. Hatta slingi takar öyle uyuturup Ela'yı kucağımda. A. Çin'de muz ve mandaline yemiş. Bildiğimiz meyve:)

Evde çalışma denemelerim sürüyor. Ela beni her gördüğünde gelmek istiyor ama biraz daha düzene oturttuk gibi. Akıp giden zamanları bir yerlerde bulsam...

Çok büyüdü kızım. Akşamları kitap okumaya devam. Anneanne ve İlkay teyzesi sağolsun bi sürü kitabımız oldu. Teker teker parmaklarını koyup "bu" diyor. Ben de köpek hav hav, kedi miyav miyav diyorum. Hepsinin ismini sayıyoruz. Yazmayı unutmuşum, bir süredir Ela'ya (bir aydır filan en az) kulaklar nerde diyince kulağını gösteriyor. Yalnız burun nerde diyince benim burnumu gösteriyor. Kardeşimle benim kirpiklerimizi yakalamaya çalışıyor. El, ayak nedir biliyor.

Dün ilk kez sokakta yürüdü. Hep evdeydi şimdiye kadar.

Uyumadan önce dişleri gıcırdatıyor. Dişler eğri mi çıkacak yoksa? Bir dişçiye göstermeli mi acaba.

Hala kitap mimini yanıtlamadım Damla'nın aylar oldu.... Dur yazayım en kısa zamanda.



12 yorum:

yeliz dedi ki...

büyüyorlar inanılmaz ama acayip büyüyorlar...

Adsız dedi ki...

Tez kavuşmalar olsun... Öpüyorum çok çok.

Hilal dedi ki...

Sevgili Özgür Anne. Çook uzun zamandır seni takip ediyorum. Artık akşam sohbetlerimize konu oluyorsun. Mesela dün tahmin etmeye çalıştık. Acaba işinden neden istifa etti? Acaba şimdi ne yapacak? Şimdi de diyorsun ki "evde çalışmak". Ben de özgürlük manifestosu yazmaya çalışan, evde kalmanın yollarını arayan bir yeni anne olarak sana sesleniyorum: "Lütfen sırrını açıkla. Bizi bu süreçten haberdar et. Merak ediyoruz ona göre:)" Pirimizsin bu arada:)

fazi dedi ki...

valla aralarda birşeyler oldu sanırım ben kaçırdım:) çin ? giyor sunuz mu yaw ? (bu magazin zihniyeti binizi böyle yaptı körolasıca.. takipçi zihniyet işte)valla ben de şu sıralar tom hogkınson okuyorum malum özgürlüğün manifestosu.Bitirince çin e mi gidiliyo yoksa:)

kuzunun annesi dedi ki...

Hakkaten Özgür nereye böyle ?
İş güç noldu ?

Ozgur dedi ki...

Yeliz, zaman çok hızlı onlara bakarken.

Ozgur dedi ki...

Teşekkür ederim adsız... Amin.

Ozgur dedi ki...

Hilal,
Hay Allah durduk yerde gizem olmuş:) Çok da radikal bir şey değil aslında. İşten memnun değildim, ayrıldım. Mesaili işe girmek yerine evde proje yapacağım. Aman piriniz olmayayım:) Deneme aşaması, bakarsın derim ki bebekle olmuyor. Çok ortadayım hala.

Ozgur dedi ki...

fazi,
Çine kısa süreliğine gezmeye gideceğiz. Ben de magazinciler sonra azz sonra mı desem naapsam:)

Ozgur dedi ki...

Kuzucum,
Mesaili işten ayrıldım, çalışmaya devam. Home office deneyeceğim bi süre, pek heyecanlıyım.

Damla dedi ki...

Yeni taşındığın evde zor oldu değil mi çocukla yalnız. Neyse tez zamanda kavuşursunuz inşallah.

Ozgur dedi ki...

Gündüz bakıcı abla var iyiyiz, ama bugün hastalandı gitti, akşam sevgili de yok zorlandım. Yarın zor bir gün olacak uyuyamazsam... Bakalım bugün uyurum diye umuyorum. Ev büyük ölçüde yerleşti.

Ne olursa olsun ayrılık zor Damla...